1/4
2/4
3/4
4/4

O zaman renk

Uniq Expo’da düzenlenen Andy Warhol sergisi pop art öncülerinin orijinal eserlerini İstanbul’a getirdi. Tüketim toplumunun aşina olduğu görsel dünyayı sanata dönüştüren akımı, serginin küratörü Begüm Alkoçlar’dan dinledik.

Nadir Sönmez
Advertising

Andy Warhol sergisinin küratörlüğünü üstlenmeden önce neler yaptınız?

1987 İstanbul doğumluyum. Bir anne/küratör ve hepimiz gibi hayatta her daim öğrenciyim. Kadir Has Üniversitesi’nde grafik tasarım eğitimi aldım. Şu an Yeditepe Üniversitesi’nde sanat yönetimi eğitimime devam ediyorum. Banu Bilen ile kurduğumuz, sanat ve sanatla ilişkilendirilen projeler ürettiğimiz Standart İstanbul olarak Odeabank O’art Galeri’nin yönetimini üstleniyoruz. Küratörlüğünü ve aynı zamanda sanat direktörlüğünü de üstlendiğim O’Art Galeri’de senelik/süreli sergiler ve bu sergilerin içeriklerine uygun paralel etkinlikler düzenliyoruz. Etkinlikler farklı yaş gruplarına ve farklı amaçlara odaklanıyor. Eğitim ve sosyal sorumluluk etkinlik projeleri en çok önemsediklerimizin başında geliyor. Eşzamanlı olarak McArt.ist’in küratörlüğüne de devam ediyorum.  

Pop art ile daha önce tanışmamış olanlara bu akımı nasıl anlatırdınız?

Bu soru kişinin daha önce sanatla tanışmış olup olmamasına göre değişse de genel bir çerçeve çizebiliriz. 1959 yılında ilk defa İngiltere’de beliren bir sanat akımı olarak pop sanat terimi Lawrence Alloway tarafından kullanılır. Bir anda ortaya çıkan, adeta patlayan anlamına gelen ‘pop’ etimolojik olarak ‘popüler’ kelimesinin kısaltmasıdır. Hemen hemen aynı yıllarda ABD’de dönemin hakim sanat akımı olan Soyut Dışavurum’a tepki olarak popüler kültür ögeleriyle sanat üreten genç sanatçılar dikkat çekmeye başlar. İkinci Dünya Savaşı sonrasında gelişen ekonominin etkisiyle varlığını göstermeye başlayan tüketim kültürü, artık yeni toplum düzeninin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle pop sanatın anlatım dilini, gündelik hayatın kendisi, tüketime yönelik meta, popüler kültürün simgeleri, kitle iletişim araçlarının imgeleri ve seri üretimin sıradan nesneleri oluşturur. Bu durum, pop sanatçıların yüzeysel oldukları ve kapitalist sisteme övgüde bulundukları yönünde eleştirilere sebep olsa da aslında akımın temsilcileri kitle kültürünün ögelerini kullanarak, en canlı ve en parlak renklerle ürettikleri ‘herkesin görüp’, ‘herkesin anlayabileceği’ yapıtlarıyla, geleneksel resim yapma yöntemlerini bir kenara bırakıp sanatın ne olduğunu sorgulamaktadır.  

Böyle bir sergi yapma fikri nasıl oluştu ve gelişti?

Uniq Expo’nun, kurulduğu 2017 yılından itibaren gerçekleştirdiği ‘Leonardo Da Vinci: Dahi İstanbul’da ve ‘Joan Miro Litografi’ sergi projeleri kapsamında, bir sonraki adım olarak planlamış olduğu bir sergi bu. Andy Warhol’u odağına alan bir Amerikan pop sergi fikri. Da Vinci ile rönesans, Miro ile modern sanat, ardından Warhol ile post modern... Doğru bir seçim olduğunu düşünüyorum. Serginin prodüksiyonunu üstlenen McArt.ist ile süreç ilerlerken Uniq Expo tarafından serginin küratörlüğünü üstlenmemle ilgili teklif geldi. Büyük bir mutlulukla projeye dahil oldum ve dahil oluşumla var olan tüm planlar değişti. Çağdaş örnekleri inceledik, eser seçimlerimizi yaptık ve eğlenceyi odak aldık. Böyle söylemek kolay olsa da zorlu bir süreçti, özellikle bu denli büyük organizasyonlarda yolda kontrolünüzün dışında aksaklıklar olabiliyor. Doğru insanlar ile çalışmak çok önemli, bu konuda oldukça şanslıydım. McArt.ist kurucusu Cem Bülent Ünal kürasyondan ayırmanın mümkün olmadığı prodüksiyon kısmının kusursuz bir şekilde tamamlanmasını sağladı.  

