istos yayınevi / Anna Maria Aslanoğlu - Kurucu Ortak

Rum topluluğunun kültür ve tarihini yakından tanıma fırsatı sunan istos yayıncılık Türkçe ve Yunanca eserler basıyor. Beyoğlu’ndaki istos kitabevi bir müdavim yuvası.

istos yayınevi
FundayFoto
Nadir Sönmez |
Advertising

istos yayınevinin farklı alanlarda deneyimli 7 kurucusu var. Bu ekip nasıl bir araya geldi? Ayrı uzmanlıklarınız yayınevinizin işleyişine nasıl yansıyor?

 2011 yılında, daha önce çeşitli vesilelerle birbirini tanıyan, daha önce yayıncılık yapmış yahut iki dille / iki dil arasında yaşayan, bu sebeple de çeviriye ve yayıncılığa bir şekilde bulaşmış, genel olarak ‘kitap meraklısı’ birkaç arkadaş, Yorgo Benlisoy’un da özenli çabalarıyla bir araya geldik, ‘Hadi bir yayınevi kuralım’ dedik ve yola çıktık. Hepimizin ayrı uzmanlıkları hem şu an artık kitap dizilerimizin geldiği noktada, hem de istos’un faal olduğu diğer alanlarda görünebilir. Bir şekilde bu alanları bulunduğumuz kolektif kültür üretim ortamına eklemledik, istos film’den müzikal üretime, akademik yayınlardan yunanca özel baskılara kadar…     

 Yayınlarınız Yunan dilinde yazılmış ya da Türkçe’ye çevrilmiş eserler sayesinde yazılı bir miras oluşturuyor. Çevirmenleriniz iki dili öğrenerek büyümüş kişiler mi? Yunanca ülkemizde kimler tarafından konuşuluyor ve yaşamaya nasıl devam ediyor?

 

İki dili öğrenerek büyümüş kişilerin sayısı maalesef artık çok kısıtlı, hele de çeviriye meraklı olanını bulmak arayışı iyice zorlaştırıyor. Fakat son yıllarda Türkiye’de oluşan Yunanca öğrenme ilgisi, çevirmen ‘ağı’ kurma arzusunda olan bizleri de heyecanlandırdı. Hatta son yayınımız ‘Yunankarası’ biraz da böyle bir ilginin ürünüdür. Ülkemizde Yunanca, çift-dilli büyüyen Rum toplumu üyeleri, aynı şekilde Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesinde çift-dilli büyüyen ve buraya göç edenler, özellikle kriz dönemi Yunanistanı’ndan İstanbul’a okumak yahut çalışmak için gelmiş olan bir ahali tarafından konuşuluyor. İkinci dil olarak öğrenenlerin ve gündelik hayatında kullanmaya başlayanların sayısı azımsanmayacak derecede.     

Okur kitleniz kimlerden oluşuyor? Sizin çizginiz mi kitlenizi belirliyor yoksa ulaşmak istediğiniz kitleye yönelik mi yayın yapıyorsunuz?

 2012’den bu yana, Yunanistan ve Türkiye’nin ortak tarihine, kültürüne ilgi duyan herkesin doğal okur kitlemiz olduğunu gördük. Kavafis, Kazancakis vb. bazı yayınlarımız, doğal olarak edebiyat okuru daha geniş kitlelere ulaşıyor, bazıları ise çok daha niş bir kitleye ulaşıyor. Aslında kuruluşumuzdan beri, kendimizin de yapmaktan ve okumaktan zevk alacağı kitapları yapalım istedik, biraz da böyle oldu. İlk okur kitlemiz kendimiziz yani! Sonra bunun tüm etkinliklerimize yansıdığını düşünüyorum.

istos yayınevi’nin İstanbul ile ilişkisi nasıl? Yayınladığınız kitaplar aracılığıyla okuyucularınız şehirle ilgili tarihsel ve kültürel keşifler yapabilir mi?

 

istos, ‘anlatılan şehrin hikayesidir!’ şiarıyla kuruldu; bu da hem İstanbul’un ama hem de kent tarihinde ve kültüründe şimdiye kadar anlatılmayanların bizim için ne kadar önem taşıdığına işaret ediyordu. Amaçlarımızdan biri de, yayınladığımız kitapların kent kültürüne dair okura ‘keşif’ heyecanı yaşatmasıydı. Bir nebze de olsa yapabildiğimizi düşünüyorum. 

 istos kafe ve kitabevinde yayınladığınız kitaplara ulaşmak mümkün. Buradaki sosyalleşme ortamını tarif edebilir misiniz? Etkinlikler düzenliyor musunuz? Yayınevinizin okuyucularının bir araya gelmesini sağlayan organizasyonları var mı?

 istos kafe & kitabevi’yle kuruluş günlerimizden beri hayalini kurduğumuz bir ortamı yaratanlardan olmak bizi çok mutlu ediyor: Kafenin hızlıca müdavimlerinin oluşması ve sakin bir çalışma ortamı bulan birilerinin orada üretmesi, bazen de karşısında oturana danışarak bunu yapması bizim için heyecan verici. ‘Kafede yazılmış kitaplar/senaryolar/tezler’ var artık. Bunlar dışında, ‘istos sohbetleri’ adını verdiğimiz, genelde haftasonları akşamüstleri yapılan; tarih, edebiyat, müzik, sinema gibi temalara dair sohbetler düzenliyoruz. Yunanca dersleri ve konuşma pratikleri, istos korosu ve Yunan müziği seminerleri, geleneksel Yunan dansları ve Bizans müziği meraklılarına atölyelerimiz mevcut. Hepsine sosyal medya hesaplarımızdan ulaşmak mümkün.

 Yayınevinizin kuruluşundan günümüze kadar gelen süreçte, yayıncılığa dair daha önceden bilmediğiniz neler keşfettiniz? Matbaacısından dağıtımcısına farklı meslekleri olan insanların iş birliği yaptığı bu alanda çalıştıkça ne gibi sürprizlerle karşılaşılıyor?

Evet, yayıncılıkla alakalı olarak çok şeyi yolda öğrendik, halen de öğrenmeye devam ediyoruz, onda şüphe yok. Biz, tarih-yazıcılığında, çeviri bibliyografyasında vs. mevcut eksiklere de minik de olsa bir katkımız olur diye düşünüyorduk; bu süre zarfında bu eksiklerin koca bir deniz olduğunu gördük ve yetmemeye başladık. Butik yayıncılığın maddi sorunları da oluyor tabii.

Öte yandan, yayıncılık, aynı zamanda okurla da sürekli temas halinde olmak demek, bu da her gün olumlu ve olumsuz sürprizlerle sonuçlanabiliyor. 

 Önümüzdeki dönemde Balkan ülkelerindeki azınlıkları kapsayacak açılımınız hâlâ söz konusu mu? istos’un gelecekteki projeleri nelerdir?

 Özellikle akademik dizimiz açısından Balkan ülkelerini kapsayacak bir açılımımız olabilir. Yayıncılık açısından önümüzde çevirmenini arayan koca bir yayın programımız var. Aynı zamanda, istos’un gelecekte kültür faaliyetlerini genişletmeye dair arzuları mevcut.

 

Advertising