Şehir ve Hafıza

İstanbul Modern, şehri Ara Güler’in gözlerinden görmeyi sevenlerin kaçırmaması gereken bir fotoğraf sergisine ev sahipliği yapıyor. Serginin küratörü Demet Yıldız, Ara Güler’in eserleri üzerinden kurulan şehir ve bellek ilişkisini anlatıyor.

Ara Güler
1/2
Ara Güler Arşivi
2/2
Nadir Sönmez |
Advertising

Sergideki fotoğraflar İstanbul Modern Sanat Müzesi Fotoğraf Koleksiyonu’ndan ve Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi Koleksiyonu’ndan seçilerek bir araya getirilmiş. Hangi fotoğrafların sergide yer alacağını nasıl belirlediniz?

İstanbul Modern Sanat Müzesi’nin Fotoğraf Koleksiyonu oldukça geniş bir Ara Güler seçkisine sahip. Bu fotoğraflar Ara Güler’in çeşitli zamanlarda, farklı temalar etrafında ürettiği çalışmaları kapsıyor. O nedenle müzemizin koleksiyonunun Ara Güler’in üretim pratiğine ışık tutacak bir zenginliğe sahip olduğunu söylemek mümkün. İstanbul Modern Fotoğraf Koleksiyonu etrafında bir çalışma yapmaya karar verdiğimizde koleksiyonda yer alan Ara Güler fotoğrafları arasında İstanbul çok güçlü bir damar olarak karşımıza çıktı. Elimizde bulunan çok sayıda İstanbul fotoğrafına tekrar tekrar bakmayı neden sevdiğimizi ve bizi çok kereler gördüğümüz bu fotoğraflara baktıranın ne olduğunu düşünmeye başladık. Bu düşünce etrafında Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi ile adeta arkeolojik bir kazıya başladık. İki kurum arşivinden bir seçki yaptık ve Ara Bey’in gezdiği semtleri temsil eden çalışmaları bir araya getirmeye özen gösterdik.

 

Serginin danışmanı Ara Güler ile çalışmış ve hakkında bir kitap yayınlamış olan Umut Sülün. Süreç boyunca kendisiyle nasıl bir iş birliğiniz oldu? Ara Güler’i tanıyor olması Sülün’ün sergiye yaklaşımını nasıl etkiledi?

Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi Müdürü Umut Sülün’ün danışmanlığında izleyiciyle buluşturduğumuz sergi için titiz ve yoğun bir hazırlık dönemi geçirdik. Umut Sülün’ün Güler’i yakından tanıyor olmasının etkisini, baskıların seçilme sürecinden sergide yer verdiğimiz Ara Bey’den alıntılara kadar birçok detayda görmek mümkün.

 

Ara Güler fotoğraf ve tarih yazımını ilişkilendiriyor. Sizce Ara Güler’in tarihi belgelerken güttüğü amaçlar neler? Fotoğraf çekerken gelecekte nasıl yorumlanacaklarını hesaba katıyor mu?

Kentler, kolektif belleğin şekillendiği ve sürekli güncellendiği alanlar. Bu güncellemenin her jenerasyonda devam etmesinde fotografik kayıt önemli bir rol oynuyor. Dolayısıyla, bir kentin kimliğinin oluşumunda fotoğraf ortak belleği etkiliyor ve şekillendiriyor. Ara Güler’in fotoğrafları da, İstanbul söz konusu olduğunda kente dair ortak imgelem ve anılarımızın inşasında önemli bir yere sahip. Ara Güler’in amacı İstanbul’u belgelemek ve bu belgeleme yoluyla tarihi yazmak. Ancak objektif bir tarih yazımından söz edemeyeceğimiz için Güler’in kendi öznel tarihini yazdığını söylemek yanlış olmaz. Ara Güler’in tarihi kayıt altına alma ve yazma girişiminde bulunurken aslında bizim de kolektif belleğimizi oluşturduğunu hissettiğini düşünüyorum.

 

Sergi fotoğraf sanatının şehirle ve kolektif bellekle ilişkisini araştırıyor. İstanbul’un günümüzde de önemini koruyan semtlerinin 50 yıl önceki hallerini görmek seyircide nasıl etkiler bırakıyor? O döneme tanık olmuş ziyaretçilerle o zamanları yaşamamış olanların tepkileri birbirinden nasıl ayrışıyor?

