Haberler / Film

‘Hakan: Muhafız’da ikinci raunt

‘Hakan: Muhafız’da ikinci raunt
Yigit Eken/Netflix

Netflix’in ilk orijinal Türk yapımı ‘Hakan: Muhafız’ın ikinci sezonu Nisan sonunda izleyiciyle buluştu. Bu vesileyle dizinin oyuncularından Okan Yalabık ve yönetmen koltuğunda oturan Umut Aral ve Gönenç Uyanık ile bir araya geldik.

‘Hakan: Muhafız’ın ikinci sezonunun bir kısmı geçtiğimiz ay İstanbul Film Festivali’nde gösterildi. Gösterim, dizi ekibinin de katılımıyla gerçekleşti. Seyircilerden gelen tepkiler nasıldı? Salondaki atmosferi anlatabilir misiniz?

Umut Aral: İlk iki bölüm gösterildi arka arkaya. Tabii ilk sezondan diziye aşina olan hayran kitlesi de içerideydi ve bize çok büyük bir enerji kattılar gerçekten. Yorumları, dizinin çok güzel başladığı ve devamını merak ettikleri yönünde oldu. Bence atmosfer çok yerindeydi. Çok eğlenceli bir geceydi bizim için.

Gönenç Uyanık: Yeni sezonun vaadini açıklaması açısından önemliydi gösterim. Seyirci yorumları da çoğunlukla aksiyonun daha yüksek olduğu, daha karanlık bir hikaye anlatıldığı ve daha az macera olacağı yönündeydi. Evet, gerçekten böyle bir ikinci sezon bekliyor seyirciyi.

Okan Yalabık: Çok iyi geri dönüşler aldık. Belli ki ilk sezona vakıf insanlardı ve devamını bekliyorlardı. Yatmin olarak ayrıldılar. İzlerken birçok sahnede tepkiler aldık ve işin sağlaması oldu.

‘Hakan: Muhafız’ın ikinci sezonunun çekim süreci nasıl geçti? Nerelerde çekim yaptınız, ne kadar sürdü çekimler?

Umut: İkinci sezon çekimleri iki aylık bir süreci kapsıyor. Bunu, ciddi bir post prodüksiyon süreci takip etti. Yine İstanbul’dayız. Zaten İstanbul etrafında örülü bir hikaye anlatıyoruz. Hem ilk sezonda gördüğümüz hem de hiç görmediğimiz yepyeni mekanlar var. Her zaman İstanbul’un tarihi ve modern dokusunu bir arada sunmaya çalışıyoruz.  

Gönenç: Şehrin işleyişinin daha yoğun olduğu mekanları daha fazla görmeye başlıyoruz bu sezonda. Metro istasyonları ve stadyumlar gibi. Bir yandan da tarihi dokuyu yansıtmaya devam ediyoruz. ‘Hakan: Muhafız’ın en önemli özelliklerinden biri İstanbul’u her yönüyle göstermesiydi. Bu iddiası devam ediyor ikinci sezonda.

Okan: Çekim süreci çok iyiydi. Harika bir ekiple, harika mekanlarda, çok yetenekli insanlarla donatılmış bir ekip ve çalışma ortamı vardı. Her şey olması gerektiği gibiydi, şaşkınlıkla gözlemlediğim bir disiplin ve olağanüstü profesyonellik vardı. Gerçekten herkesi tebrik ediyorum. Yapabiliyoruz, bunu görmek çok önemli.

‘Hakan: Muhafız’ın ilk sezonundan çıkardığınız dersler oldu mu?  

Gönenç: Olmaz olur mu? Kendi adıma yüzlerce ders çıkarmışımdır. Film çekmek, her seferinde yeni bir set kurulduğu için çok organik ve değişmeye çok açık bir iş. Dolayısıyla ilk sezonda hata olduğunu düşündüğüm, belki kimsenin fark etmediği şeyleri, ikinci sezonda yapmamaya çalıştım. Sahnelere, özlerini daha basit bir şekilde nasıl anlatabilirim noktasından yaklaştım. Kendi adıma benim çıkarımlarım bu tip şeyler oldu.

