Haberler / Şehir hayatı

İşi bilene sorduk: Astrolog

Astrolog Efe Erten

Astrolog Efe Erten

Eğitim hayatınla astroloji nerde, nasıl kesişti?
Lisans eğitimimi Sabancı Üniversitesi’nde kültürel çalışmalar programında tamamladım. İlk master’ımı Oxford Üniversitesi’nde antropoloji bölümünde, ikinci master’ımı tekrar Sabancı Üniversitesi’nde ekonomi bölümünde yaptım. Kültürel çalışmalar programında aldığım epistemoloji dersleri bilgi, hakikat ve görecelilik üzerinde ufkumu açarak, maddesel olmayan bilgi edinme yöntemlerine bakış açımı değiştirdi. Antropoloji sayesinde haberdar olduğum farklı kültürlerdeki kozmoloji sistemlerinin benzerliği ile daha önceden de merakım olan tasavvuf, simya, kabala, hermetik gelenek ve Spinoza felsefesi gibi külliyatın hep aynı şeyden bahsettiğini fark ettim. Bu beni kainatın işleyişi konusunda sembolik bir dil sunan astrolojiye yöneltti. Ayrıca, ekonomi yüksek lisansında sayısal metodoloji kullanarak anlamlı ve somut sonuçlar çıkarma becerisi geliştirmem, astrolojiye yönelmemde çok faydalı oldu çünkü en eski çağlardan beri astroloji matematiktir, astrologlar birer astronomdur. Astrolojiye başlamamı sağlayan son halka, kendimi keşfetme çabamda karşılaştığım Jung’un kişilik tiplerini baz alan Myers–Briggs Testini çözmem oldu. Bu psikolojik testteki 16 tip ile Zodyak’ın 12 arketipi arasındaki benzerlik beni hem kendimi hem de kainatı keşif yolunda astroloji ilmine yöneltti.

Astroloji ile ilgili nasıl eğitimler aldın?
Barış İlhan’ın Astroloji Dersleri kitabını sayfası sayfasına özümseyerek başladım. Ardından Barış İlhan Yayınevi’nin yayımladığı neredeyse tüm kitapları temin ettim, ve hepsini büyük bir ciddiyetle çalıştım. Özellikle kehanet yöntemleri alanında dilimizde yayınlanan eserlerin sayıca azlığı sebebiyle Bernadette Brady, Robert Hand, Steven Forrest gibi isimlerin İngilizce eserlerini getirttim ve onları içselleştirdim. Sonrasında resmi astroloji eğitimimi Barış İlhan’ın İlhan Astroloji Enstitüsü’nde Ayşem Aksoy ile postayla eğitim şeklinde gerçekleştirdim. Şimdi uluslararası geçerliliği olan National Council for Geocosmic Research’ün sertifika sınavına girip akredite olmayı hedefliyorum.

Astroloji üzerine edindiğin uzmanlıklar senin kişisel hayatını nasıl değiştirdi?
Günlük hayatta her gün karşımıza çıkan arketipleri, kadim davranış biçimlerini, tüm insanlığın yüz yüze kaldığı psikolojik imtihanları, psikolojik açmazları çok daha net görmemi sağladı. Kendimdeki gölgeleri doğum haritam sayesinde keşfedip, bunları olumlu yönde değiştirmeme yardımcı oldu.

Astroloji hakkındaki en genel yanılgı nedir sence?
İki temel yanılgı var: Birincisi, astrolojinin fal zannedilmesi. Astroloji fal değildir; doğum haritası üzerinden kişinin temel karakter özelliklerini, potansiyellerini, güçlü yanlarını, muhtemel zayıflıklarını, gölgelerini bize söyler. Maalesef astrolojinin “şu tarihte öleceksin” “hayatının aşkıyla tanışacaksın”, “işten atılacaksın” gibi gelecek hakkında değiştirilemez felaketlerin bilgisini verdiği zannediliyor. Halbuki astroloji öngörü teknikleriyle, gelecekte deneyimlenebilecek muhtemel enerjileri, krizleri ve imtihanları önceden tahmin edebilse de, aslında kişiye evrimsel yolculuğunda bir rehberlik etmektir. Astroloji, kişinin özgür iradesine saygı duyar ve atacağı adımlarda kişinin sorumluluk almasını bekler. Kişi astrolojinin öngördüğü zor etkileri, kendi irade gücüyle olumlu fırsatlara çevirebilir.
İkincisi, kişilerin kendilerini Güneş burcundan ibaret zannetmesi. “Ben Boğa burcuyum,” demenin her şeyi açıkladığı zannedilmesi. Bu apaçık tüm insanlığı 12 kategoriye bölmektir, ve astrolojinin kesinlikle bununla alakası yoktur. Aslında bu yanılgı, astrolojiye inanmayan pek çok kişinin ön yargılarının da temel sebebini oluşturuyor. Astroloji aslında doğum haritası temellidir; bir bireyin kişisel doğum haritasındaki 10 gezegenin ve yükselenin burç konumu, 743 milyar kombinasyon içerir. Buna gezegenlerin ev pozisyonlarını ve açıları eklersek, bir doğum haritasının adeta genetik kodumuz gibi özgün olduğunu görürüz.

