1/6
2/6
3/6
4/6
5/6
6/6

Tiyatroyla hasret giderme zamanı

24. İstanbul Tiyatro Festivali bu ay hem salonlarda hem de çevrimiçi olarak gerçekleşecek. Festival programından seçtiğimiz oyunlara göz atın.

Time Out İstanbul editörleri
Advertising

Pandemi döneminde tiyatro izlemeyi özleyenleri bu ay bir maraton bekliyor desek yeridir. Ay ortasında başlayacak 24. İstanbul Tiyatro Festivali’ndeki oyunların bazıları Zorlu PSM’den Babylon’a, Fişekhane’den DasDas’a uzanan mekanlarda sahnelenecek. Programdaki dijital projeler ise festivalin çevrimiçi platformu online.iksv.org/tiyatro adresinden takip edilebilecek. Toplam 31 projenin izleyiciyle buluşacağı festival kapsamında paneller, atölye çalışmaları, söyleşiler ve okuma tiyatroları gibi ücretsiz yan etkinlikler de gerçekleştirilecek.

14 Kasım-14 Aralık

tiyatro.iksv.org

DIAGONALE ASCENDANTE

Festivalin açılış gösterisi Retouramont topluluğunun imzasını taşıyor. Fabrice Guillot koreografisiyle hayata geçirilen bu dans projesinde Nathalie Tedesco ve Fanny Gombert adeta bedenin sınırlarını sorguluyor. Bunu da bir aparatın yardımıyla dik bir yapıya tırmanarak yapıyorlar. Elastik bir bant üzerine asılı aparatın devasa durağanlığı içinde performansçıların hareketi, yapıyı devinim içinde algılamamızı sağlıyor. Aparat adeta bedenin bir uzantısı gibi performans boyunca geriliyor, büzülüyor, eklemleniyor ve dönüyor.

14 Kasım, 20.00 / 15 Kasım, 15.00 ve 20.00, Yapı Kredi Bomontiada

ücretsiz / Çevrimiçi gösterimler 21-28 Kasım’da İKSV YouTube kanalında.

DUMRUL İLE AZRAİL

Övül ve Mustafa Avkıran öncülüğünde Berlin-İstanbul hattında çalışan, disiplinlerarası sanat üretim inisiyatifi MoMoAcT, retrospektif niteliğindeki ilk oyunları ‘Dumrul ile Azrail’i yeniden sahneye taşıyor. İlk kez 2000 yılında sahnelenen ‘Dumrul ile Azrail’ yeni oyuncuları ve yeni sahneleme anlayışıyla bellek, anlatı, yaşam, ölüm ve aşk tanımlarının izini sürüyor. Murathan Mungan’ın hikayesinden Mustafa Avkıran’ın oyunlaştırdığı eser, Dede Korkut’un ‘Deli Dumrul’unu kaynak alıyor. Eski ve yeni hikaye anlatıcılarını bir araya getiren ‘Dumrul ile Azrail’ sesin, sözün, ışığın, hareketin ve bedenin dramaturjisiyle bilindik bir hikayeyi 20 yıl sonra yeniden kuruyor.

19 ve 20 Kasım, 20.00, Zorlu PSM Drama Sahnesi, 45-85 TL

BEN ‘SEVGİLİ MİLENA’ (Kafka ve Milena Mektuplaşmaları)

Franz Kafka’nın Milena Jesenská’ya yazdığı aşk, özlem ve çaresizlikle dolu satırlar dünya edebiyat tarihinde önemli bir yere sahip. Peki gazeteci, çevirmen, yazar ve Nazi direnişçisi Milena’nın Kafka’ya neler yazdığını merak ettiniz mi hiç? Oyun, bu aşkın günümüze ulaşmamış eksik parçalarını hayal ederek ikili arasındaki mektuplaşmaları kurguluyor. Bülent Yıldız’ın kaleme aldığı eser, Milena Jesenská’nın hayatından ve Kafka’nın ona yazdıklarından hareketle Milena’yı kurgusal düzlemde seyirciyle buluşturuyor. Eser, Kafka’nın gerçek mektuplarıyla Milena’nın kurgulanmış satırlarını harmanlayarak bizi 1920’lere götürüyor. Oyunda Meltem Cumbul’a sesiyle Mert Fırat eşlik ediyor.

