Ek Biç Ye İç

Restoranlar Taksim
Ek Biç Ye İç

Ek Biç Ye İç, olabildiğince organik ve hesaplı bir lokanta, aynı zamanda elinizi toprağa alıştırabileceğiniz bir çalışma alanı.

Bir gece vakti, Gümüşsuyu’ndan Taksim Meydanı’na çıkan son düzlüklerde Amsterdam’ın Red Light District’ini hatırlatan bir şekilde kırmızı ışıklarla aydınlatılmış bir yerin önünden geçmiş olabilirsiniz. Bu ışıklar bambaşka bir amaca hizmet ediyor; mekânın içindeki marulları, maydanozları, pazıları besliyor.

Ek Biç Ye İç’in kazanlarında her hafta beş çeşit çorba kaynıyor, büfesindeki 20’ye yakın malzemeden dilediklerinizi seçerek salata veya wrap hazırlatabiliyorsunuz. Mutfağını özel kılan ise kullanılan malzemelerin kökenleri. Her sebzenin, meyvenin veya et ürününün nereden geldiği açık açık sıralanmış; salatanıza koydurduğunuz turpun Gümüşdere’den geldiğini, wrap’inize doldurduğunuz tavuk etinin Samsun Alaçam’da yetiştirilen hayvanlardan temin edildiğini öğreniyorsunuz. Malzeme çeşidinin bol olması sayesinde tercih yaparken farklı tatları karıştırmak serbest; tatlıyla ekşiyi beraber ilk kez deneyip beğenen, her gün farklı malzemeleri seçerek öğle yemeği rutinine hareket katan misafirleri oluyor.

Özellikle organik ve sağlıklı olarak pazarlanan fahiş fiyatlı, küçük porsiyonlu salatalara inat uygun fiyatlarda ve bol kepçe salataları öğle yemeği için iyi bir tercih. Yine de Ek Biç Ye İç’in tek derdi organik ürünler değil. Ekipten Ayça İnce “İlle de organik olsun,” demediklerini, kullandıkları malzemelerin yerel ve karbon ayak izinin düşük olmasını tercih ettiklerini söylüyor. Güney Amerika’dan organik ve sağlıklı kinoa getirmek değil onların amacı. Mesela tohumunun organik olmadığını bile bile Yedikule marulunu tercih ediyorlar. Böylece Yedikule Bostanları’nda moloz ve risk altındaki 950 hektarlık tarım alanını bize hatırlatıyorlar, yani doğanın bize yakın dallarına el uzatıyorlar. Ek Biç Ye İç ekibi bu amaç çerçevesinde yemeklerinde kullandıkları bazı yeşillikleri kendi mekânlarında yetiştirmeyi başarmış. Komşuları gibi otobüs yazıhanesi olabilecek bir alana sahipken toprağa dönme hayallerini gerçeğe dönüştürmüşler.

Ek Biç Ye İç’in kapısından arkasındaki bahçesine kadar uzanan bir duvarı yeşillik yetiştirilmesi için raf raf bölmelere ayrılmış. Toprak yerine Hindistan cevizi lifi kullanarak normalde metrekare başına 10 marulun yetiştirilebileceği bir alanda 25 marul yetiştirebiliyorlar. Yetiştirdikleri yeşillikleri mutfaklarında da kullanıyorlar, ama bu sistem kendi kendine yeten kusursuz ve tamamlanmış bir süs bahçesi değil. Ayça İnce “Burası bitmeyecek bir bahçe,” diye özetliyor Ek Biç Ye İç’i, “İçi boşaltılan sürdürülebilirlik kavramının gerçek anlamını bulmaya çalışıyoruz.” Yemek masaları da bulunan arka bahçesinde çeşitli atölyeler gerçekleştiriyorlar, zaman zaman İstanbul Permakültür Kolektifi gibi topluluklarla iş birliği de yapıyorlar. Tohum saklamayı ve yetiştirmeyi, kendilerinin de kullandıkları hidroponik sistemi (bir çeşit topraksız bitki yetiştirme yöntemi) öğrenebileceğiniz bir köşe burası. Kısacası Ek Biç Ye İç hem atölye, hem mutfak, hem de bir nevi tarla.

Eğri oturalım, doğru konuşalım: Gönlünüz yeşilden yana olsa da doğaya dönen toplulukların arasına kaynamak göründüğü kadar basit değil. Çevreyi düşünmeden attığımız her adımı hatırlamak, doğal olana sizden daha fazla değer verenleri görmek bünyede suçluluk psikolojisi yaratabiliyor. Ek Biç Ye İç ise aksine, kolayca bir parçası olabileceğiniz bir yer. Bir kap çorba bahanesiyle içeriye adımınızı attığınızda duvarlarındaki yazılara göz gezdirerek şehirde tarım konusunda aklınızdaki soruları çözmeye başlayabilir, yeşil hususlar hakkındaki kitap köşesini karıştırabilir, belki de bir gün atölyelerden birine misafir olabilirsiniz. Hiç olmadı, nefis bir çorba içmiş olursunuz.

Editör: Onur Aymete

Yayınlandı:

Mekan adı: Ek Biç Ye İç
İletişim:
Adres: İnönü Caddesi 9/A
Beyoğlu
İstanbul

You may be interested in:

LiveReviews|0
1 person listening