Astrolojiye akademik bir açıdan bakıyorsun anladığım kadarıyla. Böyle bir bakış açısı halkın tanıdığı astrolojiden nasıl ayrışıyor?
Temel farkı, bilgi toplama ve paylaşma yöntemimde akademik disiplin konusunda hassasiyet göstermemdir. Astrolojik bilgi edinirken mutlaka önceki eserlere referans veren, benim de üyesi olduğum ve uluslarası standartları belirleyen kurumlar tarafından onaylanmış astrologlar ile eserlerine başvuruyorum. Aynı şekilde kendi yazılarımda ve danışmanlıklarımda, bu kişilere akademik kurallar çerçevesinde referans veriyorum. Kaynaklara sorgulayan, eleştirel bir gözle bakıyorum, kadim bilgiyi safsatadan ayırıyorum. Bu da yazıların ve danışmanlığın içeriği ve üslubunda olması gereken bilimselliği sağlıyor. Astroloji bir bilim olmasa da, metodolojisi aynı bilim gibi sistematik bilgi işlemeye dayalıdır. Bin yıllar boyunca geliştirilen teoriler, binlerce astroloğun ampirik kayıtlarıyla test edilmiştir. Bu sebeple akademik yaklaşım, bu bilgi külliyatına ciddiyetle bakmayı gerektirir. Tüm bu davranış biçimlernin asıl önemi, binlerce yıldır icra edilen kadim astroloji ilminin hak ettiği saygınlıkta sürdürülmesidir. Böyle bir etik ve ahlaki perspektife sahip olursak, astrolojinin fal olarak algılanmasının ve popülist gazete köşelerine sıkışmasının önüne geçebiliriz.

YouTube kanalındaki videolarından birinde aslında bildiğimiz burç yorumlarının yanlış olduğundan bahsediyordun. Dediğin gibi aslında yükselen burcumuzun falına mı bakmamız lazım?
Öncelikle astroloji fal değildir; ama evet, yükselen burcunuzu okumanız gerekiyor. Gazetelerde yazılan Güneş burcu bazlı yorumlar, aslında o burçta bir derece yükselene sahip kişiler için yazılıyor. Bunun sebebi, astrolojide kehanetin, Doğum Haritasındaki evlere göre yapılmasıdır. Ve bu evler, yükselen burcunuza göre sıralanır, Güneş burcunuza göre değil! O yüzden, gazetede yıllardır Güneş burcunuzu okuyorsanız, aslında yanlış kutucuğu okumaktasınız. Yükseleninizi okumanız gerekir. Astrolojideki evler basitçe ve sırasıyla ben, param, kardeşlerim, evim, çocuklarım, hizmetçilerim, eşim, ortak paralar, yabancı ülkeler, kariyerim, arkadaşlarım ve sıkıntılar anlamına gelir. Bugün herhangi bir gazeteyi alıp, sırayla tüm burçları okursanız, bahsedilen konularda bu sırayı yakalayabilirsiniz. Bunlar çoğunlukla Ay’ın o gün bulunduğu burca göre yazılmıştır. Bu yorumlar, tabii ki sizin kişisel doğum haritanızda gezegenlerin nerelerde bulunduğunu bilemeyeceği için, oldukça geneldir. Kişisel etkinin anlaşılması için sizin doğum haritanıza, o günkü transitlerin etkisi incelenmelidir. Ve bu ancak kişisel doğum haritası analizi danışmanlığı ile mümkündür.

Nedir şu methini çok duyduğumuz doğum haritası? Sıradan bir insanın hayatını nasıl değiştirir?
Doğum haritası, kişi doğduğu andaki gökyüzünün bir şemasıdır. Hayatımız boyunca bizim hakkımızdaki tüm bilgi bu haritanın içinde saklıdır. Haritadaki gezegenler, bizim psikolojik fonksiyonlarımızı, burçlar bu fonksiyonların içinden geçtiği psikolojik süreçleri ve evler de bu fonksiyon-süreç ikililerinin deneyimlendiği yaşam alanlarını gösterir. Sıradan bir insan kendine ait bu bilgileri öğrenerek, hangi alanlarda eksiklikleri olduğunu, ve bunları nasıl daha iyiye döndüreceğini öğrenebilir. Aynı şekilde danışan, öngörü analiziyle bu haritanın gelecek perspektifinde dinamik bir şekilde incelenmesi sonucu, spesifik imtihanların, enerji daralmalarının ve genişlemelerinin hangi belirli tarihlerde ve konularda cereyan edeceğini önceden öğrenebilir, bu bilgiyi bahsedilen krizleri en az hasarla atlatmak ve belki de avantaja çevirmek için kullanabilir. Sinastri analiziyle, başka bir kişinin haritasıyla karşılaştırılmalı olarak incelenerek o çift arasındaki ilişkinin analizi yapılabilir.

Peki doğum haritamızı nasıl çıkartabiliriz?
İçinde bulunduğumuz teknoloji çağında, herkes akıllı telefonlarına yükleyeceği ücretsiz bir uygulamayla veya www.astro.com gibi bir internet sitesine doğum tarihi, saati ve yerini girerek kendi kişisel haritasını çıkarabilir; astroloji kitaplarından çalışarak kendi haritasını incelemeyi öğrenebilir.

Kendi doğum haritanı kendin yorumluyor musun? Yoksa astrolojide de “terzi kendi söküğünü dikemez” durumu var mı?
Hem evet, hem hayır. İşin en başında tüm astrologların kendilerini daha iyi tanımak için bu alana girdiğini düşünüyorum. Ben de öğrendiğim tüm teknikleri ilk kendi haritama uyguladım ve yorumumun bireysel hayatımla şaşırtıcı derecede örtüştüğünü gördüm. Ama bu bir doktorun kendini ameliyat etmesi kadar zor; ben de kendi haritamı incelerken ister istemez objektifliğimi kaybediyorum.

Advertising
Advertising