News

Dünyanın en iyi etik yaban hayatı deneyimleri

Time Out, hayvanları ve doğal yaşamı önceleyen dünyanın en iyi yaban hayatı deneyimlerini açıkladı.

Yazan
Burak Becan
Time Out - Head of Content
deneyim
Etik | yaban hayatı
Reklâm

Doğal yaşam alanlarında vahşi hayvanlarla karşılaşmak, seyahatlerin en etkileyici deneyimlerinden biri olabilir. Ancak artan turizm baskısı, kaçak avcılık, habitat kaybı ve iklim değişikliği, yaban hayatının geleceğini tehdit ediyor. Bu nedenle bir safari ya da hayvan gözlemi planlarken, doğaya ve yerel topluluklara katkı sağlayan etik seçenekleri tercih etmek giderek daha önemli hale geliyor.

Uganda’nın ormanlarında dağ gorillerinin izini sürmekten Avustralya’nın su altı resiflerini keşfetmeye, Botsvana düzlüklerinde safari yapmaktan Azor Adaları açıklarında balina gözlemlemeye kadar doğal yaşamla karşılaşmak, seyahat deneyimini dönüştürebilecek nitelikte. Ancak günümüzde bu tür deneyimlerin yalnızca ziyaretçiye ne sunduğuna değil, hayvanlar ve yaşadıkları ekosistem üzerindeki etkisine de bakmak gerekiyor.

Aşırı turizm, kaçak avcılık, yaşam alanlarının yok olması ve iklim değişikliği çok sayıda türü tehdit ediyor. Uluslararası Doğa Koruma Birliği’nin (IUCN) verilerine göre dünya genelinde 44 binden fazla tür yok olma tehdidiyle karşı karşıya. WWF’nin son Living Planet Report raporu da biyoçeşitlilik kaybının küresel ölçekte yaygınlaştığını ve 1970’ten bu yana yaban hayatı popülasyonlarının yüzde 73 oranında azaldığını ortaya koyuyor.

Bu nedenle bir yaban hayatı deneyimi planlarken, hayvanların refahını ve doğal yaşamın korunmasını merkeze alan tur operatörlerini tercih etmek önem taşıyor. Etik çalışan operatörler genellikle hayvan davranışları konusunda uzman rehberlerle çalışıyor, yerel toplulukları sürece dahil ediyor ve ziyaretçilere türlerin yaşam alanları, davranışları ve karşı karşıya oldukları tehditler hakkında bilgi veriyor. Böylece seyahat yalnızca bir gözlem deneyimi olmaktan çıkıp koruma çalışmalarına ve yerel ekonomiye katkı sağlayan daha bilinçli bir deneyime dönüşüyor.

İşte hayvanları ve doğal yaşamı merkeze alan 11 deneyim:

1. Galapagos Adaları’nda kuş gözlemciliği

Go bird-watching in the Galapagos Islands

Ekvador kıyılarının yaklaşık 1.300 kilometre açığında yer alan Galapagos Adaları, izole konumu sayesinde dünyanın en sıra dışı ekosistemlerinden birine ev sahipliği yapıyor. Charles Darwin’in 1835’te ziyaret ettiği adalarda, farklı adalara özgü evrimsel özellikler taşıyan türleri gözlemlemesi, ünlü evrim teorisinin şekillenmesinde önemli rol oynadı.

Bugün ziyaretçiler, bölgeyi Metropolitan Touring tarafından düzenlenen çok günlük turlarla keşfedebiliyor. Isabela Adası, nesli tehlike altındaki Galapagos penguenlerine ev sahipliği yaparken Española Adası’nda Galapagos şahinlerini görmek mümkün. South Plaza Adası’nda Darwin kaktüs ispinozu ve kırlangıç kuyruklu martılar gözlemlenebiliyor. San Cristóbal’ın yerleşim olmayan bölgelerinde ise mavi ayaklı ve kırmızı ayaklı sümsük kuşları yuva yapıyor.

Galapagos deniz aslanları, kara ve deniz iguanaları ile dev kaplumbağalar da adaların öne çıkan canlıları arasında.

