Sanatın en renkli hâli: 'Modern Africa / A Rainbow Nation' sergisi

Son zamanlarda küresel piyasanın gözlerini üzerine diktiği modern Afrika sanatı, şimdi İstanbul’da. Herkesin bütçesine ve zevkine uygun bir eserle evine dönebileceği sergiyi No LaB’ın kurucu ortakları Âlâ Onur ve Zeynep Ercan anlattı.
Eser: Ralph Ziman
Ralf Cebeci |
Advertising

Farklı kültürlerin sanatlarına ilgi duyan iki arkadaş, Âlâ Onur ve Zeynep Ercan. Yolları çeşitli ülkelerden geçmiş ve uzun bir sürenin ardından İstanbul’da tekrar kesişmiş. Fark etmişler ki, ikisi de sanatçıya daha özgür ve sanat piyasasının kalıplarından bağımsız alan tanıyan bir sanat oluşumu kurmak istiyor ve Afrika sanatının rengârenk yaratıcılığına tav oluyorlar. Bunun üzerine Afrika’ya doğru yola koyulup, oradaki sanatçı stüdyolarına odaklanan bir geziye çıkmışlar. Zeynep Ercan’ın teyzesi Yelda Hefer Bayraktar ile eniştesi Porky Hefer’ın da orada yaşayıp sanatla iç içe olmaları şansları olmuş. 

Şimdi burada duralım ve gözümüzü dünyaya çevirelim... Modern Afrika sanatının küresel piyasadaki yükselişi 2014’te Cape Town’ın Dünya Tasarım Başkenti seçilmesiyle başlıyor. Aynı yıl Londra’daki Somerset House’da ‘Return of the Rude Boy’, ertesi yıl İspanya’daki Guggenheim Bilbao ve Almanya’daki Vitra Design müzelerinde ‘Making Africa - A Continent of Contemporary Design’ sergileri açılıyor. Böylece Avrupa’nın merkezine taşınan Afrika sanatı, ardından New York ve Londra’nın tasarım haftalarında, şehrin en göz alıcı noktalarında yapılan ‘1:54 Contemporary African Art Fair’ (2015-2016) ile diğer kıtalara da sıçrayarak, son yılların en çarpıcı tarzı haline geliyor. Geleneksel sanatlarını günümüzün modern çağına çok iyi adapte eden sanatçılar, aşina olduğumuz Afrika imajını kırıyor. Renk, doku ve materyal kullanımlarını cesur, matrak ve dışavurumcu tavırlarıyla birleştirerek 21. yüzyıl sanatına yenilikçi bir tavır getiriyorlar aslında.

Hassan Hajjaj,'My Rock Stars'

Şimdi dönelim İstanbul’a. Âlâ ile Zeynep’in, çıktıkları Afrika gezisiyle şekillenmeye başlayan seçkileri, modern Afrika sanatını tüm renkleriyle Karaköy’e taşıyor. İki ay boyunca Global Karaköy’de sergilenecek koleksiyonları Afrikalı isim yapmış sanatçıların yanı sıra kıtanın yeni yükselen gençlerinin işlerini de kapsıyor. Sergide eserlerini göreceğiniz sanatçılardan çoğu tabii ki Afrikalı. Afrikalı olmayanların ise kıtadan getirilen materyallerden ürettikleri işleri sergileniyor. Sergiye Türkiye’den katılan isimlerin eserleri ise Afrika’ya gittikleri dönem ürettikleri çalışmalarından oluşuyor.

Âlâ ve Zeynep sergiye Afrika meraklısı sanatseverleri çağırmanın yanı sıra, (eğer varsa) sanat sevmeyenleri de hararetle davet ediyor. Nereden mi geliyor bu iddia? Burada sözü Âlâ Onur’a bırakalım: “Afrika sanatı monotonlaşmış sanat tarzına kıyasla çok farklı bir his yaşatıyor insana. Alışık olmadığımız materyaller ve bakış açılarını insanların önüne koyuyor. Bu nedenle bu yeni sanatçıları ve yeni sanat parçalarını görmek insanların hoşuna gidiyor. Ayrıca sanatları 21. yüzyıl politik sanat akımına kıyasla çok daha narin, keyifli ve matrak bir şekilde yapılıyor, sergileniyor. Güncel dünya problemlerini sergilerken bile bunu keyifli bir şekilde yaptıkları için albenisi fazla oluyor parçaların.”

Zeynep Ercan ise şöyle söze döküyor kıta sanatının karakteristik özellikleri ve dünya sanatına tesirini: “Renkleri, dokuları, materyallerin birleşimi... Ayrıca sanatın, kültürün her yönüne sıçramış olması... Kıtanın her yerinde insanlar çok kreatif. Üretmeden ve süslemeden duramıyorlar sanki. Etiyopya’da yaşayan Omo Tribe’ın kullandığı gündelik yaşam süslemelerinin ve materyallerin hepsi bir sanat parçası adeta. Ve bunu dünyayı görmeden ve esinlenmeden, sadece kendileri için yapıyorlar. O nedenle sanata çok büyük katkıları olduğunu düşünüyorum. Modern Afrika sanatında modern çağ ile geleneklerin mükemmel birleşimini görebiliyorsunuz. Bence bu 21. yüzyıl sanatında herkesin ilgisini çeken bir oluşum.”

Beril Gülcan, 'Black Face' serisinden

16 Aralık'a kadar devam eden ‘Modern Africa / A Rainbow Nation’ sergisinde çok çeşitli sanat işlerini aynı mekânda görebilirsiniz. Ne ararsanız var: Fotoğraflar, kilimler, kıyafetler, heykeller, modern objeler, seramik bardak ve vazolar, özel tasarım duvar kâğıtları, koltuklar, puflar, hatta bir de salıncak. Bazı sanatçıların büyük tablolarının yanında, akrilikten yaptıkları bir bilezik veya seramik vazo da satılıyor. Zeynep ve Âlâ’nın sanatçıların onayını almasıyla, büyük eserlerden esinlenilerek daha küçük tasarımlar da üretilmiş. Sergide büyük parçaların yanı başında farklı boylardaki tasarımlarını da bulacaksınız.

Buradaki en büyük amaç sergi mekânına ayak basan her izleyicinin evine bir sanat eseriyle dönebilmesini sağlamak. Dolayısıyla fiyat aralığı çok geniş. 2 dolardan başlayıp 20 bin dolara kadar uzanıyor. Yani bu sergide herkes mutlaka hem zevkine hem de bütçesine uygun bir sanat eseri bulabilecek. Yan etkinlikler kapsamında Türkiye ve Afrika’dan sanatçıları buluşturan atölye çalışmalarının da yapıldığı sergiyi ziyaret ettiğinizde mekânın kafesinde soluklanmayı, dergileri karıştırmayı ihmal etmeyin. Film odasındaki gösterimlere katılabileceğiniz gibi, kendi arşivinizden filmleri bile gösterilmesi için yanınızda getirebilirsiniz. Kısacası, renkli dünyası ve yan etkinlikleriyle ‘Modern Africa’ ayın kaçırılmaması gereken sergilerinden biri.

Advertising
This page was migrated to our new look automatically. Let us know if anything looks off at feedback@timeout.com