1/4
NEON ve CJ ENTERTAINMENT
2/4
NEON ve CJ ENTERTAINMENT
3/4
NEON ve CJ ENTERTAINMENT
4/4
NEON ve CJ ENTERTAINMENT

Kore’nin gururu

Başarısıyla tarih yazan ‘Gisaengchung / Parazit’in yönetmeni Bong Joon-ho ile konuşmasak olmazdı.

Joshua Rothkopf
Advertising

 

Oscar’larda En İyi Yönetmen ve En İyi Film dahil dört ödül kazanan Güney Koreli sinemacı Bong Joon-ho, bu ödül sezonunun en çok konuşulan filmine imza attı. Akademi Ödülleri’nden eli boş dönmeyen ilk Güney Kore filmi, İngilizce dışında bir dilde olup En İyi Film Oscar’ı alan ilk eser ve Cannes’da Altın Palmiye kazanan ilk Kore yapımı (ayrıca 2013’ten beri bu ödülü oy birliğiyle alan ilk film) oldu Bong’un son işi. ‘Gisaengchung / Parazit’, günümüzü anlatan, sosyal eleştiri ve ev istilası gerilimi karışımı sürükleyici, komik ve korkutucu bir film. Şimdi, sınıf meselelerini ve karanlık eserlerinde nasıl umut bulduğunu konuşmak için yönetmenle Akademi Ödülleri’nden önce gerçekleştirdiğimiz buluşmamızı hatırlayalım.

Son filminiz, zengin bir aileyi gizlice sömüren fakir bir aile hakkında. Çoğu filminizin temelinde sınıf farkları yer alıyor. Bu konu neden ilginizi çekiyor?

Sınıf meselesine odaklanmayı bilinçli olarak istememiştim. Yine de zenginler ve fakirler arasında bir uçurum görüyorum. Ama bunun ötesinde, para ve güç ile ilgili öyküler hep ilgimi çekmişti. Beni büyüleyen dramlar bunlar. Süper kahramanlar ilgimi pek çekmiyor. 

Bu sözlerinizle kimilerinin hayallerini yıkıyorsunuz. Peki, Gisaengchung’ nasıl doğdu?

Üniversitedeyken zengin bir aileye özel derse gidiyordum. Ama sanki özel hayatlarını röntgenliyormuşum gibi hissettiyordum. Tabii filmdeki gibi kötü bir şey yapmadım.

Filmi çektiğiniz ev inanılmaz.

İstediğim temel yapıyı biliyordum, ama doğru evi bulamadık. Bu yüzden evi biz inşa ettik. Fakir ailenin evini de biz yaptık. Sel sahnesini çekebilmek için bir su tankının içine kurduk. 

Vay canına. Ari Aster de Hereditary / Ayinde benzer şekilde dizginleri eline almıştı.

‘Midsommar / Ritüel’i Kore’de yeni izledim! Gerçek bir İsveç kasabasında çekip çekmediğini bilmiyorum, ama kendi halinde küçük bir evren havası vardı. Ben de bunu yaratmaya çalışıyorum. 

Filmlerinizde ne kadarı önceden planlanmış oluyor?

Storyboard’larımı mümkün olduğu kadar yakından takip etmeye çalışıyorum, ama sahneyi kurduktan sonra oyuncularımın özgür olmasını istiyorum. Planlamadığımız şeylerin gerçekleşmesini isterim.

Genel anlamda düşündüğünüzde ödüller sizin için ne kadar önemli?

Biz sinemacıların kariyerlerine devam etmesine yardım ettikleri için önemliler. Altın Palmiye’yi kazanmak çok büyük bir onurdu. Ama aynı zamanda, bu bir yükmüş gibi hissedebiliyorsunuz. Bu yüzden, sanki hiç ödül almamışım gibi davranıyorum.
Ancak bu başarı etrafımdaki pek çok insanın dilinden düşmüyor. 

Karanlık filmler çekiyorsunuz. Kötümser biri misiniz yoksa iyimser mi?

Karamsarlık var tabii ki, ama bir umut ışığı da hep var. Umudu çok kolay bir biçimde sunmak, değerini düşürür. Karanlığın içinden, umuda göz atılmasını sağlamak, daha saygılı bir davranış.

‘Gisaengchung / Parazit’ vizyonda.

 

 

Tavsiye edilen

    İlginizi çekebilecek diğer içerikler

      Advertising