Haberler / Spor ve sağlık

Nevşin Mengü'nün Ironman ile zirveye çıkan triatlon sevdası

Nevşin Mengü

İran’daki muhabirlik kariyerinin ardından yıllarca ana haber bültenlerinin parlayan yıldızı oldu. Gazetecilik kariyerinin yanı sıra son zamanlarda başarılı sporcu kimliğiyle de dikkatimizi çeken demir kadın Nevşin Mengü, sporun hayatındaki yerini ve Ironman ile zirveye çıkan triatlon sevdasını anlattı. Hayalsu Altınordu

Çocukluğunuzda sporla aranız nasıldı?
Hep spor yaptım. Babam eski voleybolcu, onun da etkisi oldu. Çocukluğumuzdan beri spor yapma konusunda teşvik edildik.

İran’daki muhabirlik kariyerinizin ardından triatlona başladınız. İran’da sporla ilgili nasıl gözlemleriniz oldu?
İran kayak yapmak için çok uygun. Uçsuz bucaksız pistleri var. Dağ tırmanışı ve trekking için de elverişli. Şimdi Keşm Adası’nda ultra maratonlar düzenleniyor, ama ben orada yaşarken kadınların sokakta koşması yasaktı. Hâlâ şehirde bisiklete binmeleri yasak. Kadın olarak bu tip ülkelerde her şey zor aslında.

Triatlon serüveniniz nasıl başladı?
Uzun mesafe koşuyordum, sonra Ironman markası Türkiye’ye gelince, triatlona başladım.

 

Yoğun bir iş temponuz var. Günde kaç saatinizi antremana ayırabiliyorsunuz? İstanbul’da nerelerde spor yapıyorsunuz? Favori spor kulüpleriniz hangileri? Koşu ya da bisiklet için hangi rotaları tercih ediyorsunuz?
Bu sene Kopenhag Ironman’e hazırlandım. Dolayısıyla Haziran ve Temmuz aylarında haftada 17 saat kadar antrenman yaptım. Eskiden Enka Spor Kulübü’nde yüzüyordum, şimdi trafiğin içinde cebelleşmek istemiyorum. Mac bana yetiyor. Havuzları kısa ama memnunum. Uzun bisiklet antrenmanları üzerine koşuları Maçka Parkı’nda yaptım hep. İyi ki o park var, yoksa 40 derece sıcakta, asfaltın üzerinde mahvolurdum. Bisiklet antrenmanım ise altı-yedi saat gibiydi. Zekeriyaköy ve Kilyos’a gidiyordum. Ankara bisiklet için aslında daha uygun.

Çok tatlı bir köpeğiniz var. Onu da antrenmanlara götürüyor musunuz?
Kısa koşuları beraber yapıyoruz. Koşu 40 dakika civarındaysa onu muhakkak yanıma alıyorum, hoşuna gidiyor.

TED konuşmanızda triatlon ve özellikle yüzmeden bahsetmiştiniz. Peki, bisiklet ve koşuyla aranız nasıl?
Gayet iyi. Kara insanıyım ben, koşuyu da bisikleti de seviyorum.

Türkiye’de katıldığınız triatlonlar da var. Biraz da onlardan bahseder misiniz?
Türkiye Triatlon Federasyonu’nun düzenlediği yarışlara katılıyorum. Zaten küçük bir camia, bütün yarışmacılar ve hakemler birbirini tanıyor, samimi bir ortamda biz bize yarışıyoruz.

Gelibolu’daki son triatlonda birinciliği göğüslemiştiniz. Başarınızın sırrı nedir?
Bu sporda başarının sırrı, hesaplamak. Mesela yarışta ne yiyeceksin, sudan çıkınca ne yapacaksın? Kuru kıyafet mi giyeceksin? Koşuda ilk 5 km ne yapacaksın, hangi jeli kaçıncı dakikada alacaksın? Mesele bunları hesap etmek.

İlk Ironman maceranız ne zamandı?
İlk kez 2015 yılında Antalya’da düzenlenen Gloria 70.3 Ironman’i koştum. Çok güzeldi. Bisiklet parkuru köylerden geçiyordu. Çocuklar yol kenarına dizilmiş, merakla bize bakıyordu. O sene suda fırtına vardı, sonrası gayet güzeldi benim için. Bu yarışı her sene muhakkak Antalya’da koşuyorum. Antalya dünyanın triatlon başkenti olabilecek yapıda ve düzeyde bir kent.

Triatlona hazırlanma sürecinizde motivasyon kaynağınız ne?
Yarış belirleyip ona göre antrenman yapmak motive edici oluyor.

Yarışlara hazırlanırken nasıl besleniyorsunuz? Uzun zamandır vegan olduğunuzu biliyoruz. Vegan sporcular için bir tavsiyeniz var mı? En sevdiğiniz vegan mekanlar hangileri?
Ankara’da Veganka diye bir yere gittim, çok beğendim. İstanbul’da Binevi, Veganarsist ve Vegan İstanbul’un yemekleri çok güzel. Uzun mesafe sporunda beslenme çok önemli. Koşu öncesi bisiklet etabında iyi beslenmek, aç kalmamak gerekiyor, yoksa koşamazsın.

Geçtiğimiz haftalarda Kopenhag’da katıldığınız Ironman’de geçtiğimiz seneye kıyasla kendinizde nasıl bir değişiklik hissettiniz? Yarışa Kopenhag’da katılmayı tercih etmenizin sebebi nedir?
Hem dayanıklılık hem de bilinçlenme anlamında 2015 ile 2018 arasında benim için dağlar kadar fark var. Spor, emek isteyen bir şey.

Ironman öncesi yanınızdan eksik etmeyeceğiniz üç şey nedir?
Bisikletim, deniz gözlüğüm ve koşu ayakkabım.

Triatlon serüvenine dahil olmayı düşünenler nereden başlamalı?
En baştan başlamalı. Güvenebilecekleri bir antrenör bulsunlar ve çok okusunlar.

Yüzme, bisiklet ve koşu dışında zaman ayırdığınız sporlar var mı?
Geçtiğimiz kış boks yaptım biraz. Triatlon antrenmanının bir kısmını zaten fitness oluşturuyor.

Yarış boyunca karşılaştığınız tüm zorluklara rağmen aklınızdan çıkarmadığınız cümle nedir?
“Kafanı topla. Her şey kafada.” Yarıştaki mantram bu.

Başarılı bir sporcu ve gazeteci olarak triatlon dünyasından kiminle röportaj yapmak isterdiniz?
Tim Don. Geçirdiği kazada boynunu kırdı. Adamın bir daha yürüyebileceği bile şüpheliydi ama işte sporcular her anlamda çok güçlü oluyor. Çabucak iyileşti ve sahalara döndü.

Sosyal medyanın hayatınızdaki yeri nasıl? Aktif bir sosyal medya kullanıcısı olarak Twitter’ı özellikle tercih etmenizin sebebi nedir?
Gazeteci olduğum için Twitter hem haber alma, hem de fikir paylaşma platformu olarak çok faydalı. Bir de zaten DW Türkçe olarak şu aşamada internet yayıncılığı yapıyoruz, dolayısıyla sosyal medya işimin vazgeçilmez bir parçası. Spor yaşamımı ise Instagram’da paylaşıyorum.

Sporla ilgili kullandığınız uygulamalar var mı?
TrainingPeaks ve Garmin’in kendi uygulamasını kullanıyorum.

Advertising
Advertising