Ayın en iyi vizyon filmleri

Kasım ayında vizyona giren en iyi filmleri derledik
Time Out İstanbul editörleri
Advertising

Vizyondaki en iyi filmler

Bohemian Rhapsody
Photo: Nick Delany
Film

Bohemian Rhapsody

Uzun zamandır hayranlarının heyecanla beklediği, efsanevi müzik grubu Queen’in kurucularından Freddie Mercury’nin hayatını anlatan ‘Bohemian Rapsody’ sonunda seyirciyle buluşacak. Filmde Mercury’yi ‘Mr. Robot’ dizisinden tanıdığımız oyuncu Rami Malek canlandırıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise ‘The Usual Suspects / Olağan Şüpheliler’ (1995) ve ‘X-Men’ serisiyle bilinen Bryan Singer oturuyor. Hem müziğiyle, hem de normları yıkan stiliyle müzik tarihinin en önemli figürlerinden olan Mercury’nin hayatını ‘The Theory of Eveything / Her Şeyin Teorisi’ (2014) ve ‘Darkest Hour / En Karanlık Saat (2017) gibi filmlerin senaristi Anthony McCarten kaleme aldı. Filmde Mercury’nin hayatı ve müzisyenlik yolculuğunun yanı sıra, liderlik ettiği Queen ile geçirdiği yıllar konu ediliyor. Rami Malek ve yönetmen Singer arasındaki gerginlikten dolayı yapımı geciken film, ismini Queen’in 1975 tarihli hit parçası ‘Bohemian Rhapsody’den alıyor. İlk gösterimlerin ardından Malek’in filmde sergilediği performans oldukça beğenilmişti.

Time Out diyor ki
Film

Son Çıkış

Bir abla-kardeş hikayesi anlatan ve kadına şiddet konusuna dair cesur sözleriyle öne çıkan ‘Kusursuzlar’ (2014) ile tanıdığımız Ramin Matin’in son filmi ‘Son Çıkış’, şehir hayatının içine hapsolmuş Tahsin’in hikayesine odaklanıyor. Prömiyerini 31. Tokyo Uluslararası Film Festivali'nde gerçekleştiren filmin başrolünde Deniz Celiloğlu yer alıyor. İstanbul üzerinden kentsel dönüşümü ve tüketim politikalarını mizahi bir dille eleştiren ‘Son Çıkış’, günümüz orta sınıfını kıskacına almış daha genel bir çıkmazın da izini sürüyor. Tahsin, yıllardır görmediği arkadaşı Siren’le karşılaşır. Siren kurumsal işini bırakmış, şehirden göç etmiş ve organik tarım yapılan bir çiftlikte yaşamaya başlamıştır. Bu yaşam tarzından etkilenen Tahsin, İstanbul’dan kaçmaya ve çiftliğe gitmeye karar verir. Ancak üst üste gelen aksilikler sonucu absürtlüklerle dolu bir gün yaşar ve şehir onun için gitgide bir hapishaneye dönüşür. Yer yer klişelere başvuran anlatımına rağmen günlük hayata dair mizahi tespitleriyle öne çıkan bir komedi.

Advertising
Film

Climax

‘Irreversible / Dönüş Yok’ (2002) ve ‘Enter the Void’ (2009) gibi yapımların nevi şahsına münhasır yönetmeni, Fransız sinemasının Arjantin asıllı sıra dışı ismi Gaspar Noé son filminde yine sinema sanatının sınırlarını zorluyor. Cannes Film Festivali’ndeki gösteriminin ardından çokça ses getiren ve C.I.C.A.E. Ödülü’nün sahibi olan film, içkilerine LSD karıştırılan bir grup dansçının geçirdikleri dehşet verici geceye odaklanıyor. Özellikle dans koreografileri, klostrofobik atmosferi güçlendiren ışık kullanımı, labirentleri simgeleyen mekan kullanımı ve müzikleriyle hipnotize edici bir etki yaratan film, bir tür ‘korku-müzikali’ olarak tanımlanabilir. Dansçıların provalarındaki yüksek enerjiyle başlayan ‘Climax’, uyuşturucunun etkisini göstermeye başlaması ile gitgide bir tür kabusa dönüşüyor. Hem karakterlerin hem de izleyicilerin tekinsiz bir deneyim yaşadığı film, yer yer gözü zorlayacak bir mizansen kullanımına sahip. Hayranlarının kaçırmaması gereken, üzerine çok konuşulacak, heyecan verici bir Gaspar Noé ‘klasiği’.

