Haberler / Sanat

İşi bilene sorduk: Dans fotoğrafçısı

Osman Ürper
Dans fotoğrafçısı: Osman Ürper

Osman Ürper
Dans fotoğrafçısı

20 yıldan uzun süredir dans fotoğrafları çekiyorsunuz. ‘Fotoğraflarla Dans’ adında bir kitabınız var. Dans fotoğrafları çekmeye nasıl başladınız?

Fotoğrafa yeni başladığım dönemde bir grup arkadaşımla birlikte sanatın hem birey hem de toplum için önemine dikkat çekmek ve güzelliklerini yansıtabilmek adına bir sergi yapmaya karar vermiştik. Sanatı sanatla anlatmak için de kendimize sahne sanatlarını konu edindik. Bu çalışma esnasında farklı sahne sanat disiplinlerine yönelik çekimler yapsak da, özellikle bale ve danstaki hareket olgusu bende büyük bir ilgi ve heyecan uyandırdı. Bu sayede dans fotoğrafları çekmeye başladım. Böylece dans ve hareket fotoğraf çalışmalarımın ana eksenini oluşturdu.

İstanbul ve Ankara Devlet Opera ve Balesi ile Modern Dans Topluluğu ekiplerinin fotoğrafları kitapta önemli bir yer kaplıyor. Fotoğrafladığınız ekiplerle aranızda nasıl bir ilişki vardı? Kimlere ve hangi eserlere kitapta yer vereceğinize nasıl karar verdiniz?

İlk kez 1994 yılında ‘Korsan’ balesinde çekim yapmıştım. Bunun için bir arkadaşım Ankara Balesi’nden bir tanıdığı aracılığıyla izin almıştı sanırım. Sonraları Ankara Balesi’nin fotoğrafçısı Haydar Bülbül ile tanıştık. Yeni eserler ve kostümlü provalar oldukça çekim yapabilmemiz için bize haber vermeye başladı. Zamanla dansçı arkadaşlarla tanışıp onlarla yakın bir iletişim kurduk. Bir süre sonra da onlar bizi çağırmaya başladı. Ayrıca bazı dansçı arkadaşlarla eserler dışında, farklı kavramsal fotoğraf projeleri geliştirip çalışmalar yaptık. Kitapta 1994-2017 yılları arasında çektiğim eser fotoğraflarının yanı sıra dansçı arkadaşlarla yaptığımız bu projelerden de örnekler bulunuyor. Kitapta yer alan fotoğrafları seçerken farklı kriterleri gözetmeye çalıştık. Bu seçimler güvendiğim dansçı ve fotoğrafçı arkadaşlarımın görüşlerini alarak gelişti. Hem fotoğraf hem de dans tekniği açısından doğru fotoğrafları titizlikle seçmeye öncelik verdik. Ayrıca dansın ruhunu, duygusunu ve atmosferini daha doğru yakalayan çalışmaları önemsedik. Kitapta yer alan fotoğraflar kendi içinde altı ayrı bölüme göre gruplandırıldı. Her bir bölümün ağırlığı ve fotoğraf sayısı dengelenmeye çalışıldı. 20 yılı aşan bir süreç içerisinde çalıştığım dansçı ve topluluklar arasında mümkün olduğunca eşit bir dağılım olması için uğraştık.

Dans fotoğrafları çekerken önemsediğiniz kıstaslar nelerdir? Gösterinin ruhuna sadık kalmaya çalışıyor musunuz yoksa gördüğünüze dair kendi yorumunuz mu öne çıkıyor?

Kimin için çekim yapıldığına göre değişiyor. Eğer eserin tanıtımına yönelik bir çekim yapılacaksa fotoğrafların işlevsel olarak eserin orijinal öyküsüne ve duygusuna uygun olması gerekiyor. Eğer kendi adınıza çekim yapıyorsanız böyle bir önceliğiniz olmayabilir. Sahnedeki öyküden bağımsız olarak daha farklı yorumlar da yapabilirsiniz. Ancak her koşulda fotoğrafçı, dansçının teknik beceri ve performansına gölge düşürmemeye öncelik vermeli. Dans fotoğrafçılığının kendi içinde birçok kural ve kıstası mevcut. Kitabımızın ilk bölümünde bu zamana kadar edindiğim deneyimlerden yola çıkarak dans fotoğrafçılığının püf noktaları hakkında bilgilerimi paylaştım.