16 ve 17 Kasım, 20.30, DasDas / 20 Kasım, 20.30 ve 21 Kasım, 15.00, Fişekhane Ana Sahne, 45-85 TL

kOmİk

Sami Berat Marçalı’nın kaleminden çıkan B Planı yapımı bu oyunda Ceren Taşçı ve Efe Tunçer’i izleyeceğiz. ‘kOmİk’, aşkın tutsaklığında debelenen bir çiftin birbirlerine ve kendilerine karşı verdikleri mücadeleyi anlatan trajikomik bir eser. Oyunun odaklandığı çift, yıllarca süren bir aşkı tanıştıkları ilk beş dakikaya hapsedip o beş dakikanın içinden tüm ilişkiye ve yıllara bakmaya çalışıyor.

17, 18 Kasım, 20.30, Fişekhane Ana Sahne, 45-85 TL

BEN ANADOLU

Kibele’den Theodora’ya, Eftelya’dan Hürrem’e uzanan bir kadınlar geçidi ‘Ben Anadolu’. Tanrıçalar, sultanlar, mitolojik karakterler, köylüler, kantocular, hemşireler... Bu toprakların özünü oluşturan, Anadolu’nun farklı çağlarına tanıklık eden kadınlar Ayça Bingöl’ün yorumunda vücut buluyor. Yıldız Kenter’in yıllarca oynadığı bu oyun, sanatçının anısına, ölümünün birinci yıldönümünde, Mam’art Tiyatro yapımı ve Görkem Yeltan rejisiyle sahneleniyor.

22, 23 Kasım, 20.30, Zorlu PSM Drama Sahnesi / 28 Kasım, 15.00, Caddebostan Kültür Merkezi, 45-85 TL

FAHRENHEIT 451

Distopya edebiyatının kült eseri ‘Fahrenheit 451’ bu kez tiyatro sahnesine taşınıyor. Erdal Beşikçioğlu ise oyunun hem yönetmen koltuğunda oturuyor hem de başrolde karşımıza çıkıyor. Tatbikat Sahnesi yapımı oyun şu soruya yanıt arıyor: İnsan psikolojisinden başlayarak toplum düzenine yayılan denetlenemez bir kabus ortamında, insanlık için bir kurtuluş mümkün mü? ‘Fahrenheit 451’i Ray Bradbury’nin distopyası değil, bizim dünyamız olarak görebiliriz.

23 Kasım, 20.30, Fişekhane Ana Sahne, 45-85 TL

MAP TO UTOPIA

‘Map to Utopia’da ilginç bir deneyim sizi bekliyor. İstanbul merkezli Platform Tiyatro ile Bonn’dan Fringe Ensemble’ın ortak projesi olan ‘Map to Utopia’, seyircinin konumunu pasif izleyiciden aktif katılımcıya dönüştürerek bir kent geleceği fikri oluşturuyor. Dört farklı semt simülasyonu yaratan performans, seyircileri birbirleriyle komşu oldukları bu semtlerde yeni bir karakteri ve onun yolculuğunu inşa etmeye davet ediyor. Dijital platformlar ve tiyatro ilişkisine dair düşündüren projede seyirci iki farklı seyir deneyiminden birini tercih edebiliyor. Seyirciler oyuna Zoom programı ve oyun için tasarlanan özel bir mobil uygulama üzerinden dahil olabiliyor. Oyuncularla aynı fiziksel mekanı paylaşanlar ise yepyeni bir seyir-katılım deneyimi yaşıyor. ‘Map to Utopia’, geleceğin tiyatrosu üzerine düşünmenize vesile olacak.

25, 26 Kasım, 20.30, Babylon, 45-85 TL.

Oyuna çevrimiçi katılım için başvurular 15 Kasım’dan itibaren Platform Tiyatro’nun Instagram sayfası üzerinden yapılacak.

