Müzik

Şehirdeki konserler, festivaller ve daha fazlası

Müzik

Sia hakkında bilmeniz gereken 5 şey

1-Kimin arkasında şarkı söylemiş kimin? Sia’nın altın çağının 2010’lar olduğu malum. Kendi hit’leri bir yana Christina Aguilera, Katy Perry, David Guatta, Rita Ora ve Jennifer Lopez bestelerini paylaştığı, birlikte çalıştığı isimlerden birkaçı sadece. Beyoncé’nin deyimiyle bir pop dehası kendisi. Rihanna için yazdığı ‘Diamonds’ şarkısını 14 dakikada tamamlamış örneğin. Ama hikâye bundan çok uzun zaman önce başlıyor, Sia solo albümlerine imza atmadan hatta Zero 7 grubunun solistliğini bile yapmadan önce kime geri vokalistlik yapıyordu dersiniz? Şarkıcı bir süre Jamiroquai, nam-ı diğer Jamiryo’ya vokalistlik yapıp onlarla turlamış. Tonya Brewer 2- Utangaçtır her fırsatta dillendirmez ama kendisi bir vegan.Uzun yıllar süren bir vejetaryenliğin ardından geçtiğimiz yıllarda işi bir adım daha ileri taşıyıp vegan olan Sia bir taraftan da sıkı bir hayvan hakları aktivisti. Jon Stevens, Paul Dempsey ve Missy Higgins gibi isimlerle birlikte büyük ölçekli evcil hayvan üreticiliğini sınırlandırmaya çalışan ‘Oscar Yasası’ olarak bilinen kampanyanın aktif destekçilerinden biri örneğin. Ya da PETA reklamlarında oynaması ve Survivor finalisti Tai Trang’e sergilediği örnek hayvan aktivizmi nedeniyle yüz bin dolar bağışlaması Sia’nın bu konudaki ciddiyetini gösteriyor. Yalnızca bunları fazla gözümüze sokmuyor. Mary Ellen Matthews 3-Meşhur olduğu kadar utangaç da.Sia şöhretin çok da matah bir şey olmadığını her fırsatta dillendiren ünlülerden. Hatta kimi zaman işi biraz abartıp şöhretin baş

Daha fazla
Barlar ve pub'lar

Diynamic Festival

Geçtiğimiz yıl ilk kez İstanbul’da düzenlenen Diynamic Festival ile bir buluşma daha kapıda. Elektronik müziğin Hamburg menşeli kalesi Diynamic’in adını verdiği festival ilk kez 2013 yılında Amsterdam’da düzenlendikten sonra dünyayı dolaşmaya ve kitleleri sabahın ilk ışıklarına dek dans ettirmeye ant içti. Sözünü tutmaya bu yıl da devam eden Diynamic ekibi, İstanbul’u yine dillere destan bir line-up ile ziyaret ediyor. Diynamic’in kurucularından deep house gurmesi Solomun, geçen yıl olduğu gibi yine line-up’ın en büyük ismi. Adriatique’ten H.O.S.H.’a, Karmon’dan NTFO’ya, Ost & Kjex’ten Magdalena’ya pek çok isim sizi eşe dosta anlata anlata bitiremeyeceğiniz bir parti için Kilyos’a bekliyor. Isınma turları için kapılar gündüz 12.00’de açılıyor, asıl parti için ise saat 20.00’de orada olmaya bakın. Ve sabah 09.00’a dek dans etmeye hazır olun. 

Daha fazla
Seyahat ve oteller

TAMİRANE on an island

Tamirane'nin, Santralİstanbul'dan taşındığını öğrenince bir hayli üzülmüştük. Uniq'i mesken tuttuğunda ise gönüllere su serpilmişti. Şimdi ise bu yaz 1 haftalığına Bozcaada'ya gidiyor, giderken de yanında ruhunu, rahatlığını, Ada'ya özgü lezzetlerini, kokteyllerini ve elbette birbirinden yetenekli müzisyenleri de beraberinde götürüyor. 1 hafta boyunca Tamirane’nin yaratıcı mutfak ekibinin Bozcaada’ya özgü mevsimsel ürünlerle hazırladığı Tadım Menülerini keşfetmek, Gatsby Age kokteyllerinden denemek,  yıldızların altında müzik dinlemek  ve gece sonunda da kendini Akvaryum Koyu'nun sularına bırakmak fikri kulağa muhteşem geliyor. Konser programı ise şöyle ; 3 Ağustos / Çarşamba Lara Di Lara 4 Ağustos / Perşembe Nil İpek 5 Ağustos / Cuma BİZ 6 Ağustos / Cumartesi Can Güngör 7 Ağustos / Pazar Gaye Su Akyol

