Çevrimiçi sinematek

Çevrimiçi film ve dizi yayını yapan global devler Türkiye pazarına girmeden önce MUBI vardı, ama tarzı her zaman farklı oldu. Kurucusu Efe Çakarel ile MUBI’nin geçmişini ve geleceğini konuştuk.

Çevrimiçi sinematek
1/2
Fotoğraflar: Yuto Miyamoto
Efe Çakarel
2/2
Fotoğraflar: Yuto Miyamoto
Ediz Pekinli |
Advertising

Önce VHS vardı, sinemalarda artık gösterilmeyen filmleri izlemek için iyi bir yöntemdi. Ardından VCD, DVD ve Blu-Ray teknolojileri geldi; evimizden çıkmadan izleyebileceğimiz filmlerin sayısı arttı, görüntü kalitesi gelişti. Bu arada bir noktada, yasadışı yöntemlerle de bu işi halledebileceğini fark etti insanlık; hatta bazen, yasal yollardan daha kolaydı istediğimiz filmi istediğimiz anda indirebilmek. Teknoloji gelişti, elimizdeki imkanlar çoğaldı, abonelik sistemiyle çalışan çevrimiçi platformlar sayesinde filmlere ulaşmak kolaylaştı, ama bir soru hâlâ akıllarda kaldı: “Ne izlesek?” MUBI, işte bu soruya yanıt bulmayı kolaylaştıran bir platform, çünkü bir anda yalnızca 30 film sunuyor, her gün bir tanesi eksiliyor ve yenisi ekleniyor. Seçkisi ise bir algoritmanın değil, sinema tarihini karıştıran bir ekibin marifeti. En yeniyi değil, başka yerlerde pek bulunmayan filmlerin en iyilerini bir araya getirmek amaç. Anahtar kelimeleri iyi bir film festivalininkiyle aynı: Usta yönetmenlerin eserleri, dünya sinemasından şaheserler, yeni keşifler…

 

MUBI’nin hedef kitlesi kimdir özetle?

Filmlere dair tutkusu olan herkes. Güzel, farklı bir şey izlemek isteyen, film izlemeye zamanı olduğunda hiçbiri heyecanlandırmayan çok fazla seçenekten bıkmış olan herkes. Bizim izleyicimiz kendisini kıpırdatan, heyecanlandıran, ilgisini çeken ve onları zorlayan filmleri arıyor. Film seyretmeyi ve iyi yönetmenleri seviyor, yerel film festivalleri hoşuna gidiyor.

 

Kuruluşundan beri MUBI’nin seçkisinde tarz olarak büyük bir değişiklik olduğunu görmedik. Sizce MUBI’nin yolculuğundaki en büyük değişim neydi?

Kısa sürede seyircimizi etkisi altına alan, her filmin bilgisayar programıyla değil gerçek kişiler tarafından seçildiği, titiz küratörlük modelimize uygun, içinde kolaylıkla kaybolabileceğiniz filmlerin olduğu “sinemanın en iyilerinden oluşan bir katalog” yapısı bizim en büyük değişimimizdi. Felsefemiz her zaman sinemanın en iyilerini vitrine çıkarmak oldu ve artık izlenecek  harika bir film bulmayı daha da kolaylaştırıyoruz.

 

Film seçkinizi kimler oluşturuyor?

Görevi MUBI’yi alanında en heyecan verici çevrimiçi izleme platformu yapmak olan uluslararası bir küratör ekibimiz var. Bu şekilde film festivallerinde yeni sesler keşfediyor,  vizyonu olan yetenekler adına retrospektifler yapıyoruz.  Bu da kültür merkezleriyle ve büyük yayınlarla iş birliğini mecbur kılıyor. Tarihin en önemli isimlerinde olduğu kadar mevcut trendlerde de tecrübeli olmayı gerektiriyor. Küratörlerimiz  her gün platform için yapılan seçimin şaşırtıcı olmasından ve keyif vermesinden, hem sinema sanatını temsil etmesi hem de samimi bir bilgi vermesinden emin olarak hareket ediyor.

 

Çevrimiçi film ve dizi platformları bu kadar yaygınlaşmadan önce de vardı MUBi. Hatta çıkışının arkasındaki fikir, sizin Tokyo’dayken internet üzerinden izlemek istediğiniz bir filme erişememenizle başlıyor. Ancak artık böyle bir dünya yok, yasal yollarla film izleme olasılıklarımız arttı. Son yıllardaki bu gelişme, MUBI’yi ve onu konumlandırdığınız yeri nasıl etkiledi?