Aslında bu fotoğraflar aracılığıyla çoğumuzun geçmişte yaşamadığı bir kente olan özlemimizi gideriyoruz. Baktığımız zaman o binaların, insanların orada olmadığını biliyoruz. Bu bir yandan bizlere faniliğimizi hatırlatıyor, bir yandan da İstanbul’u gördüğümüzü düşünsek de aslında bir kişinin gözünden tamamını asla yeniden canlandıramayacağımız bir ‘ana’ ya da sahneye baktığımızı gösteriyor. Geçmiş özleminde ve ‘masum’ olana dönüş arzusunun görsel inşasında ise Ara Güler’e ait bu fotoğraflar çok önemli bir yer tutuyor. Zira biz o günleri Ara Güler’in fotoğrafları aracılığıyla, onun gittiği semtler ve çektiği mahalleler aracılığıyla belleğimizde canlandırıyoruz. Bugün İstanbul’da yaşayanların kolektif belleğinden oluşan eski İstanbul imajı çoğunlukla Ara Güler’in fotoğraflarından oluşuyor. Hatırlama edimi ve bellek yeniden inşayı barındıran olgular. Bu sebeple hatıralarımız zamanla şekil değiştirebiliyor ve zihnimizde çeşitli filtrelemelere tabi tutuluyorlar. Bu sebeple döneme tanıklık etmiş ya da etmemiş izleyicinin tepkisi belirgin şekilde ayrışmıyor. Zira serginin ana önerilerinden biri de bu: Ara Güler’in fotoğraflarının kente dair ortak imgelem ve anıların inşasındaki önemli rolü.

 

Ara Güler siyah ve beyazı nasıl kullanıyor? Kompozisyonlarındaki ışık ve gölge kullanımını yorumlayabilir misiniz? Ara Güler fotoğraflarının öne çıkan ve ortak teknik özellikleri varsa nelerdir?

Ara Güler uzun bir süre siyah beyaz çekiyor ancak bir dönemden sonra çokça renkli fotoğraf da çekiyor. Hatta bazı çok bilinen fotoğrafların aslı renkli; Ara Güler onları siyah beyaz basmayı tercih ettiği için bu fotoğrafları siyah beyaz olarak biliyoruz. Güler’in fotoğraflarının her biri birer film karesini andırıyor, bu da sanatçının çok disiplinli bir geçmişten gelmesinden, fotoğraftan önce sinema, tiyatro ve edebiyatla beslenmiş olmasından kaynaklanıyor.

 

Sergide Ara Güler’in kullandığı fotoğraf makineleri ve arşiv belgeleri de sergileniyor. Bu alan sergiyi nasıl besliyor?

Sergiyi kurgularken Ara Güler’in elimizdeki çalışmalarını arşivsel materyalle zenginleştirmek ve fotoğraflarına hem bildiğimiz hem de yepyeni bir perspektiften bakmak istedik. Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi, Ara Bey’in hem kendi baskılarını hem de diğer obje ve efemerasını içeren oldukça zengin arşivini devraldı. Türkiye’de az rastlanır bir özenle koruyup, çok azı bilinen arşivi gün ışığına çıkarması açısından son derece önemli ve değerli. Yaptığımız iş birliği sonucu sergiyi katmanlandırma ve Ara Güler’in çalışma pratiğine birden fazla yönden bakma imkanı bulduk. Arşivsel malzeme Güler’in sergide yer alan çalışmaları nasıl bir süzgeçten, nasıl bir editörlük sürecinden geçirdiğini ve izleyiciye ulaştırdığını gözler önüne sermeyi amaçlıyor. Bir fotoğrafın birçok ön çalışması var; birçok farklı açıdan birden fazla kez ziyaret edilmiş noktalardan sadece bir fotoğrafı görüyoruz. Dolayısıyla Ara Güler’in o anki İstanbul ile izleyici arasındaki varlığı fotoğraflarında görünmez olsa da, aslında Ara Güler’in seçtiği bir ana tanıklık ediyoruz. Hem baskılar hem de obje ve efemerayı yan yana getirerek Ara Güler’i görünür kılmayı hedefliyoruz sergide.

 

Ara Güler’e ilham vermiş sanatçılar kimler?

Ara Güler sadece fotoğraftan değil sanatın birçok disiplininden besleniyor. Bazen bir bakıyorsunuz Tennessee Williams mı yoksa William Saroyan mı daha iyi diyalog yazar tartışmasına giriyor. Bu sebeple Güler’in birçok sanatçı ve sanat dalından etkilendiğini söylemek yanlış olmaz.

‘İki Arşiv, Bir Seçki: Ara Güler'in İzinde İstanbul’, İstanbul Modern, 17 Kasım’a kadar, www.istanbulmodern.org

 

Advertising