Haberler / Şehir hayatı

İşi bilene sorduk: Sirk sanatçısı

Zeynep Kuyumcu

Çadır Atölyesi'nden Zeynep Kuyumcu, 29

Sirk sanatçısı olmak nereden çıktı?

Seyahat ederken yanımda taşıyabileceğim bir işim olsun istedim. İlk başta çevirmenlik yapıyordum, iç mimarlık bölümü mezunuyum. İçimde hep bastırdığım bir hareket etme isteği vardı. Yazları ufaktan gezmeye başladım ve jonglörlükle tanıştım. Okulu bitirdikten sonra biri Çin’de biri İtalya’da olmak üzere iki sirk okulunda eğitim aldım.

İç mimarlığın sirk sanatçılığına bir yardımı dokundu mu?

Şu an yaptıklarım boşlukta leke yaratma işinin bir benzeri. İç mimarlıkta yaratacağınız evin tasarımını şekillendirecek sorular sorardık: O evde oturacak kişi sabahları nasıl uyanır, ne tür bir köpeği olur, kahvesini nasıl içer? Burada da benzer bir durum var. Bir karakterin trapezde nasıl oturacağı üzerine kafa yoruyor ve tasarımsal bir dil ortaklığı kurmaya çalışıyoruz.

Spor geçmişin var mıydı?

Yok, ama kesinlikle fiziksel yatkınlığım vardı. Ailem beni dans veya jimnastiğe yönlendirmedi ama amuda kalkamayan bir tip de değildim. Hareketli ve hiperaktif bir tarafım var. Oradan iyi ekmek yiyorum.

Yeteneğini kariyere nasıl dönüştürdün?

İşler beni buldu. Bir şeyleri çevirmeye başladığım andan itibaren festivallerde eğitim vermeye başladım. Bayi toplantılarında, şarkıcıların yanında akrobasi, labut, ateş ve ışık gösterisi yaparak devam ettim. Aslında yaptığım şeye kariyerim diyemiyorum. Mesleğimi tanımlarken zorluk çekmemin nedenlerinden biri de Türkiye’de böyle bir kariyerin olmaması.

Sirk sanatçısı olduğunu duyanlar bunu nasıl karşılıyor?

Bu ülkede yapmak istediğiniz şeyle dalga geçmeye hazır bir kesim var. Bence doğu kültürleri karmaşık formlardan pek hoşlanmıyor. “Bir gitar tıngırtısıyla o hissi anlatabilmek varken o orkestra niye?” diye düşünüyorlar. Sirk tam bir curcuna, tam bir delilik. Yaşamı kutlamakla eş değer. Sadece iyi hissettiğiniz için çembere tırmanabilirsiniz ve bu yeterli.

Sirk dışında nelerle uğraşıyorsun?

Günlerimi pasta yaparak, yiyerek ve yediklerimi Çadır’da akrobasi ile yakarak geçiriyorum. Trompet çalıyorum. Yolda adında bir müzik grubumuz var. Çok iyi müzisyenlerin olduğu ama çok basit bir müzik yapısı üzerine kurulu bir grup.

Advertising
Advertising