Time Out diyor ki
Film

Cameron Post’a Ters Terapi

Sundance Film Festivali’nde Büyük Jüri Ödülü’nün sahibi olan ‘The Miseducation of Cameron Post’, biseksüel genç bir kadının hikayesini ele alan ‘Appropriate Behaviour / Makul Davranış’ (2014) filmiyle tanıdığımız yönetmen ve oyuncu Desiree Akhavan’ın ikinci uzun metrajı. Emily Danforth’un aynı adlı romanından beyaz perdeye uyarlanan filmin başrolünde Chloë Grace Moretz yer alıyor. Filmin oyuncu kadrosundaki bir diğer isim ise ‘American Honey’ (2016) ile tanıdığımız Sasha Lane. 1993 yılında geçen filmde, bir arkadaşıyla öpüşürken yakalanan lise öğrencisi Cameron’ın muhafazakar ailesi tarafından ‘eşcinsel dönüştürme terapisi’ne gönderilmesi konu ediliyor. Terapinin uygulandığı merkezdeki sürece uyum sağlıyormuş gibi davranan genç kadın, bir yandan yeni arkadaşlarda ediniyor. Mizahı dramatik atmosferinin içine başarılı bir şekilde yedirerek, her yaştan izleyiciye hitap eden bir büyüme hikayesi anlatıyor ‘The Miseducation of Cameron Post’. Yönetmen Akhavan, Cameron’un hikayesini ajitasyona başvurmadan ve dramatikleştirmeden anlatmayı tercih ederek benzer LGBTİ+ hikayelerinden ayrılıyor.

Time Out diyor ki
Advertising
Suspiria
Alessio Bolzoni/Amazon Studios
Film

Suspiria

Korku sinemasının ve giallo türünün ustalarından, İtalyan yönetmen Dario Argento’nun kült filmi ‘Suspiria’nın aynı adlı yeniden çevrimi, Venedik Film Festivali’ndeki prömiyerinin ardından burada da sinemaseverlerle buluşuyor. Filmin yönetmen koltuğunda ‘Call Me by Your Name / Beni Adınla Çağır’ (2017) ile büyük başarı yakalayan İtalyan yönetmen Luca Guadagnino oturuyor. Müziklerini Thom Yorke’un bestelediği filmin oyuncu kadrosunda Dakota Johnson, Tilda Swinton ve Mia Goth gibi isimler var. Amerikalı bale öğrencisi Susie, Berlin’de dünyanın en önemli dans okullarından birine başlar. Tekinsiz olaylara dair dedikoduların dolaştığı okulda son olarak Patricia adında bir öğrenci kaybolmuştur. Susie gitgide gelişen esrarengiz olayların arkasında doğaüstü güçlerin olduğunun farkına varacaktır. Genel olarak olumlu eleştiriler alan ‘Suspiria’yı 1977 yapımı orijinal filmin hayranları kaçırmamalı.

Time Out diyor ki
Film

Fantastik Canavarlar: Grindelwald'ın Suçları

Harry Potter’ın bir yan serisi olarak planlanan ve ‘Fantastic Beasts and Where to Find Them / Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?’ (2016) ile epey beğenilen serinin ikinci yapımı en az ilki kadar heyecan verici. Başrolünde ‘The Theory of Everything / Her Şeyin Teorisi’ (2014) ile Oscar kazanan Eddie Redmayne’in yer aldığı filmin oyuncu kadrosunda Jude Law, Johnny Depp ve Ezra Miller yıldız gibi isimler de var. Fantastik canavarlar konusunda uzmanlaşmış olan Newt Scamander’ın hikayesini takip eden yeni filmi, Harry Potter serisinde deneyimli olan David Yates yönetiyor. ‘The Crimes of Grindelwald’da ilk filmde karşımıza çıkan Grindelwald’ın kötücül planları ve Dumbledore’un yönlendirmesiyle büyücü dünyasını kurtaracak olan Newt’in hikayesi anlatılıyor. Senaryosu J.K. Rowling tarafından kaleme alınan film, özel efektleriyle ve canavarlarının tasarımıyla göz dolduruyor.

Advertising
Photo: Twentieth Century Fox
Film

Dul Kadınlar

‘Hunger / Açlık’ (2008), ‘Shame / Utanç’ (2011) ve Oscar ödüllü ‘12 Years a Slave / 12 Yıllık Esaret’in (2013) usta yönetmeni Steve McQueen’in son filmi ‘Widows’, 1983 yapımı aynı adlı televizyon dizisinin beyaz perde uyarlaması. Başrolünde Oscar ödüllü Viola Davis’in yanı sıra Elizabeth Debicki, Michelle Rodriguez ve Cynthia Erivo’nun de yer aldığı film, dört dul kadının hikayesine odaklanıyor. Günümüz Chicago’sunda geçen hikayede, tek ortak noktaları kocalarının yasa dışı aktivitelerinden kalan borçlar olan dört kadının kendi kaderlerini ele geçirişi anlatılıyor. Veronica, Alice, Linda ve Belle adlı kadınlar, kendileri için alternatif bir geleceğin hayalini kuruyorlar. ‘Widows’ prömiyerini geçtiğimiz aylarda Toronto Film Festivali’nde yapmıştı.

