İskender Nişantaşı

Bursa’nın meşhur mavi dükkânı ayağımıza geldi. Tarihi İskender markasına ve Nişantaşı’ndaki yeni şubesine yakından bakıyoruz.

İskender Nişantaşı
Ediz Pekinli |
Advertising
1
Camera

İskender değil, döner kebap

“Usta bir buçuk İskender çek!” Bu cümledeki hata nedir sizce? Cevap yemeğin adında saklı. Mideye indirmek istediğimiz bu yemeğin gerçek adı ‘döner kebap’. 1867’de Mehmet oğlu İskender Efendi, Bursa’daki dükkânında kuzu etinin kendine has lezzetlere sahip farklı bölümlerini müşterilerine eşit oranda dağıtabilmek için dâhice bir icat yapar. Kuzu etinin kemiklerini, derisini ve sinirlerini sıyırır, kalan etleri yaprak biçiminde inceltip bir çubuğa üst üste dizer ve kendi tasarladığı dik bir mangalın karşısında pişirir. Böylece döner keşfedilmiş olur, dünya bundan sonra eskisi gibi olmayacaktır. Pide, tereyağı, sos, yoğurt, domates ve yeşilbiber ilave edilerek geliştirilen bu lezzet ‘İskender Efendi’nin dönen kebabı’ olarak adlandırılır, zamanla bu isim kısaltılarak ‘döner kebap’ olur. Uzun lafın kısası ‘İskender’ bu

buluşu yapan markanın adı, pide ve yoğurt ilavesiyle hayallerimizi süsleyen yemeğin ismi ise ‘döner kebap’.

2
Camera

Neden İskender’de yemeli?

Bursa’daki mavi dükkânın methini duymuşsunuzdur. 1930’lu yıllarda İskender Efendi’nin çocuklarından Cevat İskenderoğlu’nun, büyük ağabeyi ile beraber açtığı bu mekân, bugün orijinal dekorasyonuna sadık kalarak hizmet vermeye devam ediyor. Bursa’da iki şubesi daha olan İskender’in dördüncü şubesi ise nihayet İstanbul’a kısmet oldu. Dört restoranda da her gün taze döner yapılıyor, bu dönerler kömür ateşinde pişiyor ve etlerde hiçbir koruma maddesi veya baharat kullanılmıyor. Balıkesir bölgesinden getirilen koyun ve kuzu etinin saf lezzetine böylece ulaşmış oluyoruz.

Advertising
3
Camera

Etten fazlası

Döner kebap, sadece etten oluşmuyor tabii ki. Pidesi, yoğurdu, tereyağı ve yanına pek yakışan şırasıyla bu bir takım oyunu. Tereyağı, Bursa civarı dağlık yöre sütlerinden elde ediliyor; kuru üzümden hazırlanan şıra da aynı döner kebap gibi orijinal reçeteye sadık kalınarak, hiçbir katkı malzemesi kullanılmadan üretiliyor. Bize sorarsanız, tabağın en büyük yıldızlarından biri yoğurt. Hafif tadıyla döneri dengeliyor, midede ağırlık yapmıyor. İskender markasının veliahtları İskender İskenderoğlu, İlgihan İskenderoğlu Erdem ve Neslihan İskenderoğlu Kefeli’nin dediklerine göre yoğurt o kadar beğeniliyor ki, sık sık ek porsiyon talep edenler oluyor. 

Şakayık Sokak 67, Nişantaşı

Advertising