Hareket sizin için ne ifade ediyor? Fotoğraf hareketi dondurur mu yoksa ona atfedilebilecek hikayeleri mi çoğaltır?

Hareket olgusu fotoğrafın bana göre en ilgi çekici ama teknik olarak da zor olabilen yönlerinden biri. Fotoğrafı bu anlamda kimi zaman avantajlı kimi zamansa dezavantajlı bir disiplin olarak görüyorum. Gözümüzle izlediğimiz bir hareketi fotoğrafa dönüştürebilmek için doğru zamanda deklanşöre basabilmek çok önemli. Öyle bir zamanlama yapmalısınız ki hareketin öncesi ve sonrasını izleyiciye aktarabilmelisiniz. Bazen milisaniyelik bir zamanlama farkı fotoğrafın hatalı olmasına ya da başka bir fotoğrafa dönüşmesine neden olabilir. Öte yandan hareketi anlatabilmek için fotoğrafın farklı teknikleri mevcut. Doğru tekniği tercih etmek de fotoğrafçının anlık kararları içerisinde çok önemli bir etken. Ancak fotoğrafın zamanı dondurabilme özelliği özellikle izleyiciyi şaşırtan bir illüzyona da dönüşebilir. Bu anlamda da izleyicinin hayal gücü devreye girerek anlamı zenginleştirebilir.

Kostümün dans üzerinde nasıl bir etkisi oluyor? Bu fotoğrafa nasıl yansıyor?

Kostüm fotoğrafta hareketi vurgulayan bir ögeye dönüşebiliyor. Uzun kumaşlar ve eteklerin savrulması hareketin dinamizmini artırabiliyor.

Teknolojinin gelişmesi dans fotoğrafçılığını nasıl etkiliyor?

Teknolojinin sunduğu olanaklar fotoğrafçılara günümüzde pek çok avantaj sağlıyor. Film döneminden gelen bir fotoğrafçı ve bu konuya akademik ilgi duyup kitap yazmış biri olarak dijital öncesi ve sonrası dönem arasında uçurum olduğunu söyleyebilirim. Özellikle dans fotoğrafçılığında bu olanaklar teknik olarak daha doğru fotoğrafa ulaşabilmede büyük kolaylık sağlıyor. Örneğin çektiğiniz fotoğrafı anında görebildiğiniz için olası hatalara çekim esnasında müdahale edebiliyorsunuz. Günümüzde üretilen kameraların düşük ışık hassasiyeti giderek artıyor. Bunun düşük sahne ışıkları altında bile daha yüksek ISO ve enstantane değerleri sağlamasıyla fotoğrafçı için hareketin anlatımı konusunda büyük bir esneklik oluşuyor. Özellikle aynasız dediğimiz modellerin sessiz modları seyircili temsillerde çekim yapılma zorunluluğu varsa avantaj sağlayabiliyor. Film kullandığımız dönemde bir eserin fotoğraflarını maksimum iki ya da üç filmle çekerdik. Bu da toplamda 72 ya da 108 kare demekti. Günümüzde hafıza kartlarının kapasite ve hızının artması ve bu konuda bir sınırın kalmamasıyla fotoğrafçıya daha fazla fotoğraf çekme ve daha çok deneme yapabilme olanağı doğdu. Dans fotoğrafçılığının firesinin çok olduğu göz önüne alındığında bu gerçekten büyük bir avantaj. Özellikle yeni başlayanlar için. Bir de çekim sonrasında fotoğrafların işlenmesi, gönderimi ve paylaşımı konusunda da olanakların ve hızın çok arttığını söyleyebiliriz.

Advertising
Advertising