News

Avrupa'da "aşırı turizme karşı" yeni kurallar dönemi başladı

Aşırı turizmin (overtourism) hem yerel yaşamı hem de şehirlerin altyapısını zorlaması, belediyeleri yeni ve sert kararlar almaya itiyor.

Yazan
Burak Becan
Time Out - Head of Content
Turizm
Over Torurism | Aşırı
Reklâm

Avrupa’nın en popüler şehirlerinde tatil yapmak giderek zorlaşıyor. 2026 yazı itibarıyla kıta genelinde pek çok destinasyon, artan ziyaretçi baskısına karşı radikal önlemler almaya başladı.

Dünya genelinde turistlerin yaklaşık yüzde 80’inin, destinasyonların sadece yüzde 10’unda yoğunlaştığı tahmin ediliyor. Uluslararası seyahat sayısının 1,1 milyarı aşmasıyla birlikte bu dengesizlik daha da görünür hale gelirken, özellikle Avrupa şehirleri artık “sınır koyma” dönemine girmiş durumda.

Bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri Barcelona. Artan kira fiyatları ve konut krizine karşı sokaklara çıkan yerel halkın tepkisi sonrası şehir yönetimi, 2028’e kadar tüm kısa dönem kiralamaları yasaklamayı hedefliyor. Plan kapsamında 10 binden fazla Airbnb benzeri dairenin lisansının iptal edilmesi öngörülüyor. Amaç, son yıllarda yüzde 68’e varan kira artışını kontrol altına almak ve konut piyasasını dengelemek.

Benzer şekilde Amsterdam da turizmi sınırlamak için kapsamlı bir strateji uyguluyor. Şehirde yeni otel açılışları sıkı kurallara bağlanmış durumda; yeni bir otelin açılabilmesi için mevcut bir otelin kapanması gerekiyor. Ayrıca kruvaziyer gemilerinin sayısı yıllık 100 ile sınırlandırılırken, günübirlik ziyaretçiler için 15 euro vergi uygulanıyor. Uzun vadeli hedef ise 2035 yılına kadar kruvaziyer gemilerini tamamen şehir merkezinden çıkarmak.

Aşırı kalabalığın etkilediği bir diğer nokta ise Malta’daki Comino Adası’nda yer alan Blue Lagoon. Bir dönem aynı anda 12 bine yakın ziyaretçiyi ağırlayan plajda artık rezervasyon sistemi uygulanıyor. Ziyaretçiler belirli saat dilimleri için önceden kayıt yaptırmak zorunda ve plajdaki anlık ziyaretçi sayısı 4 binle sınırlandırılmış durumda. Bu uygulama sayesinde yoğunluk önemli ölçüde düşmüş durumda.

Amsterdam, Dubrovnik, Barcelona, Santorini ve Malta gibi destinasyonlar, sürdürülebilir turizm adına yeni kurallar geliştiren şehirler arasında öne çıkıyor. Ortak hedef ise daha az kalabalık, daha kontrollü ve yerel yaşamla dengeli bir turizm modeli oluşturmak.

Görünen o ki önümüzdeki dönemde Avrupa’da tatil yapmak, spontane planlardan çok önceden organize edilen, kuralları olan bir deneyime dönüşecek. Şehirler artık sadece daha fazla turist çekmeye değil, aynı zamanda kendi yaşam kalitelerini korumaya odaklanıyor.

Son haberler
    Reklâm