Ayın en iyi vizyon filmleri

Temmuz ayında vizyona giren en iyi filmleri derledik
Advertising

Vizyondaki en iyi filmler

Ant-Man ve Wasp
null
Film

Ant-Man and the Wasp

Marvel sinematik evreni genişlemeye devam ederken, son olarak ‘Avengers: Infinity War / Avengers: Sonsuzluk Savaşı’ ile oldukça karamsar bir sona imza atmış, hayranlarını büyük bir merak içinde bırakmıştı. Kendi adını taşıyan 2015 tarihli yapımın ardından ‘Avengers’ serisine de dahil olan Ant-Man, beklendiği üzere serinin son filminde yer almadı. Bu da hayranlarının aklında soru işaretleri oluşturdu. Ancak karakterimiz kendi serisinin ikinci filmi ‘Ant-Man and the Wasp’ ile tekrar ekranlara dönüyor.  Bir bilim adamının buluşu olan bir kostüm sayesinde moleküler olarak hayli küçülebilen Scott Lang, namıdiğer Ant-Man, ilk filminde kostümüne alışmaya ve bir süper kahraman olmaya çalışıyordu. Yeni filminde ise sevdiği kadını yanına alan kahramanımız son görevinde Hope van Dyne ve Dr. Hank Pym ile karşı karşıya geliyor. Bir yandan babalık görevinin sorumluluklarıyla da yüzleşen Scott için işler gitgide karışıyor. Başrollerinde Paul Rudd ve ‘Lost’ dizisi ile ‘Hobbit’ serisinden tanıdığımız Evangeline Lilly’nin yer aldığı eğlenceli bir süper kahraman filmi. 

Time Out diyor ki
Film

Zama

Güney Amerika’dan alışılmadık manzaralar için. Duyulara hitap eden kendine has sinema diliyle tanınan, ‘La Ciénaga’ (2001), ‘La niña santa (The Holy Girl)’ (2004) ve ‘ La mujer sin cabeza (The Headless Woman) / Başsız Kadın’ (2008) gibi filmleriyle bildiğimiz, Arjantin sinemasının en önemli yönetmenlerinden Lucrecia Martel bu sefer bir roman uyarlaması ile karşımızda. İspanyol edebiyatının klasiklerinden biri olarak gösterilen, Antonio di Benedetto’nun 1956 tarihli romanı ‘Zama’, İspanyol sömürgesi altındaki Paraguay’da geçiyor.  Diego de Zama, ailesinden uzaklarda bir sömürge yetkilisi olarak görev yapmaktadır. Bulunduğu yerin ve zamanın sınırları içinde sıkışıp kalan ve bir türlü ilerleyemeyen Zama, gitgide bir bunalıma sürüklenir. Yönetmen Martel, Zama’nın yaşadığı bunalımları günümüz dünyası ile paralel bir şekilde aktarıyor. Başrolde Meksikalı oyuncu Daniel Giménez Cacho’nun yer aldığı film, kaçırılmayacak bir roman uyarlaması.  

Time Out diyor ki
Advertising
Terminal con Margot Robbie
Foto: Cortesía Star Castle
Film

Terminal

‘Sherlock Holmes’ (2009) ve ‘World War Z / Dünya Savaşı Z’ (2013) gibi yapımların ekibinde yer alan Vaughn Stein’ın hem yazıp hem yönettiği ilk uzun metraj ‘Terminal’, farklı hikayelerin iç içe geçtiği bir intikam hikayesi anlatıyor. Stilize renk ve mekan kullanımları, tesadüflerle dolu hikayesi ve kendine has mizahıyla öne çıkan film; eleştirmenlerden ise beklenen ilgiyi göremedi. Filmin başrollerinde Margot Robbie ve ‘Shaun of the Dead / Zombilerin Şafağı’ (2004), ‘Hot Fuzz / Sıkı Aynasızlar’ (2007) gibi filmleriyle tanıdığımız Simon Pegg yer alıyor. Margot Robbie önce ‘Suicide Squad / Gerçek Kötüler’de (2016), daha sonra ise Oscar adaylığı kazandığı ‘I, Tonya / Ben, Tonya’da (2017) olduğu gibi ‘Terminal’da da çılgınlığın sınırlarında gezinen sıra dışı bir karakteri canlandırıyor. İki suikastçının, ölmek üzere olan bir öğretmenin ve çifte hayat süren bir garsonun hikayesinin anlatıldığı film, kara filmleri hatırlatan estetiğiyle ve neon renk kullanımıyla dikkat çekiyor.  

