[category]
[title]
23 Ekim’de Gergedan etiketiyle yayımlanan dört parçalık çalışma, sanatçının daha önce kaydettiği ancak bugüne kadar yayımlamadığı şarkıları bir araya getiriyor. Müzisyen Ahmet Uçak, Hidden’ı ses tasarımı, vokal kullanımı, armonik yapı ve ritmik çeşitlilik üzerinden değerlendiriyor

Rae’nin elektronik müzik projesi Statue of Mirrors, iki yıllık aranın ardından yayımladığı dört parçalık yeni EP’si Hidden ile dinleyiciyle buluşuyor. 23 Ekim'de Gergedan etiketiyle yayımlanan çalışma, sanatçının daha önce kaydettiği ancak bugüne kadar gün yüzüne çıkarmadığı parçaları bir araya getirirken projenin geçmişiyle yeni müzikal arayışları arasında da bir köprü kuruyor.
2019’da yayımlanan ilk albümünden bu yana melodik anlatımı ve elektronik müziğe yaklaşımıyla kendi ses dünyasını oluşturan Statue of Mirrors, Hidden’da farklı türler arasında dolaşan dört parçayla karşımızda. Melodik electronica’dan elektronik popa, krautrock etkilerinden deneysel ve atmosferik seslere uzanan EP, Rae’nin üçüncü stüdyo albümü üzerindeki çalışmalarını sürdürdüğü bir dönemde yayımlanıyor.
Müzisyen ve prodüktör Ahmet Uçak, Hidden’ı ses tasarımı, vokal kullanımı, armonik yapı ve ritmik çeşitlilik üzerinden değerlendiriyor. Uçak’ın EP’ye dair yorumları, çalışmanın elektronik ve organik unsurlar arasındaki dengesine, karanlık atmosferi içinde öne çıkan melodilerine ve parçaları bir arada tutan prodüksiyon anlayışına odaklanıyor.
Bazı elektronik müzik işleri, kullandıkları seslerden çok bu seslerin bir araya geliş biçimiyle etkiliyor. Hidden’ı dinlerken bende öne çıkan his de bu oldu. Elektronik müziğin soğuk ve mekanik tarafa kaymaya müsait dünyası, burada daha organik bir karakterle buluşuyor. Seslerin birbirine eklenmesinden ziyade, sanki en başından beri aynı dünyanın parçasıymış gibi hareket etmesi, EP’nin en sevdiğim taraflarından biri.
Prodüksiyonda özellikle vokallerin müziğe yerleşme biçimi dikkatimi çekti. Double kayıtlar ve efektler, vokalin etrafına sonradan eklenmiş katmanlar gibi durmuyor; müziğin dokusuna karışarak onunla birlikte nefes alıyor. Vokal kimi anlarda öne çıkarken kimi anlarda elektronik dokuların içine çekiliyor. Bu yaklaşım, vokali yalnızca bir anlatım aracı olmaktan çıkarıp aranjmanın doğal bir parçasına dönüştürüyor.
Armonik tarafta ise karanlık bir atmosferin içinden parlayan melodiler var. Müziğin genelindeki gölgeli karaktere rağmen melodiler güçlü ve aydınlık bir his taşıyor. Bence EP’nin duygusal derinliğini sağlayan da bu karşıtlık. Melodiler karanlığı ortadan kaldırmaya çalışmıyor; onun içinde kendilerine yer açıyor. Böylece müzik, dinleyiciyi tek bir duyguya hapsetmeden farklı hisler arasında dolaştırıyor.
Enstrüman seçimlerindeki isabet de bu dünyanın inandırıcılığını artırıyor. Kullanılan sesler yalnızca atmosfer yaratmak için değil, parçaların karakterini belirlemek için de doğru noktalarda devreye giriyor. Hiçbir unsur kendini gereğinden fazla göstermeye çalışmıyor. Ritimlerdeki farklılıklar ise bu kontrollü yaklaşımın tekdüzeliğe dönüşmesini engelliyor. Parçalar arasında değişen ritmik hareket, müziğin enerjisini taze tutarken ortak ses dünyasının dağılmasına izin vermiyor. Bütünlük burada benzerlikten değil, farklı tercihlerin birbirini tamamlamasından doğuyor.
Elektronik müzikte ses tasarımı zaman zaman kendi başına bir gösteriye dönüşebiliyor. Hidden’da ise teknik tercihler, müziğin önüne geçmek yerine anlatımını destekliyor. Elektronik üretimin detaylı yapısı ile analog dünyanın organik hissi arasındaki denge, dinleyiciye yalnızca işitsel değil, fiziksel olarak da hissedilebilen bir deneyim sunuyor. EP içerisinde en çok “Happy Days, Sad Days” bende karşılık buldu. Melodik yapısı ve ritmik akışıyla diğer parçalardan ayrılırken EP’nin genel atmosferiyle kurduğu bağı da koruyor.
Enstrümanların katman katman eklenmesiyle müziğin giderek büyümesi, parçayı benim için EP’nin en özel noktasına taşıyor. Hidden, benim için ilk dinleyişte tüketilen bir çalışmadan çok, ayrıntılarına kulak verdikçe karşılığını bulan bir EP. Vokal, armoni, ritim ve ses seçimi arasındaki ilişki, dört parçayı bir arada tutan asıl unsur. Bazen iyi bir prodüksiyonun gücü, ne kadar çok şey duyurduğunda değil, her sesin neden orada olduğunu hissettirebilmesinde saklıdır.
Discover Time Out original video