Daha fazla
Müzik Bilet al

Masstival: Sia - Selah Sue - Oh Land ve diğerleri

Son olarak 2010 yılında Yann Tiersen ve The Lost Fingers’ın katılımıyla gerçekleşen Masstival, altı yıl aradan sonra  ‘Pazartesi sendromu’nu unutturacak programıyla kaldığı yerden devam ediyor. 8 Ağustos’ta KüçükÇiftlik Park’ta düzenlenecek olan festival sadece bir gün sürecek olsa da, sahne alacak isimleriyle müzikseverlerin dikkatini üzerine çekmeyi başardı bile.  ‘Chandelier’ şarkısı eşliğinde kendimizi lirik dansın sınırlarını zorlarken bulacağımız gecenin en büyük ismi, ilginç peruklarıyla yüzüne hasret kaldığımız SIA’nın ta kendisi. Bu senenin başında yayınladığı ’This Is Acting’ albümüyle gönüllerimizi yeniden fethetmeyi başaran Avustralyalı sanatçı, Masstival aracılığıyla ilk kez Türkiye’de sahne alacak. SIA’nın yanı sıra festivalin dikkat çeken diğer isimleri; electro-pop tarzını renkli sahne performanslarla harmanlamayı başaran Danimarkalı sanatçı Oh Land, Soul ve reggae müziğin güçlü vokallerinden Selah Sue, alternatif müziğin güçlü kadın temsilcilerinden Melis Danişmend ve Türkçe müziğin yeni isimlerinden Güliz Ayla.

Daha fazla
Müzik Bilet al

Damien Rice

Sekiz yıllık uzun sessizliğini 2014’te Rick Rubin’in prodüktörlüğünde kaydettiği ‘My Favourite Faded Fantasy’ albümüyle bozan Damien Rice nihayet İstanbul’da. Sadelik ve derinlik dendiğinde ilk akla gelen şarkı yazarlarından biri olan Rice’ın konserinin mutluluk gözyaşlarıyla son bulacağını kestirmek güç değil.

Daha fazla

Son eklenenler

Müzik

Konserlerin perde arkasındaki kahramanlarıyla tanışın

Konserlerin perde arkasında günlerce süren hazırlıklar, müzik aşkıyla çalışan çok sayıda insan olduğunu biliyoruz. “Kim bu insanlar?” dedik ve peşlerine düştük. 

Daha fazla
Müzik

Red Hot Chili Peppers - The Getaway

Tüm kariyeri boyunca gitaristlerinden çektiğini hiçbir şeyden çekmeyen bir grup RHCP. John Frusciante’nin 2009’da ikinci kez ayrılmasından sonra yerine geçen çırağı Josh Klinghoffer’lı ilk RHCP albümü ‘I’m with You’ kimseyi memnun etmeyen vasat bir işti. Kulaklar hâlâ Frusciante’nin nefis geri vokallerini ve eklektik gitarlarını arasa da geçmişi arkamızda bırakmak lazım. Klinghoffer’ın artık başat elemanlardan biri olduğunu görmek güç değil. Her ne kadar yeni albümün çıkış şarkısı ‘Dark Necessities’de gitarın sesini pek duyamasak da şarkının ileride RHCP’ın best of’larına gireceği söylenebilir. Flea’nin bas numaraları albümün büyük bir kısmını sırtlıyor, 40’ından sonra geri döndüğü konservatuvar ve parçası olduğu Atoms for Peace gibi alternatif projeler müzikal anlayışını etkilemiş görüldüğü kadarıyla. Funk’ın dozu bir nebze daha düşmüş, şarkıların büyük kısmı orta tempoda rock parçaları; ‘Stadium Arcadium’ ya da ‘By the Way’de olduğu insanı olduğu yerde zıplatan şarkılara çok nadir rastlıyoruz. Albüme yayılan hissiyatı anlamak için zaten arka arkaya dizilmiş ‘Goodbye Angels’, ‘Sick Love’ ve ‘Go Robot’u dinlemek yeterli. Bu üç şarkı hem RHCP’ın yeni istikametini özetliyor hem de albümün en kalburüstü şarkılarından. Klinghoffer’ın kendini gösterebildiği ‘We Turn Red’ gibi şarkılar ise insana “Hadi inşallah 70’lerine gelmeden harmoni içinde oldukları bir albüm daha yaparlar,” dedirtiyor.