2. Galler’de martı kuşları, foklar ve yunusların izini sürün

Spot puffins, seals and dolphins in Wales

Galler’in Pembrokeshire bölgesindeki St. David’s açıklarında bulunan Ramsey ve Skomer adaları, yıl boyunca çok sayıda deniz canlısına ve kuşa barınak sağlıyor. Bölgede yaklaşık 24 bin martı kuşu, 80 bin sümsük kuşu, yüzlerce Atlantik gri foku, bayağı yunus ve liman yunusunun yanı sıra zaman zaman balinalar da görülüyor.

Galler kıyıları özellikle deniz kuşları ve deniz memelileri açısından zengin. Martı kuşları mayıs sonundan temmuz sonuna kadar yuvalarında gözlemlenebilirken, fok yavruları ağustos ayından itibaren ortaya çıkıyor.

Yerel deniz yaşamı uzmanı Ffion Rees tarafından işletilen Falcon Boats, bölgenin kıyı şeridi boyunca uzman eşliğinde tekne turları düzenliyor.

3. Alaska’da boz ayıları fotoğraflayın

Photograph brown bears in Alaska

Buzullarla çevrili dağları, geniş ormanları ve somon açısından zengin nehirleriyle Alaska, ABD’nin en vahşi ve uzak bölgelerinden biri. Boz ayılar, karibu, geyikler ve kel kartalların da aralarında bulunduğu çok sayıda türe ev sahipliği yapan bölge, doğal yaşam fotoğrafçılığı için önemli rotalardan biri.

Boz ayıları doğal ortamlarında gözlemlemek isteyenlerin deneyimli rehberlerle çalışması büyük önem taşıyor. Alaska Photo Tours gibi uzman operatörler, yaz aylarında Anchorage ve Seward gibi ana ulaşım merkezlerinden Katmai National Park’a fotoğraf turları düzenliyor.

Bu tür deneyimlerde rehberlerin hayvanların davranışlarını ve güvenli gözlem mesafelerini bilmesi, hem ziyaretçilerin hem de hayvanların güvenliği açısından kritik önem taşıyor.

4. Ruanda’da goril izleme deneyimi

Gorilla trekking in Rwanda

Afrika’nın ekvator kuşağında, Ruanda, Uganda ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti çevresindeki ormanlarda yalnızca yaklaşık 1.000 dağ gorilinin kaldığı belirtiliyor. Bu nedenle gorillerin doğal yaşam alanlarında gözlemlenmesi, yalnızca etkileyici bir seyahat deneyimi değil, aynı zamanda hassas bir koruma çalışmasının parçası olarak değerlendiriliyor.

Ruanda’daki Volcanoes National Park’ta ziyaretçiler küçük gruplara ayrılıyor ve her gruba takip edilecek bir goril ailesi tahsis ediliyor. Deneyimli rehberler eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüşlerde hayvanların doğal davranışları gözlemleniyor.

Her gün yalnızca 96 izin veriliyor ve kişi başı izin ücreti 1.500 dolar olarak belirtiliyor. İzinlerin önceden alınması gerekiyor. Sistemin dikkat çeken yönlerinden biri ise turizm gelirlerinin çevre topluluklarına da aktarılması. Gelirin yüzde 10’u çevrede yaşayan topluluklara giderken, önemli bir bölümünün ormanların korunması ve kaçak avcılıkla mücadele çalışmalarına aktarıldığı belirtiliyor.

5. Antarktika’da penguenlerin arasında

Roam alongside penguins in Antarctica

Karlarla kaplı zirveler, dev buzdağları ve geniş buzullarıyla Antarktika, dünyanın en sıra dışı doğal yaşam alanlarından biri. Kıtanın en dikkat çekici canlılarından penguenleri doğal ortamlarında gözlemlemek ise bölgeyi ziyaret edenler için öne çıkan deneyimlerden.

Antarktika’ya ulaşmanın en uygun yollarından biri keşif gemileriyle düzenlenen seferler. Lindblad Expeditions, Arjantin’in Ushuaia kentinden hareket eden 14 günlük programlar düzenliyor. Kişi başı yaklaşık 11 bin sterlinden başlayan bu seyahatlerde şirketin 150’den az yolcu taşıyan gemiler kullanması, ziyaretçilerin bölgedeki fiziksel ve karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor.

