0 Beğen
Kaydet

Uçurtma Müzesi’nin kurucusu Mehmet Naci Aköz'le tanışın

Uçurtma uçurmanın sırrına vakıf olamayan, Snoopy’nin sahibi Charlie Brown’ın makus talihini paylaşanlardan mısınız?

Uçurtma Müzesi’nin kurucusu Mehmet Naci Aköz

Sahibinin tutkularına dair hikâyeler anlatan kişisel müzelerin peşindeyseniz, şüphesiz Masumiyet Müzesi’nden yolunuz geçmiş, Oyuncak Müzesi’nden bahsedildiğini ise duymuşsunuzdur. Peki, uçurtmalara dair tüm sorulara cevap bulabileceğiniz, bir uçurtma sevdalısının elinden çıkma Uçurtma Müzesi’nden haberiniz var mı?

Tam adıyla Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi, müzenin kurucusu Mehmet Naci Aköz’ün bir ömre yayılan uçurtma aşkının ete kemiğe bürünmüş hali. 1960’lı yılların mütevazı Türkiye’sinde, kendi yaptığı uçurtmaların peşinde mutlu olmayı bilen bir neslin çocuğu Aköz. Yetişkinliğe adım atmasının ardından, 1984 yılında Türkiye’nin ilk uçurtma yarışını düzenleyen, 1986 yılına geldiğimizde Türkiye’nin ilk uçurtmacılar birliği olan Eyüp Kardeş Uçurtmacılar Birliği’ni kuran, 1997’de ilk uluslararası uçurtma festivalini gerçekleştiren Aköz bu başarılarıyla Türkiye’de uçurtmacılığın gelişmesi ve örgütlenmesi açısından öncü bir isim. Uçurtma Müzesi fikrinin temelleri ise, uçurtma koleksiyonu yapmaya başlaması ile atılmış, ancak müze bu tarihten tam 19 yıl sonra kapılarını açmış. Aköz bu yılları “doğum sancısı” olarak tanımlıyor ve müzenin sürekli gelişen, zenginleşen yapısından bahsediyor.

 
 ULUSLARARASI UÇURTMA AĞI

İlk açıldığında 6 ülkeden ortalama 300 parçaya sahip olan müzede bugün 28 ülkeden, toplam 2000’den fazla parça yer alıyor. Farklı kültürlere ait uçurtmalarla birlikte uçurtmaların tarihine doğru bir yolculuğa çıkabileceğiniz müzede ayrıca çocuklar için uçurtma atölyeleri gerçekleşiyor. Rengârenk uçurtmalar arasında gezinirken Aköz uçurtmaların farklı kültürlere dair neler fısıldadıklarını anlatıyor. Aköz’e göre uçurtmalar mevzubahis olduğunda dünya ikiye ayrılıyor. Uçurtmanın doğduğu Asya ve Uzak Doğu ülkelerinde tarih ve kültüre dair ipuçları, uçurtmalardan eksik olmuyor. Yılları hayvan isimleriyle adlandıran Çin uçurtmalarının neredeyse tamamı hayvan figürleriyle bezeliyken, Endonezya’da uçurtmalar yerel el sanatlarının ince işçiliği ile buluşuyor. Savaşları haber veren, Tanrılarla iletişim kurduğuna inanılan uçurtmalar, doğuda mistik bir kimliğe bürünürken yüzümüzü batıya döndüğümüzde pozitif bilimlerin uçurtmanın temel ilkeleriyle buluşmasından doğan icatları keşfediyoruz. 1887 yılında insansız hava fotoğrafçılığının ilk defa uçurtmalarla gerçekleştirildiğini öğrenince bugün drone’lara duyduğumuz hayranlığın vaktiyle uçurtmalara yöneltildiğini fark ediyoruz. Batı tarihinde meteorolojiden deniz taşımacılığına, uçurtmanın farklı alanlarda kullanıldığına dair izler bulmak mümkün.

Tarihçilerin çoğuna göre MÖ 300’lü yıllarda Konfüçyüs’ün ülkesi Çin’in Weifang şehrinde ortaya çıktığına inanılan uçurtmaya dair dünyadaki en büyük müze de, bugün uçurtma başkenti addedilen Weifang’de. Naci Aköz, bu müzenin bahçesinde, uluslararası uçurtma festivali düzenleyen ülkelerden biri olan Türkiye’nin de adını taşıyan bir plaket olduğundan gururla bahsediyor. Yıl boyunca uluslararası uçurtma festivallerine katılan Aköz geçtiğimiz ay, Endonezya Uluslararası Uçurtma Festivali’nde de yerini aldı.

Aköz, elinde uçurtmasıyla ilerlediği yolda onu takip edenlerin sayıca artacağını düşünüyor ve Türkiye’de uçurtmacılığın daha uzun bir yolu olduğuna inanıyor. 

Bakıcı Sokak 12, Üsküdar. www.ucurtmadunyasi.com

Uçurtma uçurmak için ideal yerler

1

Caddebostan-Tuzla sahili

Anadolu Yakası'nın, hatta tüm İstanbul'un en popüler uçurtma uçurma noktalarından biri, Caddebostan ile Tuzla arasındaki sahil şeridi.

2

Sarayburnu-Yeşilköy sahili

Rüzgâr açısından İstanbul'un en elverişli noktalarından biri, Sarayburnu'ndan Yeşilköy'e uzanan sahil hattı.

3

Haliç civarı

Avrupa Yakası'nda uçurtma uçurmak için en uygun yerlerden biri de Miniatürk etrafındaki geniş alanlar. 

Advertising

Yorumlar

0 comments