Sergide en çok ilgi çekeceğini düşündüğünüz eserler hangileri?

1967 yılına ait Marilyn serisi. Bu nedenle sanatseverler sergiye girdiklerinde ilk olarak bu seriyle karşılaşıyor. Warhol’un resmindeki öznenin, mitlerin ve sanat tarihinin ikonlarının yerini, günümüzün ikonları olan sinema oyuncuları, müzisyenler ve hatta dünya liderlerinin alması bu ilginin başta gelen nedenlerinden. Seri yapıtların özelinde ise imajın ikonikliği, kullanılan canlı renkler ve Warhol dehası. Marilyn Monroe üzerinden kadın stereotipleştirilmesi de hiç şüphesiz bu genellemeye dair bir eleştiri de barındırır. 

Warhol ismi yıllar geçse de popülerliğini yitirmiyor. Yeni jenerasyonların onun sanatına ilgi duymaya devam etmesinin sebebi sizce ne olabilir?

Sebeplerin başında Warhol’un hepimizin hafızasında yer etmiş ve ulaşılabilir görüntüler kullanması geliyor. Günümüzde sanat, toplum genelinde insanüstü bir yetenek ve birebir kopyalama kabiliyeti üzerinden değerlendirilirken pop sanatı ile tanışmak her yeni jenerasyonun ufkunu genişletiyor. Kolay anlaşılabilirliği ve kural bozan yaklaşımı ile gençliğin doğasına uygun oluşu da önemli bir nokta. Warhol, üretimini sanatın hiçbir zaman erişemediği kadar geniş kitlelerin ortak algısı üzerine kurmuş. Bu nedenle bugün de, yarın da her zaman kalıcılığını koruyacaktır. 

Sergide eserleri yer alan sanatçılardan Roy Lichtenstein çizgi romanlardan ilham alıyor. Çizgi roman ya da başka bir disiplin sanat bağlamında yeniden değerlendirildiğinde ona bakışımız değişiyor mu?

Bu soru tam olarak pop sanatçılarının kendilerine sordukları soru! Bir sanat eserini gündelik ya da sıradan olandan ayıran nedir? Onu sanat eseri olarak sınıflandırmamızın altında yatan kriterler nelerdir? İçerik olarak sanat kabul edilmeyen başka bir alandan beslenerek yaratılan ‘şey’ hangi noktada ‘yüksek sanat’ olarak kabul görür? Bu cevaplaması hâlâ oldukça zor bir soru. Bir endişe de barındırıyor. Bugün hâlâ neyin sanat statüsünde olduğuna dair yazılı olmayan, kendiliğinden, önceden belirlenmiş denilebilecek bir sistemin var olmaması, onların yanlış sınıflandırılması endişesini de beraberinde getiriyor. Sanatın içerik, konu ve üretim teknikleri açısından değişiminde gelmiş olunan noktada dediğiniz gibi çizgi roman ya da başka bir disiplinin sanat bağlamında değerlendirilebilmesi sorusu kaçınılmaz olur. 

Amerikalı eleştirmen, sanat teorisyeni ve felsefeci Arthur C. Danto, sanatın tanımlanamaz bir kavram olduğu yönündeki yaygın kanıya meydan okuyarak evrensel anlamı meydana getiren niteliklerin peşine düşüyor. Danto’ya göre bir şeyin sanat eseri olduğunu belirleyen iki ana kriter var: Anlam ve cisimleşme. Bu iki ana kriterin detaylı incelemelerini okumuş olsak da Danto için estetik deneyim ve estetik açısından bir şeyi sanat yapanın ne olduğunu söylemenin imkanı yoktur. Bu soru Danto için bile cevaplanması imkansızken sanıyorum benim başka bir şey söylemem lüzumsuz olacak. 