Gezilerde yalnızca rehberler değil, bilim insanları da görev alıyor. Bilim insanlığından eğitmenliğe geçen ekipler, yolculara Antarktika’nın ekosistemi ve doğal yaşamı hakkında bilgi veriyor.

6. Fiji’de boğa köpekbalıklarıyla dalış

Dive with bull sharks in Fiji

Fiji’deki Shark Reef Marine Reserve, insanların doğal ortamlarındaki boğa köpekbalıklarıyla karşılaşabildiği az sayıdaki deniz koruma alanından biri. Bölgede biyologlar 2004 yılından bu yana veri topluyor ve yerel köylülerle birlikte avcılığın yasak olduğu bölgenin korunması için çalışıyor.

Koruma çalışmalarının sonucunda bölgede sekiz farklı köpekbalığı türü ve 400’den fazla tropikal balık türünün yaşadığı belirtiliyor. Beqa Adventure Divers, deneyimli dalgıçları deniz yüzeyinin yaklaşık 25 metre altında köpekbalıklarının beslendiği alanlara götürüyor.

Dalışlardan elde edilen ücretler resiflerin korunması ve çevredeki köylerin desteklenmesi için kullanılıyor.

7. Baja California’da gri balinalara yaklaşın

Get up close to grey whales in Baja California

Dünyanın en meraklı ve insanlara karşı nispeten sakin deniz memelileri arasında gösterilen gri balinalar, belirli dönemlerde teknelere oldukça yaklaşabiliyor. Bu karşılaşmalar özellikle ilkbahar aylarında, balinaların üremek ve yavrularını büyütmek için Baja California’nın güneyine geldiği dönemde yaşanıyor.

Bölgenin korunaklı koylarında balinalar teknelerin çevresinde zaman zaman oldukça yakına gelebiliyor. Ziyaretçiler, balinaların üst çenelerinde bulunan ve beslenmelerine yardımcı olan balen adı verilen tarak benzeri yapıyı bile gözlemleyebiliyor.

Palapas Ventana, bu karşılaşmaları güvenli ve hayvanların davranışlarına saygılı biçimde gerçekleştirmeyi amaçlayan turlar düzenliyor.

8. Nesli tehlike altındaki Sumatra orangutanlarını gözlemleyin

Meet the endangered Sumatran orang-utan

Endonezya’nın yağmur ormanları, orangutanların yaşamını sürdürebilmesi açısından kritik öneme sahip. Doğal yaşam alanlarında yaklaşık 14 bin Sumatra orangutanı ve 800 Tapanuli orangutanının kaldığı belirtiliyor. Bu nedenle ormanların korunması, türlerin geleceği açısından büyük önem taşıyor.

Sumatra’nın kuzeyindeki Bukit Lawang kasabasından başlayan yürüyüşlerde ziyaretçiler Gunung Leuser National Park’a girerek nesli kritik derecede tehlike altında bulunan Sumatra orangutanlarını gözlemleyebiliyor.

Sumatra Ecoventures gibi operatörler, küçük gruplara ve kişiye özel turlara deneyimli yerel rehberler eşliğinde çıkıyor. Şirketler elde edilen gelirin bir bölümünü yağmur ormanlarının korunması ve bölgedeki toplulukların desteklenmesine aktarıyor.

9. Botsvana’da yerel toplulukları destekleyen safari

Book a community-conscious safari in Botswana

Güney Afrika’nın önemli safari merkezlerinden Botsvana, özellikle yoğun sezonlarda yüksek sayıda ziyaretçi ağırlıyor. Bu durum, aşırı turizm baskısının bölgede giderek daha fazla hissedilmesine neden oluyor. Bu nedenle burada safari planlayanların yalnızca hayvanlara odaklanan değil, aynı zamanda yerel topluluklarla birlikte çalışan operatörleri tercih etmesi önem taşıyor.

Wilderness ve Great Plains Conservation, etik ve eğitici safari programlarının yanı sıra yerel topluluklarla yürüttükleri çalışmalarla öne çıkıyor. Bu çalışmalar arasında turizm rehberlerinin eğitilmesi ve istihdam olanaklarının yaratılması da bulunuyor.

