The Away Days ile son single'ları 'World Horizon' üzerine

The Away Days sıkı bir maratona başladı. ‘World Horizon’ single’larını birkaç yeni single takip edecek ve Şubat’ta da ilk The Away Days albümü raflara düşecek. Albüm ve turne arifesinde adını yurt dışında da duyurmayı başaran grupla iki lafın belini kırdık
Anol Atık, Can Özen, Orkun Atık, Sezer Koç
Ralf Cebeci |
Advertising

Müzik yapmaya başladığınız dönemle bugün arasında sanatla uğraşmak açısından nasıl farklar var?
Can Özen:
Mevsimler değişti fakat bilincimiz arttı. Ne yapmak istediğimizi ve nasıl yapabileceğimizi daha net görebiliyoruz. Şartlarımız ise daha zor, şehir hiç olmadığı kadar kasvetli. Başta lehimize kullandığımız karanlık, şu an aleyhimize işliyor. Umarım zamanla dengeleyebiliriz.

Böyle netameli zamanlarda müzikle uğraşmak nasıl hissettiriyor? “Auschwitz’den sonra şiir yazmak barbarlıktır,” sözü felaketlerin içindeyken nasıl geliyor kulağınıza?
Can:
İster felaket ister huzur dolu bir ortam; ne zaman isterseniz müzik yapmalısınız. Ülkeyi kontrol altında tutmak bizim elimizde değil. Zaman akıp geçiyor. Yaşıyor muyuz yoksa sadece zaman mı öldürüyoruz bilmiyoruz. Bunu Thom Yorke’a sorabiliriz.

Yurt dışında ciddi bir görünürlüğünüz var. (SXSW) gibi önemli yerlerde sahne aldınız. Önceliğiniz daha beynelmilel bir dinleyiciye seslenmek denilebilir mi?
Sezer Koç:
Yurt dışında inanılmaz bir rekabet var. Akıl almaz bir şey. O yüzden önümüzdeki albüm ile The Away Days’i bir adım ileri taşıyıp, vaktimizi en verimli biçimde kullanarak profesyoneller ligine adım atmak istiyoruz. Ve tabii ki bu ligin izleyicileri çok daha fazla, geri dönüşü de... 

Yurt dışı performanslarınızla Türkiye konserleri arasında bir fark oluyor mu?
Sezer:
Genel olarak daha meraklı ve yaşayan bir izleyici ile karşılaşıyoruz yurt dışında. Bu da bizi daha çok heyecanlandırıyor tabii. 

Bir grup olarak kendi sesinizi bulurken kimlerden, nasıl etkilendiniz? Size müzikal anlamda pusula olan isimler kimlerdi?
Anıl Atık:
Joy Division, The Radio Dept., Deftones, The Smiths, The Beach Boys.

“Önümüzdeki albüm ile profesyoneller ligine adım atmak istiyoruz.
-Sezer Koç-”

Türkiyeli müzisyenlere sorulmazsa olmayacak bir soru: Yalnızca müzikle mi uğraşıyorsunuz, yoksa başka meslekleriniz de var mı?
Sezer:
Şu anda sadece müzikle uğraşıyoruz ve üniversitedeyiz. Yakın bir zamanda yurt dışına taşınma planımız var, bu yüzden şu an için kalıcı bir meslek düşünmüyoruz müzik dışında.

The Avalanches’dan Radiohead’e birçok büyük isim bu yıl yeni albümlerini yayınladı. Sizi en çok heyecanlandıran albümler nelerdi?
Can:
Porches, Whitney, Day Wave. 

Şubat ayında ilk albümünüzü yayınlayacaksınız, öncesinde ise dinleyiciyi single’lar bekliyor. Biraz ilk albümden bahsedelim mi? Nasıldı yaratım süreci, herhangi bir plak şirketiyle anlaştınız mı?
Can:
Yaklaşık bir yıldan fazla sürdü üretim süreci. Kayıtları altı-sekiz ayda tamamladık. Çoğunu kendi evimizde, davul ve basları Çağan Tunalı ile Noiseist’te kaydettik. Albümümüzü Avrupa ve Türkiye’de Pasaj Müzik ile yayınlayacağız.

İlk albümün yayınlanması neden bu kadar uzun sürdü?
Orkun Atık:
İlk albüm için acele etmedik hiç, iyi ki de etmemişiz. Şu an içimize aşırı sinen bir ilk albümümüz var. Eski hiçbir şarkı olmayacak albümde.

Bugüne dek pek çok yabancı basın organı hakkınızda yazılara ve sizinle yapılmış röportajlara yer verdi. Yorumlar arasında size en çok gurur veren hangisiydi? Ya da sizinle yapılmış hangi yorum taşı gediğine oturtmuştu?
Orkun:
Aklımızda kalan negatif bir şey yok. The Guardian’ın “İleride fenomen olacaklar,” demesi sanırım bizi en çok mutlu eden yorumlardan biriydi.

Önümüzdeki günlerden beklentileriniz, temennileriniz neler?
Can:
Umarım barışçıl bir ortam oluşur ve bu şekilde kimse müziğin önünü kesemez.

www.theawaydays.co

 

Advertising
This page was migrated to our new look automatically. Let us know if anything looks off at feedback@timeout.com