Sergide eserlerini gördüğümüz bir diğer sanatçı Keith Haring, sanatını koleksiyonerlerin dışındaki kesim için de erişilebilir kılmak amacıyla kendi dükkanını açmıştı. Pop art akımının geniş kesimlerce beğenilmesinin ve bilinmesinin bunun gibi diğer sebepleri neler?

Tarih boyunca portre resmi hep popüler oldu. Pop sanatın yeni bir portre anlayışı geliştirmesi, akımın ilgi çekmesinde bir diğer büyük etken. Bunun yanında akım geneli renk kullanımının özellikle öncüllerine kıyasla canlı, parlak ve eğlenceli olarak nitelendirilebilmesi bir diğer önemli bir nokta. İnsanlar pop sanatının üretimleriyle yalnızca galerilerde değil sokaklarda da karşılaşmışlardı. Ancak en önemli sebep toplumca bilinen imgelerin kullanılması. Bu sanatın anlaşılmasında büyük bir rol oynuyor. Çünkü insan anlamadığı şeyi sevmiyor da. Bu imgelerin bilinmesinin yanında halihazırda sevilmesi ve benimsenmesi ise popülerlik kıstasında pop art’ı diğer sanatsal yaklaşımlardan öteye taşıyor.  

Sergi kimlere hitap ediyor? Gençlerin sergiye ilgisini artıracak yan etkinlikleriniz neler?

Sergi her yaştan sanatsevere hitap ediyor. Serginin tüm kürasyonu buna göre planlandı. Bunun yanında paralel etkinliklerle destekleyeceğimiz bir akışımız var. Çocuklar için hafta sonu ve yarıyıl tatilinde Wapiyon’un uzman ekibiyle birlikte gerçekleştireceğimiz atölye çalışmalarımız olacak. Gençler ve yetişkinler için hem pop sanat dönemine hem de dönemin Türkiye’sinin sanat ortamına yönelik yoğun bilgi içeren konuşmalar düzenleyeceğiz. Çağdaş sanatçılar ile akışı sohbet gibi ilerleyecek olan, gençlere ve yetişkinlere ilham veren içeriklerle kurguladığımız etkinlerimiz de olacak. Hepsini sosyal medya sayfalarımızda duyuruyoruz. 

Serginin tanıtımında eğlence faktörüne vurgu yapılmış. Sanatın eğlenceli yönüne dikkat çekmek Uniq Expo’nun sergilerinde göz ettiği genel bir yaklaşım mı yoksa bu sergiye özel olarak mı belirlendi? Sizce eğlence vaadi insanları sanata yaklaştırabilir mi?

Aslında bu bir tek bizim değil, pop sanatının da bakış açısı. Bu sergide olması gerektiğini düşündük. Eğlencenin ve deneyimin başta çocuklar olmak üzere insanları sanata yaklaştırdığını düşünüyoruz. Ziyaretçilerimiz bu sergide konserve kutularıyla donatılmış bir duvarın üzerinde görüyorlar eserleri ya da bir anda pop sanatının ruhuyla örtüşen bir diskoda buluyorlar kendilerini. Daha birçok ayrıntı var. Uniq Expo'da daha önce gerçekleşen ‘Leonardo Da Vinci: Dahi İstanbul’da, ‘Joan Miro Litografi’ ve ‘Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri’ sergilerinin böyle bir yaklaşımı yoktu.

Sergi 1.500 metrekarelik geniş bir alanda gerçekleştiriliyor. Ziyaretçilere sergiyi gezmeden önce tavsiyeleriniz nelerdir?

İlk tavsiyem muhakkak içerideki bilgilendirmeleri dikkate almaları. Sanatçıların hayatlarının ve sanat disiplinlerinin kısaca özetlendiği bu metinlerde içerik titizlikle hazırlandı. Olabildiğince yalın ve anlaşılır bir dil kullanıldı. Sunduğumuz bilgiler konuya yabancı denebilecek izleyiciyi dışlamamak üzere kurgulandı. Sergiye yaklaşık bir-bir buçuk saat zaman ayırmaları yeterli olacaktır. 

29 Mart’a kadar, Uniq Expo, 12-39 TL, www.uniqistanbul.com

Tavsiye edilen

    İlginizi çekebilecek diğer içerikler

      Advertising