Söylediğiniz gibi MUBI 2007’de kurulduğundan beri internet bağlantısı ve kredi kartı olan birinin çevrimiçi film edinebilmesi bayağı farklılaştı. Çok daha fazla platform var ve görünüşe bakılırsa izlenecek çok fazla içerik var. Ama yine de 10 yıl önce tespit ettiğimiz sorunun bir kısmı açıkta kalıyor. Nedir bu?  Sinemanın en iyisine kolay erişim. Şimdilerde ticari sinema; sinemaya giden, televizyonda izleyen ya da çevrimiçi izleyen izleyiciler için her zaman baskın bir tür oldu. 2007’de olduğu gibi, 2019’da da vizyonumuz aynı: kimliği ne olursa olsun, dönemi ne olursa olsun, ana akım ya da anlaşılması zor, ne olursa olsun harika bir sinema sunmak. Film, çok çeşitli bir sanat biçimi ve dünyanın her yerindeki izleyiciler bu çeşitliliğin zenginliğini yaşamayı hak ediyor.

 

MUBI arşivinde sürekli yer alacak bir yerli film seçmeniz gerekseydi bu ne olurdu? Neden?

Bu zor bir soru, çünkü Türk sineması çok geniş. Birini seçmek diğerlerine haksızlık olur, çok değerli filmleri geride bırakmak anlamına gelir. Duygusal bir seçim yapacağım, ancak cevabınız için yetmeyecektir: Bana göre Nuri Bilge Ceylan Türkiye'nin en büyük sinemacısı. ‘Kış Uykusu'nun Cannes'da Palme d'Or kazandığı zamanı, bir Türk filminin dünyadaki en büyük film ödülünü almasının nasıl heyecan verici olduğunu asla unutmayacağım! Derin, karmaşık, mükemmel çekilmiş ve epey ilginç bir başyapıt. Sevdiğim bir kitabı yeniden okumak gibi, içine yeniden dalabilirim. ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’yı daha heyecan veren türden ve gizemli buluyorum. Başka bir sürü film aklıma geliyor. Sadece bir tane seçmek zorunda mıyım?

 

Türkiye’deki sinema seyircilerinin alışkanlıklarını takip etme fırsatı buluyor musunuz? 2019’un ilk 6 ayı içinde sinemada film izleyen toplam seyirci sayısının, bir önceki seneye göre neredeyse %25 azalmasını neye bağlıyorsunuz?

Bu yalnızca Türkiye’ye özgü bir durum değil. Genel olarak üzücü bir durum. Sinema deneyimi hafife alındıkça ve evde teknik standartlarla sinemadaki deneyim yaşandıkça ve giderek daha fazla içerik online izleme yoluyla elde edilebilir hale geldikçe seyirci yalnızca istisnai durumlarda sinemaya gitmeye şartlandırılıyor. Bu da yalnızca büyük bütçeli gişe rekorları kıran bir film gibi özel durumlar oluyor. Açıkçası bu izleyici sapması MUBI’nin de içinde olduğu çevrimiçi izleme platformları için iyi, ama sinema sanatı için durum tartışılabilir. Ama şu gerçek var ki; o da 100 yılı aşkın bir süredir sinemayı bu kadar etkili ve anlamlı bir popüler eğlence aracı ve sanat yapan şeyin, yani insanların birlikte bir hikayeyi izleme deneyiminin ve onun toplumsal duygusunun kaybedilmiş olmasıdır. Biz son derece özenle seçilmiş filmlerle, sinema gösterimlerimizle, prodüksiyonunu yaptığımız filmlerle ve sinemaya gitmeyi teşvik eden MUBI Go uygulamamızla bu film deneyimini mümkün olduğunca özendirmeye çalışıyoruz.

 

The Bodrum Edition otelinde sessiz sinema gösterimleri düzenliyor ve otelde konaklayan misafirlerine bir aylık MUBI üyeliği veriyorsunuz. Çevrimiçi bir platform olarak neden bu iş birliğini uygun gördünüz?

Edition otelin Türkiye’de açıldığını öğrendiğimde heyecanlandım: Onların beğenisi, misafirlerinin geçirdikleri zamana özen göstermesi ve baştan sona bütün tarzı, bizim üyelerimiz için yaşattığımız film-izleme deneyimine bakış açımıza yakın. Bu nedenle aramızdaki iş birliğine göre, Edition’un harika atmosferindeki misafirler için harika filmler takdim ederek özel bir şey yapmak istedim. Özel bir yerde paylaşılan ortak film deneyimi, iyi bir film izleme güzelliğini ortaya çıkaran  ve unutulmaz bir anı yaratan bir deneyimdir.

 

The Bodrum Edition iş birliğiniz veya İngiltere’de her hafta seçtiğiniz bir filmi sinema salonlarında ücretsiz izleme fırsatı sağlamanız gibi başka girişimlerinizi Türkiye’de görecek miyiz?

MUBI’nin Bodrum Edition’ın misafirlerine film sunmasından oldukça mutluyum. Biz hâlâ MUBI Go uygulamasının ilk safhalarındayız, bu uygulama İngiltere’deki üyelerimize sinema salonlarına haftalık ücretsiz giriş sağlıyor. Sırada Amerikan ve Hint pazarlarına tanıtmak var. Daha fazla ülke için de düşünüyoruz.

 

www.mubi.com. Ağustos boyunca her hafta The Bodrum Edition’da bir sessiz film gösterimi düzenleniyor, ayrıca misafirler 30 günlük MUBI üyeliğinden faydalanabiliyor.

 

 

Advertising