Time Out diyor ki
Film

Mary Shelley

‘Mary Shelley’, Frankenstein’in yaratıcısı Mary Wollstonecraft Shelley’nin gençken yaşadığı bir aşk hikayesine ve büyük eserini yaratma sürecine odaklanan bir biyografi filmi. Film, karakterinin ilginç hikayesini fazlaca klasik bir sinema diliyle anlatması nedeniyle eleştirilere maruz kaldı. Yönetmenliğini ‘Wadjda / Vecide’ (2012) ile büyük beğeni toplayan, Suudi Arabistan’ın ilk kadın yönetmeni Haifaa al-Mansour’un üstlendiği filmin başrolünde ise son yılların yükselen genç yıldızlarından Elle Fanning yer alıyor.  Yazar William Godwin ve kadın hakları savunucusu Mary Wollstonecraft’ın kızı Mary Godwin Wollstonecraft, 18 yaşındayken dönemin radikal şairlerinden Percy Bysshe Shelley ile bir aşk yaşamaya başlar. İki aşık İsviçre’ye kaçar ve orada evlenirler. İsviçre’de yaşarken gördüğü bir kabustan etkilenen Mary, ünlü romanı ‘Frankenstein’ı yazacaktır. Klasik biyografi kalıplarını kullansa da tarihin en büyük kadın yazarlarından birinin hikayesini anlatmasıyla önemli film.

Time Out diyor ki
Advertising
Mamma Mia! Here We Go Again
Jonathan Prime
Film

Mamma Mia! Yeniden Başlıyoruz

Tüm zamanların en popüler müzik gruplarından biri olan Abba’nın şarkılarından oluşan, başrolünde Meryl Streep’in yer aldığı ilk film ‘Mamma Mia!’ (2008), grubun şarkıları eşliğinde gerçek babasını bulmayan çalışan genç bir kadının hikayesini anlatıyordu. İlk filmin devamı olarak tasarlanan yeni filmin başrolünde ise son olarak ‘Baby Driver / Tam Gaz’ (2017 ve ‘Darkest Hour / En Karanlık Saat’ (2017) gibi filmlerde izlediğimiz genç oyuncu Lily James yer alıyor. Filmde Meryl Streep’in önceki filmde canlandırdığı Donna ile Amanda Seyfried’in ete kemiğe büründürdüğü Sophie’nin hikayesi paralel bir şekilde ele alınıyor. Lily James ise Donna’nın gençliğini canlandırıyor. Filmin yönetmenliğini ise ‘Now is Good / Aşk, Şimdi’ (2012) ile ünlenen genç yönetmen Ol Parker üstleniyor. 70’lerin popüler gruplarından Abba’nın hayranlarının kaçırmaması gereken bir müzikal.

Film

Pablo Escobar’ı Sevmek

Son dönemde ‘Narcos’ dizisinin etkisiyle gitgide popülerleşen Kolombiyalı uyuşturucu baronu Pablo Escobar’ın yaşadığı bir aşka odaklanan filmin yönetmen koltuğunda, ‘Los lunes al sol / Güneşli Pazartesiler’ (2002) ve ‘A Perfect Day / Mükemmel Bir Gün’ (2015) filmleriyle tanınan İspanyol yönetmen Fernando León de Aranoa oturuyor. Virginia Vallejo’nun ‘Loving Pablo, Hating Escobar’ adlı anı kitabından uyarlanan filmin başrollerinde ise Penélope Cruz ve Javier Bardem yer alıyor. Son olarak Asghar Farhadi’nin ‘Todos lo saben’ filminde yer alan ikili, ‘Loving Pablo’da da iki aşığı canlandırıyor. Filmin odağında Cruz’un ete kemiğe büründürdüğü gazeteci Virginia Vallejo’nun Escobar ile yaşadığı aşk var. ‘Loving Pablo’ Escobar’ın farklı bir yönünü tanımak isteyen ‘Narcos’ takipçilerinin ilgisini çekebilir.

