1/2
This image released by A24 shows Awkwafina, center, in a scene from "The Farewell." (A24 via AP)
2/2

Beyaz perdenin rap yıldızı

Rap videolarından ‘Crazy Rich Asians/Çılgın Zengin Asyalılar’ filmiyle yakaladığı şöhrete uzanan yolculuğu, Nora Lum ya da daha çok bilinen ismiyle Awkwafina’yı zirveye taşıyor. Son filmi ‘The Farewe Farewell / Elveda’ vesilesiyle genç yıldızla konuştuk.

Joshua Rothkopf
Advertising

Buluşmamızdan önceki gece Nora Lum, namıdiğer Awkwafina, Met Gala’da Joseph Altuzarra imzalı pırıl pırıl altın bir elbiseyle göz alıyordu. Gülerek “Instagram’da birkaç kişi elbiseyi Ferrero Rocher ambalajlarına benzetti,” diyor. “Kafama takmıyorum çünkü çok lüks bir çikolata.” Awkwafina, daha geçen yaz ‘Ocean’s 8’teki karakteriyle Met Gala’da soygun yapıyordu, ama genç komedyen hâlâ süperstar rol arkadaşlarının yanında kendini fazlalık gibi hissediyordu. Ardından beyaz perdede her kültürün temsil edilmesi için bir ‘hareket’ olarak tanımladığı ve Amerika’da çok başarılı olan ‘Crazy Rich Asians / Çılgın Zengin Asyalılar’ vizyona girdi. Belli ki devrim, Sundance’te izleyenleri büyüleyen ‘The Farewell / Elveda’ ile devam ediyor; aile içi kopukluk, kader ve göçmen sorunları hakkında bir dram olan filmin tamamı Çinlilerden oluşan kadrosunda Awkwafina başı çekiyor. 

Günlük hayatınızda Awkwafina kişiliğini bir kenara bırakmanız mümkün oluyor mu? İnsanlar gerçek adınız Nora’yı kullanıyor mu?

Arkadaşlarım kullanıyor. Tedirgin hissettiğim durumlarda öz güven kazanmak için Awkwafina’ya bürünüyorum sanırım. Awkwafina dünyaya sunduğum şey, döndüğüm yuva ise Nora.

Awkwafina, bir savunma stratejisi mi?

Tam anlamıyla öyle: İlk videomda anonim olmak istiyordum. Aptalca bir fikirdi, çünkü buna rağmen işimden kovuldum. Awkwafina, 15-16 yaşımdayken doğdu. Bu yüzden benim bir parçam. Güçlü görünme ve kendinizi sevme konusunda iyi bir örnek sunmak istersiniz ama bazen bunu yapamazsınız.

Afişlerde sahne adınızı görmek, başlangıçta sizin için garip miydi?

Sahne adım ilk kez ‘Ocean’s 8’te kullanıldı. Oyuncu isimlerini okurken benim adımla karşılaşıyor ve “Bu da ne?” diyordunuz. Reddit’te insanlar çıldırdı, göze batıyordu. Ama Awkwafina olmadan bir şeyler eksik olurdu. Onu kaybetmeye henüz hazır değilim.

Rap performanslarınız, insanın kendine karşı dürüst olması hakkında, değil mi?

Tabii ki. Her zaman bildiğim şeyler hakkında rap yaparım. ‘NYC Bitche$’dan bahsettiğinden eminim, onu 20 dakikada yazmıştım. O zamanlar söylemek istediğim çok şey vardı, çünkü etrafımdaki New York değişiyordu. Her sabah LaGuardia Lisesi’ne trenle giden bir gençten, hayatını yaşamak isteyen ama şehrin ona ait olmadığını hisseden bir yetişkine dönüşüyordum.

Okulda nasıl biriydiniz?

Ortaokulun en iyi trompetçisi bendim. Ama LaGuardia’ya başlayınca, şehirdeki en iyi 80. falan olduğum ortaya çıktı. Yani müzik için kendi yolumu bulmam gerekti. Ama lisenin bana kattığı şey, her gün şehre gitmemi sağlamasıydı. Böylece farklı mahalleleri keşfedebiliyordum.

Gözünüz böyle açıldı demek. Peki, bu yüzden notlarınız düştü mü?

Çok kötü bir öğrenciydim. Veli toplantısında öğretmenim babama “Bazı insanlar için hayatlarındaki en iyi şey LaGuardia’ya girmektir,” demiş. Bunun beni çok etkilediğini hatırlıyorum. “Buradan sonra ne olacak?” diye sormuştum kendime. “‘The Lion King / Aslan Kral’ müzikalinin orkestra çukuru mu? Nereye gitmeliyim?” Bu yol, beni buraya getirdi. ‘Crazy Rich Asians’ önüme geldiğinde ekibime “Bunun önemli olacağını biliyorum. Beni kadroya alıp almayacakları umurumda değil, filmin gerçekleşebilmesi bile önemli,” dedim. Bunu demeyi gerekli gördüm. Rolü de bu sayede aldım.

‘The Farewell’ gibi dramatik bağımsız filmlere geçeceğinizi düşünüyor muydunuz?

Dram türüne adım atma isteğim yoktu. Olay senaryodaydı; benzerini hem bir oyuncu hem de bir Asyalı-Amerikan olarak hiç görmemiştim.

Karakteriniz Billi, ölmek üzere olan büyükannesiyle tekrar bağ kurma fırsatına hemen atlayan bir New York’lu. Sizin büyükanneniz ise, anneniz öldükten sonra sizi büyütmüş. Bu durum Billi’nin öyküsüyle bağ kurmanızı kolaylaştırdı mı?

Büyükannem güçlü biri olduğu için çevremde yalnızca güçlü kadınlar gördüm. Eve ağlayarak dönmemi neden olan her şeyin, zorbalığa maruz kalmam veya sesim gibi, beni özel yaptığını söylerdi.

Hem Crazy Rich Asians hem de ‘The Farewell, Asyalı ailelerle ilgili derin fikirler ve evrensel olarak onlarla empati kurulabilmesini sağlayan unsurlar içeriyor. Bu filmlerin öyküleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu filmler bir kriz yaşayan ailelere odaklanıyor. Herkesin ailesi bir kriz geçirmiştir. Ama bunun ötesinde, filmlerde derin bir saygı var. Doğu Asya kültürü çalışmaları dışında neredeyse başka hiçbir yerde duyamayacağınız, ‘ataya saygı’ diye bir tabir vardır. Genç nesiller, büyükleri ve atalarıyla kurduğu ilişkiyi ifade eden bu deyiş ölümsüz bir saygıyı işaret eder. Asya kültürü hakkında çok doğru bazı genelgeçer unsurlar var. Bunlara klişe deyip geçemezsiniz çünkü hepsi kültürümüzün bir parçası. 

‘The Farewell’ dramatik olarak sizden çok şey bekleyen bir film. Performansınız hakkında hiç endişelendiniz mi?

Ağlayıp ağlayamayacağımı bilmiyordum. Mandarin Çincem beni tedirgin ediyordu. İlk defa bir dramda oynamak beni endişelendiriyordu. Ama sizi etkileyen projelerde yer almanız gerekir. Çok samimi bir film olduğu için tüm endişelerim yok oldu. Billi ile sanki gerçekten filmde yaşıyormuşum gibi gerçek bir bağ kurdum. Belki de dram oyunculuğunun sırrı budur.

‘The Farewell’ 24 Ocak’ta vizyonda.

 

 

 

Tavsiye edilen

    İlginizi çekebilecek diğer içerikler

      Advertising