İstanbul Tiyatro Festivali’nde kaçırmamanız gereken oyunlar

‘Tiyatro bir kez yaşanır’ sloganını benimseyen İstanbul Tiyatro Festivali 22. kez seyirciyi karşılamaya hazırlanıyor.

Gülin Dede Tekin |
Advertising

Festival boyunca tiyatro tutkunları, Avrupa ve Anadolu yakasındaki toplam 21 sahne arasında mekik dokuyacak. 12 yerli, 12 de uluslararası projenin yer aldığı programda tiyatronun yanı sıra dans performanslarının da sayısı hayli fazla. Bu yıl özel bir seçki de yer alıyor programda. Uzun yıllardır iş birliği içinde olan festival ekibi ve Platform 0090, Türkiyeli sanatçıların katılımı ile Türkiye kültürünü çağrıştıran beş yapımı ‘Flaman Seçkisi’ başlığıyla seyircilere sunuyor. Ayrıca her yıl olduğu gibi paneller, atölye çalışmaları, söyleşiler, film gösterimleri, okuma tiyatroları gibi yan etkinliklere ücretsiz olarak katılabileceksiniz. Uzun lafın kısası, program yine dopdolu. Peki, bu yoğun programda hangi ekipleri, hangi oyunlarla izleyeceğiz? Gelin, beraber göz atalım.

17 Kasım-4 Aralık, programın tamamı için: tiyatro.iksv.org

Tiyatro

“Çalışmaya başladığımda ben de bir Zebercet olduğumu anladım”

1973 yılında yayımlanan, 1987 yılında ise Ömer Kavur tarafından sinemaya uyarlanan ‘Anayurt Oteli’, hem edebi hem de sinemasal olarak büyük bir hayran kitlesine sahip, kült bir eser.  Romanın başkahramanı Zebercet ise otel kadar karanlık varlığı ile birçokları için cezbedici bir karakter. Ve bu karakter şimdi de Talimhane Tiyatrosu’nun 22. İstanbul Tiyatro Festivali için hazırladığı ‘Zebercet’te ete kemiğe bürünüyor. Yeni neslin başarılı kalemi Firuze Engin’in uyarladığı, Kerem Ayan’ın (İstanbul Film Festivali Direktörü) yönettiği ve Halil Babür’ün sahnede tek başına nefis bir performansla hayat verdiği ‘Zebercet’in kafamızdaki kalıpları yıkan bir yorum olduğunu söylemek mümkün. Alışıldık, ketum ve soğuk Zebercet yerine bir nevi onu deşerek içindeki yaşayan yanı bulmaya odaklanıyorlar. Zebercet’in kendini anlattığı oyun, roman ve filmdeki olaylara sadık kalmakla beraber karaktere bambaşka bir gözle bakmanızı da sağlıyor.  ‘Anayurt Oteli’ni yeniden canlandırma ihtiyacı nereden doğdu? Firuze Engin Bu fikir aslında Kerem’den çıktı. İlk çalıştığımız dönemlerde birbirimize de çok sorduk bu soruyu. “Neden bir oyuncu Zebercet’i oynamak istesin ki? Çok karanlık bir karakter. Ve biz neden bu işi yapmak isteyelim ki, beni neden bu karanlığa sokuyorsunuz?” Romanı seviyordum ama bendeki hatırası basık, iç karartıcı bir roman olduğuydu. Ama artık öyle olduğunu düşünmüyorum. Üzerine çalıştıkça değişti fikrim. Yolda ilerlerken gerçekten çok evrensel bir karakter olduğunu gördüm. Zamansız,

Advertising