Daha fazla
Müzik

Swans - The Glowing Man

Micheal Gire'nın ekibi Swans 2010’daki yeniden birleşmelerinden bu yana başladıkları büyük ve gürültülü zen ayinine ‘The Glowing Man’ ile görkemli bir kapanış yapıyor. Gira’nın açıklamalarına göre mevcut kadroyla yayınladıkları son kayıt olan albüm, önceki iki Swans albümünün izinden giderek yine kontrollü bir ilkellik, ruhanilik ve bol miktarda gürültü içeriyor. Swans’ın müziğine aşina olmayanlar için baştan söylemek lazım: Elimizde üç şarkısı 20 dakikadan daha uzun süren yaklaşık iki saatlik bir kayıt var. ‘The Glowing Man’ popüler müzikte artık görmeye aşina olmadığımız bir çaba talep ediyor dinleyiciden, yani çalma listenize atıp işinize gücünüze meze edeceğiniz kısa pop şarkılarını unutun. Açılış şarkıları ‘Cloud of Forgetting’ ve ‘Cloud of Unknowing’ birer dua olarak yazılmışlar, albüme adını veren 29 dakikalık ‘The Glowing Man’ ise uzun bir Zen koanı gibi. Kapanış şarkısı ‘Finally, Peace.’ iyimser bir hoşça kal niteliğinde. Her Swans albümünde olduğu gibi ‘The Glowing Man’ de müzikal anlamda diğer albümlere bağlanıyor. Örneğin bir önceki albüm ‘To Be Kind’da yer alan ‘Bring the Sun’dan kimi kısımları albümde duymak mümkün, fakat tematik olarak kendine özgü bir konumu da var ‘The Glowing Man’in. Şarkıları bu kez ölmeköldürmek, hâkimiyet kurmaksömürülmek gibi temalar birbirine bağlıyor. Swans yeni bir albüm daha yapmasa da hiç sorun değil, ‘The Glowing Man’ yavaş sindirilen bir yemek gibi

Daha fazla
Müzik

Kamasi Washington röportajı

Saksafon ustası Kamasi Washington ile bu ayki büyük buluşmanız için gün saydığınıza eminiz.

Daha fazla
Müzik

Radiohead - A Moon Shaped Pool

POPÜLER MÜZİK İÇİN bir devler ligi kursak Radiohead’in bu ligde zirveye oynayanlardan olacağını söylemenin bir sürprizi yok, şaşırtıcı olan şey paradigma değiştirecek kadar etkili olduğunu söyleyebileceğimiz isimlerin aksine bu işi çok uzun soluklu bir şekilde devam ettirebilmeleri. The Beatles tüm kariyerini 7 yıla sığdırdı, Pink Floyd 15. Radiohead ise ilk albümlerinden bu yana geçen 23 yıldan sonra bizi hâlâ şaşırtmayı başarabiliyor. ‘A Moon Shaped Pool’ için X+Y+Z şeklinde bir formül vermenin bir manası yok, albüm elbette ‘The Bends’ten ‘The King of Limbs’e grubun kariyerinden birçok anı andırıyor, bu da gayet olağan. Fakat albümün Radiohead ölçeğinde yenilikçi olmadığı söylenemez. Müzikal açıdan başlarsak, AMSP grubun minimalizme en çok yaklaştığı, en yalın albümü olabilir. Çoğu şarkının en gösterişli yanı Thom Yorke’un kusursuz falsettosu oluyor. Elbette bir de Jonny Greenwood’un yaylı düzenlemelerini anmak gerek. ‘Kid A’deki synth katmanları, ‘OK Computer’daki gemi azıya almış gitarlar gibi AMSP’un imzası da yaylılar. Greenwood’un Paul Thomas Anderson filmleri için ürettiği işlerde pişen neo-klasik kompozisyonlar albümün en ayırt edici ve yenilikçi yanı. Şarkılara tek tek baktığımızdaysa şimdiye dek hiç olmadığı kadar lirik ve açık sözlü bir Radiohead ile karşılaşıyoruz. ‘Present Tense’, ‘Daydreaming’ ve ‘Glass Eyes’ Thom Yorke’un lafı hiç dolandırmadan, çekinmeden derdini anlattığı duygusal şarkılar. Albümün kapanış şarkısı ise Radiohead’in daha önce hiçbir stüdyo k

Daha fazla

Ayın partileri & yeni mekanları

Barlar ve pub'lar

Bug

“Beyoğlu’nda gece hayatı,” bitti diye yakınaduralım cesaretli müzik ve gece hayatı tutkunları Beyoğlu’nun eski güzel günlerini geri getirmek için elinden geleni yapmaya kararlı. Bu tutkununun son örneklerinden biri de Küçük Parmakkapı Sokak’ta geçtiğimiz Nisan ayında açılan Bug adlı gece kulübü oldu. Kendilerini “Bug, kentin tekinsiz seslerini tür gözetmeksizin bir araya toplar,” diyerek tanımlıyorlar. Popüler gece kulüplerinde daralıyor, küçük ve samimi ama aynı zamanda iyi müziğin peşinden koşan bir yerler arıyorsanız Bug’dan eliniz boş dönmeyeceksiniz. Dubstep, tekno, drum ‘n’ bass gibi türlere olan açlığınızı bastırmak için Bug’ın kapsını çalın. Bu ay bayram tatili hariç Cuma ve Cumartesi geceleri açıklar.

Daha fazla
Barlar ve pub'lar

Kafes

Kafes eski Solar Beach’in yerine açılan High Beach bünyesinde ikamet ediyor. Plajın tadını çıkarıp sonrasında partileyebileceğiniz bir konsept.

Daha fazla