Great Plains Conservation, Okavango bölgesindeki uzak köylerde yaşayan bir grup kadına güneş enerjisiyle çalışan ev aydınlatma sistemlerinin kurulumu ve bakımı konusunda eğitim verdi. Wilderness’ın Children in the Wilderness programı ise çocuklara koruma ve insanlarla doğal yaşamın birlikte var olabilmesi konusunda eğitim vermeyi amaçlıyor.

10. Uganda’da şempanzelerin izini sürün

Go in search of chimpanzees in Uganda

Şempanzelerin oyun oynarken, birbirlerini temizlerken ve zaman zaman fotoğraf karşısında poz verir gibi davranırken gözlemlenmesi, insanların bu primatlarla olan yakın biyolojik bağını da ortaya koyuyor. İnsanlarla DNA’larının yaklaşık yüzde 98’ini paylaştıkları belirtilen şempanzeler, özellikle ekvator kuşağındaki Afrika ormanlarında yaşıyor.

Uganda’daki Kibale Forest National Park, şempanze gözlemi için öne çıkan bölgelerden biri. Şempanzeler zamanlarının önemli bölümünü ağaçların üzerinde geçiriyor; meyve ve yapraklarla besleniyor ve burada uyuyor. Ancak zaman zaman orman tabanına indiklerinde ziyaretçiler onları doğal ortamlarında çok daha yakından gözlemleyebiliyor.

Kibale’de izleme izninin 200 dolar olduğu belirtiliyor. Görülmeleri garanti edilmese de deneyimli yerel iz sürücüler ve korucular, şempanze gruplarının izini bulmak konusunda uzman. Daha kapsamlı dört saatlik “habituation experience” programının ücreti ise 300 dolar olarak veriliyor.

Bu deneyimlerden elde edilen gelir, kaçak avcılıkla mücadele ve ormanların korunması çalışmalarına aktarılıyor.

11. Tonga’da kambur balinalarla şnorkel

Snorkel with humpback whales in Tonga

Haziran ve ekim ayları arasında kambur balinalar, üremek amacıyla kutup bölgelerinden Güney Pasifik’in tropikal sularına göç ediyor. Tonga açıkları da bu dönem boyunca balinaları doğal ortamlarında gözlemlemek isteyenler için önemli rotalardan biri haline geliyor.

Tongan Expeditions gibi deneyimli operatörler, küçük gruplarla günübirlik turlar düzenliyor. Katılımcılara şnorkel ekipmanı sağlanırken, balinalarla karşılaşılması durumunda güvenli mesafelerin korunmasına ve su yüzeyinde hayvanların davranışlarını rahatsız etmeyecek şekilde hareket edilmesine dikkat ediliyor.

Bir kambur balinayı suyun altında ilk kez görmek, bu tür bir seyahatin en etkileyici anlarından biri olabilir. Ancak deneyimin asıl değeri, hayvanların doğal davranışlarını değiştirmeden onları gözlemleyebilmekte yatıyor.

Etik bir yaban hayatı deneyimi nasıl seçilir?

Bu deneyimlerin ortak noktası, hayvanları yalnızca turistlerin göreceği birer “atraksiyon” olarak değerlendirmemeleri. Etik bir yaban hayatı deneyimi planlarken operatörün hayvan davranışları konusunda uzman rehberlerle çalışması, küçük grupları tercih etmesi, doğal yaşam alanlarının korunmasına katkı sağlaması ve yerel toplulukları ekonomik olarak desteklemesi önemli kriterler arasında yer alıyor.

Bunun yanında ziyaretçilere türlerin yaşam alanları, davranışları ve karşı karşıya oldukları tehditler hakkında bilgi verilmesi de deneyimin önemli bir parçası. Böylece seyahat, doğal yaşamı yalnızca gözlemlemekle sınırlı kalmıyor; koruma çalışmalarına ve yerel topluluklara katkı sağlayan daha bilinçli bir turizm anlayışının parçasına dönüşüyor.

Son haberler
    Reklâm