Marşandiz: Yolunuza ritim, muhabbetinize tat

Bu şarkılar derdinizi hafifletmeyebilir ama belki yolunuza ritim, muhabbetinize tat katar.

Hey! Douglas
1/2
Hey! Douglas
2/2
Ediz Pekinli |
Advertising

Bir neslin Anadolu pop geleneğini yeniden keşfetmesini sağlayan Hey! Douglas birkaç aydır bir hayli aktif, tam gaz ilerliyor diyebiliriz. Önce art arda Göksel, Can Gox ve Gaye Su Akyol ile klasik parçaların Hey! Douglas tarzı yorumlarından oluşan tekliler yayınladı. Hepimiz gelmekte olan albümün bir cover albümü olmasını beklerken 10 özgün besteden oluşan ‘Marşandiz’ ile ters köşeye yatırdı Hey! Douglas. Biz hâlâ ‘Marşandiz’i sindirmeye çalışalım, bu satırları yazdığımız sıralarda albüm öncesi teklilerin devamı niteliğinde bir çalışma daha geldi Hey! Douglas’tan. Fikret Kızılok klasiği ‘Leylim Leylim’ orijinal vokallerine dokunulmadan bir Hey! Douglas parçasına dönüştü VeYasin’in elinde.

‘Marşandiz’ gerçekten de her bir vagonunda başka coğrafyalardan, farklı türlerden esintiler taşıyan bir yük treni. Dub etkileri de var, funk da; türküler de çalınıyor kulağımıza soul parçaları da. Albümü dinledikten sonra Hey! Douglas’ın ardındaki isim VEYasin’in kapısını çaldık.

 

Albümde daha az sample var sanki bu sefer, canlı kayıtların ağırlığı da daha fazla hissediliyor. Telifle ilgili kısıtlamalar mı sizi böyle parçalar yapmaya itti?

Sample benim için ses dosyasından öte, deneyim repertuvarımda bulunan birikimlerdir. Bu düşünceyle yaklaşırsak aslında albümün tamamı sample.

 

Nasıl bir kadroyla birlikte çalıştınız, kimler çaldı albümde?

Trombon ve trompette Ekin Eti var. Klarnetleri Hasan Dağlar, flütleri Richard Laniepce çaldı.

‘Randevu’ şarkısının gitarlarında Alper Sarıoğlu, diğer şarkılarda ise gitar ve sazda Tolga Böyük ile kayıtlar yaptık. Kadro aslında stüdyo ve sahne haricinde gün içerisinde de birlikte zaman geçirdiğim dostlarımdan oluşuyor.

 

Parçaları yazmaya nasıl başladınız, nereden yola çıktınız? Son hallerine gelinceye kadar nasıl bir süreçten geçtiler?

Her konser öncesi yeni bir şarkıya başlamak ve o şarkıyı konserde dinlemek alışkanlık oldu. Bu nedenle çok şarkı birikti. Albüme koyacağım çalışmaları seçerken farklı tarzlarda olmalarına dikkat ettim. Farklı tarzlarda çalan DJ’ler için de malzeme olsun istedim. En büyük temennim de dinleyiciler için ilham verici olması. 

 

Albümün isminden de bahsedelim. ‘Marşandiz’ yük treni demek. Dert yüklü kervanlar aşina olduğumuz bir tema buranın müziğinde. Sizin trenin yükü nedir?

Bu albümle karşılaşmışsanız, sizin durağınızda durmuş demektir. Bu şarkılar derdinizi hafifletmeyebilir ama belki yolunuza ritim, muhabbetinize tat katar.

 

Türkiye’nin müzikal geçmişine gittikçe artan bir merak ve ilgi var. İşin boyutu Tanburi Cemillere kadar gitmiyor elbette ama bir Mahzuni’ye saygı albümü dinleyebiliyoruz ya da Hollandalı bir Anadolu pop cover grubunun biletleri hızla tükeniyor. Bu ilgiyi nasıl karşılıyorsunuz? Sonuçta bu konuda sizin de ciddi katkılarınız var. Sizce bu ilginin ardındaki motivasyon nedir?

İçinde yaşadığımız kültürün beklentileri ve düşünceleri, insanımızın ortak duygularını şekillendiriyor. Altın Gün’ün sound’unu oldukça beğeniyorum. Yaptıkları müziğin dokusunu orijinaline uygun şekilde icra ediyorlar. Bunun için de teknolojiye hakim olmak gerekiyor. Hey! Douglas’taki teknolojik taraf da daha önce var olmayan yeni ifade olanakları yaratıyor ve bunları çok kolay benimseyip içselleştiriyoruz. Bu imkanları kullanarak etkili bir tavır ortaya koyduğumuzda elektronik tınılar da gönül telimizi titretmeye başlıyor. Zamanla elektronik seslerin dinleyiciyi etkileme gücü artıyor.

 

Albüm öncesinde eşlikler yayınladınız art arda, fakat albüm çok daha kişisel bir iş olmuş gibi görünüyor. Ortak projeler devam edecek mi? Yakın dönemde neler dinleyeceğiz?

Albümün böyle olması, Hey! Douglas’ın farklı yönlerini, eğilimlerini tanıtmak için iyi bir referans. Ortak çalışmalara başladığımızda fikir alabileceğimiz bir albüm. Yakın dönem için planlarımız sürpriz. Yerli ve yabancı ortak projeler diyelim.

 

Birkaç yıl önceki röportajımızda o sıralar Kuzey Afrika müziklerini döne döne dinlediğinizi söylemiştiniz. Bu merakınız devam ediyor mu? Şu sıralar nerelerden ilham alıyorsunuz?

Dijital platformlarda bulunmayan sınırlı sayıda üretilmiş plakları takip ediyorum. Genelde DJ prodüksiyonları oluyor bunlar. Ayrıca tarz ayırmaksızın eski konser kayıtlarını izliyorum ve dinliyorum.

 

Sormazsak olmaz: Hip-hop’ı yine nadasa bırakmış gibi görünüyorsunuz? Önümüzdeki günler için hip-hop cephesinde yeni bir şeyler yok mu?

Biliyorsunuz ki rap müzik dengeleri değiştirdi. Kitlesini büyüttü. Rap dinleyicisi müzik kritikleri yapmaya başladı ve artık sevdiği tarzı da eleştirebiliyor. Bu müzik için bir zenginliktir. Ben hip-hop’ın içinde doğmuş birisi olarak şu sıralar biranın köpüğünün biraz inmesini bekliyorum. Yayınlanmayı bekleyen kayıtlarım var. Her an hazırlıklı olun derim.

 

Festival ve açık hava sezonunu açalı epey bir oldu, bu yaz nerelerde çaldınız, çalacaksınız?

Şu sıralar festivaller yoğunlukta, arta kalan zamanları stüdyoda geçiriyorum. Aslında tatil de fena fikir değil.

 

‘Marşandiz’ tüm dijital platformlarda yayında. Instagram.com/hey_douglas

 

 

 

 

Advertising