BABAMI KİM ÖLDÜRDÜ?

Günümüzün en dikkat çekici yazarlarından biri olan Édouard Louis’nin üçüncü otobiyografik romanının sahne uyarlamasını festival kapsamında izleyebilirsiniz. ‘Babamı Kim Öldürdü?’ Louis’nin babasına yazdığı bir mektup aslında. Geçirdiği iş kazasından sonra çalışamaz duruma gelen babasını görmeye giden yazar, adeta bir enkaz buluyor karşısında. Alkol, yoksulluk, yorgunluk ve ağır çalışma koşulları nedeniyle hastalanmış bir baba… Bu görüntüyü öfke dolu bir mektupla anlatan ‘Babamı Kim Öldürdü?’de seçkinlerin siyasetinin nasıl ‘estetik’ bir mesele haline geldiği ve alt sınıfların bu estetiğin yükü altında nasıl ezildiği çarpıcı bir dille aktarılıyor.

27, 28 Kasım, 20.30, Zorlu PSM Drama Sahnesi, 45-220 TL

UNUTMAK Bir Hatırlama Projesi

Alana özgü oyun projeleriyle tanıdığımız Mekan Artı, bu kez İstiklal Caddesi’ni mesken ediniyor. Rezervasyon yaptırarak izleyebileceğiniz oyunda seyirci emekli gazeteci Aret’in yüz yıllık hayat hikayesiyle tanışıyor ve Beyoğlu’nun unutulmuş mekanlarında bir tura çıkıyor. Seyircinin kulaklıklarını takıp yürüyerek katılacağı ve sokaktan geçenlerin de dahil olacağı oyunda metinle gerçek iç içe geçecek.

28 ve 29 Kasım, 15.00 ve 18.30 / 30 Kasım ve 1 Aralık, 17.00 ve 20.00, İstiklal Caddesi, ücretsiz

 

ÇEVRİMİÇİ GÖSTERİMLER

KUĞU GÖLÜ

Roni Haver ve Guy Weizman önderliğindeki uluslararası dans topluluğu Club Guy & Roni, festivalin ‘Hollanda Seçkisi’ bölümünde ‘Kuğu Gölü’nü yorumuyla karşımıza çıkıyor. Bu klasik eserin yeni yorumu, tiyatronun üç farklı mekanından hem çevrimiçi hem de çevrimdışı bir etkinlik olarak seyirciye sunuluyor. ‘Kuğu Gölü’, kusursuz bir masal dünyasına kaçma arzumuzla, gerçeklikle ilişkimizi kaybetme riskini bir araya getiren bir performans. Mekanda bulunan seyirciler, bir sahneden diğerine geçerken performansın nasıl ilerleyeceğini belirleyen seçimler yapıyor. Çevrimiçi seyirciler de bu masalın nasıl sona ereceğini belirliyorlar. Gösterideki performanslar 20 dakikada bir yeniden başlıyor ve dokuz kez tekrar ediyor.

18 Kasım, 20.00, 20.20, 20.40, 21.00, 21.20, 21.40, 22.00, 22.40 / 19 Kasım, 20.00, 20.20, 20.40, 21.00, 21.20, 21.40, 22.00, 22.40, 75 TL.

EFTEN PÜFTEN ŞEYLER

‘Eften Püften Şeyler’, Fransız yazar Nathalie Sarraute imzalı bir ‘dil oyunu’. Sarraute’un radyo için yazdığı bu oyunun iki erkek oyuncusu arasında asıl mesele dilin, sözcüklerin, söylenenin ve söylenmeyenin ardındaki anlamlarda... İki çok eski ve yakın arkadaş, eften püften şeylerden yola çıkarak dostluklarına dair ciddi bir hesaplaşmaya girişiyor. Seyirciyle oyunları podcast formatında buluşturan kulak tiyatrosu Podacto, dilin ilişkilerimizdeki ve hayatımızdaki yerine dair bir oyuna imza atıyor. Kerem Ayan’ın yönettiği oyunda Nejat İşler, Özgür Emre Yıldırım, Ülkü Duru ve İştar Gökseven sesleriyle karakterlere hayat veriyor.