Time Out diyor ki
Advertising
Film

Kısmet, Sevgilim: İlk Şarkı

‘La vie d’Adèle / Mavi En Sıcak Renktir’ ile 2013 yılında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülü kazanan yönetmen Abdellatif Kechiche ‘Mektoub, My Love: Canto Uno’da bir gencin çıktığı yaz tatilinin izini sürüyor. Fransız yazar François Bégaudeau’nun kitabından uyarlanan yapım, Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışmıştı. Bégaudeau’nun Laurent Cantet imzalı, 2008 yapımı ‘Entre les murs / Sınıf’ filmine de ilham verdiğini hatırlatalım. Amin adlı genç bir senarist, yaz tatilini geçirmek üzere çocukluğunu geçirdiği bir Akdeniz kentine gider. Burada sesinden çok etkilendiği Jasmine ile tanışır. Bir yapımcıdan teklif alan Amin hayatına dair bir karar vermek zorunda kalacaktır. ‘Mektoub, My Love: Canto Uno’ yaklaşık üç saatlik süresiyle kimileri tarafından eleştirilse de, Kechiche’in derinlikli hikayeleri ve duyulara hitap eden yakın kamera kullanımı filmi izlemeye değer kılıyor. Özellikle harika Akdeniz manzaraları ve enerjik hikayesi ile ‘Mektoub, My Love: Canto Uno’ tam bir yaz filmi.

Film

Impossible - Yansımalar

Tüm hızıyla devam eden ‘Mission: Impossible’ serisi, başrolünde yine Tom Cruise’un yer aldığı altıncı filmiyle karşımızda. Filmin yıldız oyuncu kadrosunda Cruise’un yanı sıra Rebecca Ferguson, Simon Pegg, Ving Rhames, Michelle Monaghan ve Alec Baldwin gibi isimler de yer alıyor. Filmin yönetmenliğini ise ‘The Usual Suspects / Olağan Şüpheliler’in (1995) senaristi, ‘Mission: Impossible - Rogue Nation / Görevimiz Tehlike 5’in (2015) de yönetmen koltuğunda oturan Christopher McQuarrie üstlenmiş. Oscar’lı senarist McQuarrie, serinin beşinci filmi ‘Mission: Impossible - Rogue Nation’ ile büyük beğeni toplamıştı.  Görevlerinden biri kötü bir şekilde sonuçlanan Ethan Hunt, bir anda CIA’in şüphelilerinden biri haline gelir ve kendini zamana karşı yarıştığı bir maceranın tam ortasında bulur. Hunt, kiralık katiller ve eski ortakları peşindeyken küresel bir felaketi önlemek için mücadele edecektir. Brian De Palma’nın yönettiği ilk filmden itibaren büyük beğeni toplayan, tüm zamanların en popüler aksiyon serilerinden ‘Mission: Impossible’ın takipçileri serinin son filmini kaçırmamalı.  

Advertising
Film

Dev Avcısı

Joe Kelly ve Ken Niimura’nın aynı adlı popüler çizgi romanından uyarlanan, Harry Potter serisinin yapımcılarının imzasını taşıyan ‘I Kill Giants’, devlerle savaşan küçük bir kızın hikayesini anlatıyor. Film aynı zamanda kısa filmleriyle bilinen Anders Walter’ın ilk uzun metrajı. Çocukların yanı sıra Harry Potter ile büyümüş nesle de hitap eden yapım, bilhassa yarattığı hayali dünya ve yaratıklar ile dikkat çekiyor. Madison Wolfe’un canlandırdığı 12 yaşındaki Barbara Thorson, okulda dışlanan ve arkadaş edinemeyen kendi halinde bir çocuktur. Sosyal sorunlarıyla baş edebilmek için devlerin bulunduğu sihirli bir evren hayal eder. Öğretmenleri ve arkadaşları tarafından yadırganan Barbara’nın hayal dünyası, kasabayı tehdit eden bir gücü açığa çıkaracaktır. Oyuncu kadrosunda ‘Guardians of the Galaxy / Galaksinin Koruyucuları’ serisinden tanıdığımız Zoe Saldana’nın da yer aldığı film, son zamanların en beğenilen fantastik yapımlarından.  

Advertising
This page was migrated to our new look automatically. Let us know if anything looks off at feedback@timeout.com