Umut: Gönenç’in söyledikleri doğru. Biz de çalışırken keşfediyoruz bu hikayeyi. Baştan inşa ederken keşfediyoruz zorluklarını, kolaylıklarını, güçlü ve güçsüz taraflarını… Bunların daha iyi olması için çalışıyoruz. İkinci sezonda, birinci sezonun üstüne nasıl çıkabiliriz diye uğraştık. Müziğiyle, kurgusuyla, rejisiyle, oyunculuk yönetimiyle, kostüm ve mekan tasarımıyla gerçekten limitlerimizi zorladık. Umarız seyircide de karşılığı olur.

Yönetmenlik anlamında ortak bir dil oluşturmak için nelere dikkat ettiniz, nasıl bir çalışma süreciniz oldu?  

Gönenç: Ortak bir dil oluşturacağız diye özel bir çabamız asla olmadı. Aksine bütün yönetmenlerden yeteneklerini ve tecrübelerini ön plana çıkararak kendi bildikleri gibi çekim yapmaları isteniyor. Projenin geneline değer katan durumlardan bir tanesi bu. Bölümler arasındaki farklılıklar bu şekilde ortaya çıkıyor. Bence mükemmel bir çalışma biçimi.

Umut: Sonuçta hepimiz ortak bir hikaye anlatıyoruz. Kahramanlar aynı, hikayenin geçtiği mekanlar aynı. Hepimizin tabii ki bir anlatım şekli ve kabiliyeti var. Farklı noktalardan bakıyoruz. Dolayısıyla bunları ortaya koyarak aynı hikayeyi anlatmaya çalışıyoruz. Herkes kabiliyeti doğrultusunda kendini göstermeye çalışıyor. Biz egolarımızdan önce mesleğimizin geldiğini düşünen insanlarız. Anlatacağımız daha önemli diye düşünüyorum. “Benim için daha önemli,” demektense ekibi ve Gönenç’i anlamak daha önemli.

Gönenç: Evet, biz yönetmeniyiz ama çok önemli bir ekip işi bu aslında.

Sizin için farklı yönetmenlerle çalışmak nasıl bir deneyimdi?

Okan: Önemli bir avantajdı. Hepsi hikayeye çok hakimdi. Dizilerin ezberinden çıkıp farklı yönlerinden bakabilen, çok genç, vizyon sahibi, yetenekli insanlardı.

 ‘Hakan: Muhafız’ Netflix’in ilk orijinal Türk yapımı. Türkiye’de daha önce pek çok farklı sette bulundunuz. Netflix ile çalışmak ne açıdan farklı?

GönençTürkiye’deki diğer işlere kıyasla şunu söyleyebilirim: Ne yapmak istediğini bilen, şu kadar bütçemiz ve bu kadar zamanınız var diyen, şu zamanlamaya uyacaksınız diyecek kadar yönlendirici olabilen bir şirket Netflix. Dolayısıyla onlarla çalışmak çok büyük bir tecrübe ve büyük bir zevk. Büyük bir şeyin parçasıymış gibi hissettiriyorlar gerçekten.

UmutSenaryo ve hikaye dahilinde yönetmenlere müthiş bir özgürlük sağlayan ve oyun alanı sunan bir yapı. Aynı zamanında hikayeye hizmet ettiği sürece istediğiniz tekniği, anlatım biçimini, görsel dili kullanabiliyorsunuz. Müthiş bir yapımcıyla çalıştığımızı söyleyebilirim.  

Okan 40 dakikalık senaryo, hikayeyi iyi biliyoruz, karakteri kurgulayabiliyoruz. Uzun bir yol ve bu yolu en başından kurgulayabiliyoruz. Şu çok önemli: Türk bir ekipti bu. Biz yaptık. Sistem ve mantalite olarak mevcut durum gerçekten harika işledi.  Her şey olması gerektiği gibiydi. Şunu anladık ki, biz de 40’ar dakikalık bölümler halinde dizilerimizi çeksek mevcut olandan çok çok daha iyi işler yapacağımız aşikar. 150 dakikalık süreler bizim ayağımıza dolaşıyor. Yoksa çok yetenekli ve vizyon sahibi profesyonel ekiplerimiz, işinin ehli insanlar var.

‘Hakan: Muhafız’ Netflix’te yayında. www.netflix.com/theprotector

Advertising
Advertising