14 Kasım-1 Aralık, 20 TL

LEAR MUTFAKTA

Shakespeare trajedisi ‘Kral Lear’ bir mutfak tezgahında, mutfak malzemeleri eşliğinde sahnelense ortaya nasıl bir oyun ve yemek çıkar? Obje tiyatrosu ve hikaye anlatıcılığını daha önce ‘Macbeth Mutfakta’ adlı oyunlarında harmanlayıp, oyunu bir yemeğe dönüştüren Kadro Pa bu kez ‘ihanet soslu bir trajedi yemeği’ pişiriyor. Kral Lear ve dostları adım adım kaçınılmaz acı sona yürürken, tezgahtaki malzemeler de oyun sonunda bir yas yemeğine dönüşüyor. Kubilay Karslıoğlu’nun yönettiği oyunda Simge Günsan sahnede.

14 Kasım-1 Aralık, 20 TL

OLAĞAN-İÇİ BİR GEZİ

Seyirciler kendi evlerinde alışılmadık bir yolculuğa davetli. Katılımcılar, tıpkı bir sanat galerisini gezer gibi, kulaklıklarından kendilerine seslenecek rehberin yönlendirmesiyle evlerinin içinde, farklı duraklardan oluşan performatif bir deneyim yaşıyorlar. Pencereleri kadraj, kapı dürbününü ise kamera olarak kullanan katılımcılar, barınma ihtiyacımızı karşılayan bu tipolojinin tarihine de göz gezdiriyor. Evin içi, dışı, pencerelerimiz, kapılarımız ya da buzdolabının içindekiler ne kadar güvenli? Bizi patlamalardan, hastalıklardan, baskınlardan, doğal afetlerden, hırsızlıktan veya çekirge saldırısından koruyabilir mi evlerimiz? Barış Arman imzalı bu yapımda Funda Eryiğit başrolde.

14 Kasım-1 Aralık, 20 TL

ANDAN DAHA KISA

Mustafa Kaplan ve Filiz Sızanlı’dan oluşan çağdaş dans ikilisi Taldans bu eserde müzikteki serializm akımının dinamiklerini inceliyor. Serializmin müziğe, edebiyata, mimariye ve sanata yansıyan yaklaşımı koreografik bir yapıyı nasıl etkiler? Taldans yeni projesinde, seriler ve diziler aracılığıyla doğanın ve duyguların matematiğini araştırıyor.

14 Kasım-1 Aralık, 20 TL 

TERKEDİLMİŞ KIYILAR // NEGATİF FOTOĞRAFLAR

Galata Perform yapımı ‘Terkedilmiş Kıyılar // Negatif Fotoğraflar’ video, ses, performans ve yerleştirmeyi bir araya getiriyor. Oyuncunun beden ve sesinin, diğer tüm teatral araçlarla bir bütün oluşturduğu gösterimde bir ailenin bir araya gelemediği aile yemeğine dair bir anlatı inşa ediliyor. Oyun mekanı, bir ailenin geçmişinin izlerini sürecek şekilde yeniden düzenlenirken, seyirci bu mekandaki multimedya performansa çeşitli araçlar üzerinden dahil oluyor. Oyuna seyirciler önce çevrimiçi olarak katılıyorlar. İkinci aşamada ise oyunun gerçekleştiği mekanı ziyaret ediyorlar ancak sahnede bildiğimiz anlamda oyuncularla karşılaşmıyorlar. Ferdi Çetin’in kaleme aldığı ve Yeşim Özsoy’un yönettiği oyunda Yaman Ceri, Nazlı Bulum, Meral Çetinkaya, Banu Fotocan, Ahmet Ayaz Yılmaz rol alıyor.

Çevrimiçi gösterim: 21 Kasım-1 Aralık, sergi: 24 Kasım-14 Aralık, 20 TL

 

 

 

Tavsiye edilen

    İlginizi çekebilecek diğer içerikler

      Advertising