BAHARDA GÖRSEL ŞENLİK

212 Fotoğraf Festivali’nin ikincisi bu ay gerçekleşiyor. Dünyanın dört bir yanından farklı vizyonlara sahip fotoğraf sanatçılarının eserlerini Bomontiada’da görebilirsiniz

Nadir Sönmez |
Advertising

212 Magazine ekibinin düzenlediği 212 Fotoğraf Festivali, dünyanın farklı bölgelerinden renkleri, sesleri ve yetenekleri artık sadece dergi formatında değil, uluslararası sanatçıların işlerinin görülebildiği bir platformda buluşturuyor. Bu yıl ikincisi gerçekleşen 212 Fotoğraf Festivali için istikamet Bomontiada. Festival, sergilerin yanı sıra, atölyeler, konuşmalar ve film gösterimlerini de kapsıyor.

Festivalin direktörü Handan Yılmaz, dünyadaki fotoğraf festivallerinin çizgisinde duran 212’de, ağırlığın çağdaş fotoğraftan yana olduğunu belirtiyor. Ekip olarak insan odaklı ve alt metni kuvvetli serilere öncelik veriyorlar. Gelecek senelerde hedefleri daha fazla mekanda, daha fazla iş sergiledikleri bir yapıya kavuşmak. Bu mümkün olduğunda çeşitliliği artırmayı, vahşi doğa fotoğrafından mimariye uzanan daha geniş bir yelpazede sergileme yapmayı arzu ediyorlar. Bomontiada’da açılan yeni alanlar sayesinde, bu yıl sergilenen eser sayısı daha fazla ve içerik daha zengin. Geçtiğimiz yıla göre değişen bir diğer faktör de artık satış yapılabilmesi. Sadece sergi yapmaya yönelik bir yaklaşım içindeyken, gelen talepler üzerine bu yıl satın alıma yönelik bir yapı kurmaya karar vermişler.

Çağdaş portre alanının önemli sanatçılarından Fransız Charles Fréger’nin ‘Wilder Mann’ serisine ait fotoğraflar, festivalde sergilenecek dikkat çekici işlerden. ‘Wilder Mann’ fotoğraf projesi Avrupa’da kışın düzenlenen karnavallarda insanların hayvan kılığına girmesinden ilham alıyor. Fréger, 2010 yılında Avusturya’daki Krampus geleneğini keşfetmiş. Noel döneminde giyilen; kürk, tahta maske, ziller ve boynuzların bir arada olduğu radikal Krampus kostümü onu etkilemiş ve araştırmaya koyulmuş. Ayı, Avrupa’daki pagan gösterilerinin önemli bir parçası olduğu için Fréger, Avrupa’nın birçok farklı ülkesindeki karnavallarda ayı ve diğer hayvan figürlerini aramaya başlamış. Bulgaristan, Slovenya, İspanya, İrlanda, Almanya ve Romanya’nın da dahil olduğu 20 ülke gezmiş. Seyahat rotasını vahşi insan ya da hayvan maskelerinin kullanıldığı tören ve kutlamaların yapıldığı yerlere yönelterek fotoğraf çekmeye devam ediyor Fréger.

Ilona Szwarc, Bomontiada’da eserlerini görebileceğiniz bir diğer fotoğraf sanatçısı. Szwarc, Yale Üniversitesi’nde fotoğraf yüksek lisansı yaptıktan sonra The New York Times ve National Geographic gibi yayınlarda fotoğraflarıyla yer almış ve World Press Photo gibi önemli ödüllere layık görülmüş. Rodeo kültürüne lise yıllarında merak salan Szwarc, önce rodeoyu yetişkinlerle ve özellikle erkeklerle bağdaştırıyormuş. Ancak genç kızların da rodeoya ilgi gösterdiklerini ve profesyonel yarışmalara katıldıklarını fark etmiş. Genç kızlar ve oyuncak bebekleri üzerine bir fotoğraf projesi tamamlamış olduğundan, Amerika’daki kızların büyüme süreçleriyle ilgili çalışmasını rodeo üzerinden sürdürebileceğini düşünmüş. Teksas, Oklahoma ve New Mexico’daki müsabakalara katılan sanatçı, tanıştığı genç kızları fotoğraflamış ve ‘Rodeo Girls’ serisini oluşturmuş. Işığa duyarlı olduğunu ve Los Angeles’taki gün ışığını çok sevdiğini söyleyen Szwarc, renklere bakarken ışığı takip ediyor.