Time Out diyor ki
Film

Muhtemel Aşk

Berlin Film Festivali’nden iki ödülle (Ekümenik Jüri ve Guild Film ödülleri) dönen ‘In den Gängen’, Clemens Meyer’ın bir kısa öyküsünden uyarlanan bir dram. Filmin başrollerinde ‘Toni Erdmann’ (2016) ile gönlümüzde taht kuran Alman oyuncu Sandra Hüller ve son olarak ‘Transit’te (2018) izlediğimiz başarılı oyuncu Franz Rogowski yer alıyor. Filmde kurmaya çalıştığı izole hayat, bir süpermarkette çalışmaya başlamasıyla bozulan Christian’ın hikayesi konu ediliyor. Rafların arasında sessiz ve sakin bir şekilde işini sürdürmeye çalışan Christian, yeni girdiği bu ortama gitgide ayak uydurmaya başlar. Ancak şeker reyonunda çalışan Marion’un hayatına dahil olmasıyla işler karışacaktır. Devasa bir marketi ana mekan olarak seçen film, karakterlerini ilişkisin takip eden mizansen kullanımıyla öne çıkıyor. Mizah ve dramı harmanlayan, naif bir aşk hikayesi.

Advertising
Film

Yaz

‘(M)uchenik’ (2016) ile epey ses getiren Rus yönetmen Kirill Serebrennikov, bu yıl son filmi ‘Leto’ ile Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarıştı. Ancak Rusya’da ev hapsinde olduğu için festivale katılamadı yönetmen. 1980’lerdeki Leningrad müzik sahnesine odaklanan ve müzisyen Viktor Tsoy’un hayatına değinen film, siyah beyaz ve nostaljik bir müzikal. Film bir yandan dönemin politik baskılarına yer verirken, diğer yandan bilindik Sovyet Rusya temsillerinden çok daha farklı, ironik ancak hayat dolu bir atmosfer kuruyor. Hapis kararı filmin çekimleri sırasında çıktığı için Serebrennikov ‘Leto’nun bir kısmını evinde internete bağlı olmayan bir bilgisayarda bitirmek zorunda kalmış. Bazı sahneler ise yönetmenin notlarından yola çıkılarak tamamlanmış. Filmde “Bu aslında gerçek değil” uyarılarıyla ekrana gelen müzikal sahneler; animasyon, farklı tipografiler ve renklerle destekleniyor. Viktor Tsoy, müzisyen Roma Zver ve eşi Natasha arasındaki aşk üçgeni filmin ana hikayesini oluştursa da, hikaye oradan oraya atlayarak geniş bir tarihsel portre sunuyor. Yönetmen ülkesinin politik geçmişiyle müzik üzerinden ve alışılmadık bir şekilde yüzleşirken, Kino grubunun şarkılarının da yardımıyla kötümser bir nostalji tuzağına düşmemeyi başarıyor.

Time Out diyor ki
2119167 - Girl In The Spiders Web
Photograph: Reiner Bajo
Film

Örümcek Ağındaki Kız

2011 yapımı ‘The Girl with the Dragon Tattoo / Ejderha Dövmeli Kız’ın devamı olarak çekilen filmin yönetmenliğini ‘Don’t Breathe’ (2016) adlı tek mekanlı korku denemesiyle adını duyuran yönetmen Fede Alvarez üstleniyor. Önceki filmde Daniel Craig ve Rooney Mara’nın canlandırdığı Mikael ve Lisbeth karakterlerini bu filmde Claire Foy ve Sverrir Gudnason canlandırıyor. İlk filmde de bir skandalı açığa çıkaran, bilgisayar dehası ve hacker Lisbeth Salander ve gazeteci Mikael Blomkvist, bu filmde de casuslar, siber suçlular ve devleti de içine alan bir komployu çözmeye çalışıyorlar. Filmin senaryosunda imzası olan isimlerden biri ‘Dirty Pretty Things / Kirli Tatlı Şeyler’ (2002), ‘Eastern Promises / Şark Vaatleri’ (2007) gibi yapımlarla bilinen Steven Knight.

Advertising