Ukrayna’da yaşayan İsveçli belgesel fotoğrafçısı Niels Ackermann ile Fransız gazeteci Sébastien Gobert’in birlikte gerçekleştirdiği fotoğraf projesi ‘Looking for Lenin’, festivalde politik içeriğiyle öne çıkıyor. Ackermann dünyada olup bitenlere dair siyah ve beyaz çizgiler çekmektense, nüanslar ortaya koymanın önemini savunuyor. Günümüzde her zamankinden daha fazla görüntüyle karşı karşıya olan izleyicinin dikkat eşiğinin düştüğünü ve onların ilgisini çekmenin çok daha zor olduğunu düşünüyor. Bunu mümkün kılmak için Ackermann’a göre estetik özelliklerin harmanlanması, orijinal bir hikaye sunulması ve iyi zamanlama çok önemli. Tüm bunların önüne de gerçeği koyuyor. İnsanların kurgu görmek istediklerinde film ya da reklam izleyebildiklerini, dolayısıyla belgesel fotoğrafçılığında hakikati yansıtmanın önemli olduğunu savunuyor. Ukrayna’da dört bir yana dağılmış Lenin heykellerinin arayışına çıktıkları proje, saydığımız çalışma kriterlerini barındırıyor. Gobert ise, Lenin’in ve komünizmin düşüşünü araştırmalarına vesile olan proje sayesinde tanıştıkları herkesle uzun sohbetler ettiklerini vurguluyor. Farklı Lenin heykellerinin görüntülendiği projede tarih mizahi bir yolla ifade ediliyor.

Central Saint Martins’te endüstri ürünleri tasarımı bölümünde yüksek lisans eğitimi alan Ali Bilge Akkaya, tasarımcı ve heykeltıraşlarla ortak projelerde bulunmuş. X-ist’te kişisel sergiler açan sanatçı, fotoğraf çekerken tasarım eğitiminden besleniyor. Tasarımcı olarak kendine “Mükemmel fotoğraf nedir?” sorusunu sormuş Akkaya ve böylece kendi arayışına başlamış. Mekan, insan ve zaman unsurlarını kullanarak bir sahne inşa etmiş. Fotoğraftaki her bir öge işlevsel biçimde mükemmel kareye hizmet ederken birbirini dengeliyor. Bu, Akkaya’nın tasarımcı düşünce şeklinin çektiği fotoğraflara yansıması. Farklı ülkelere seyahat eden sanatçı, karşısına çıkan görsel, mimari ve geometrik çeşitliliklere rağmen fotoğraflarında kendine has bir üslup geliştirmiş. Kompozisyonlarında kullanacağı mekanları seçerken çok bilindik olmamalarına dikkat ediyor. Mekanı, kendi hikayesinden bağımsız, strüktürel bir anlayış çerçevesinde kullanıyor. Böylece normalde fotojenik olarak değerlendirilemeyecek, dikkat çekici olmayan mekanları farklı şekillerde sunuyor ve onları yarattığı sahnelerin arka planı olarak kullanıyor. 

212 Fotoğraf Festivali kapsamında ayrıca uluslararası bir fotoğraf yarışması da düzenleniyor. Konu kısıtlaması olmadan ve her tür fotoğrafa açık bir şekilde düzenlenen yarışmanın birincilik ödülü 5.000 avro. Festivalde fotoğrafları sergilenen sanatçıların bir kısmı söyleşiler vesilesiyle ziyaretçilerle buluşacak. Özde Karadağ ile ışığı keşfetmek atölyesine katılıp Lomography hareketinin tarihçesine dair bilgi edinebilir ve Lomography makineleri ile çekim pratiği yapabilirsiniz. Fotoğrafçı Abdullah Kırbaş’ın popülaritesi gittikçe artan drone kullanımını anlatacağı hava fotoğrafçılığı atölyesi de aynı şekilde pratik şansı sunuyor. Isınan havalarda Bomontiada’ya yolunuzu düşürmek için İstanbul sanat panoramasında yerini hızla alan 212 Fotoğraf Festivali’ni bahane edin.

3-12 Mayıs, Yapı Kredi Bomontiada, 212photographyfestival.com/tr

 

 

 

 

Advertising