0 Beğen
Kaydet

Drew Barrymore yeni komedi dizisi ‘Santa Clarita Diet’ı anlattı

Netflix’in en taze numarası geçtiğimiz ay hayatımıza giren komedi dizisi ‘Santa Clarita Diet’ oldu. Başrolündeki Drew Barrymore'u dizi hakkında sorguya çektik

‘Santa Clarita Diet’ iğrenç diyebileceğimiz sahnelerle dolu. Mesela ilk bölümde ağız dolusu kusuyorsun.

Tam da onun peşindeydik zaten. Saatlerce kusmukların ortasında oturmak zorunda kaldım, o leş sıvı her yanıma bulaştı. Ama çok eğlendim! Her gece her tarafım kan revan içindeyken “Çok eğleniyorum!” demekten kendimi alamıyordum. Tabii ki yapay kandı üzerimdeki… Bu tür konularda sınırlarımı hep olabildiğince zorlamak istemişimdir.

Kendi halinde bir emlakçıyken çiğ et ve insan etiyle kendine ziyafet çeken bir zombiye düşünüyor karakterin. Çekimler esnasında ne yedin gerçekten?

Değişiyordu. Bir gün rehidre olmuş elma yiyordum mesela. Dizide tavuk olarak gördüğünüz et ise ıslak kekti. Gün geldi, sarıkanatton yedim. Ne yiyeceğimi asla önceden bilmiyordum.

Karakterin Sheila bir yamyama dönüşmeden önce, çevresini memnun etmeye kendini adamış biri olarak resmediliyor. Senin de kendini hiç benzer şekilde davranırken yakaladığın oldu mu?

Evet, ben de kesinlikle insanları memnun etmekten hoşlanan birisiyim! İnsanları seviyorum ve onlarla pozitif ilişkiler kurmak istiyorum. Birisi çok fazla üzerinize geliyorsa ve siz de onunla ilişkinize bir sınır çekmek istiyorsanız, başta bu durum sizin için zor olacaktır. İnsanları memnun etmeye kendini adamış birinin doğasına aykırı bir durumdur bu. Ama “Yeter artık, düş yakamdan!” diyebildiğiniz gün muhteşemdir. Hayatınızı zehir eden birine, bir anlığına durup, “Buraya kadar be kardeşim!” diyebilmek harika. 

Olur olmaz anlarda güldüğünü söylemiştin bir röportajında. Bir örnek verebilir misin?

Biri ölüm hakkında konuştuğunda elimde değil, kıkırdamaya başlıyorum. Gergin bir kıkırdama… Konuşulan konu beni öylesine rahatsız ediyor ki böyle tepki veriyorum. Sanırım bu tepkim insanların hoşuna gitmiyor. Herkesin sessizce oturduğu ve sizin de çıt çıkarmamanızın beklendiği bir ortamda da kıkırdamama engel olamıyorum. Başınıza gelebilecek en korkunç bir şey.

Hangi komedyenleri beğeniyorsun?

Amy Schumer’a doyamıyorum! İşinin erbabı, efsane bir isim! Milli hazinemiz olarak tanımlayabileceğim, arkadaşım Kristen Wiig’i de çok seviyorum. John Oliver’ın şovu da resmen saplantım haline geldi.

Netflix’in en güzel tarafı bir dizinin tüm bölümlerini aynı anda yayınlaması. Sen en son hangi dizinin tüm bölümlerini arka arkaya hiç ara vermeden izledin?

‘The Crown’ı! Bittiğinde çok üzüldüm. Ama ara vermeden izleme şansım olmamıştı; malum anneyim ve bu nedenle hiçbir diziyi aralıksız izleyemiyorum. Çocuklarımla çok fazla vakit geçiriyorum. 

Kadın arkadaşlarımla seninle röportaj yapacağımı söylediğimde çok heyecanlandılar. Kadınlardan oluşan geniş bir hayran kitlen var. Sence bunun sebebi nedir?

Çok hoşuma gidiyor bu durum. Hayattaki en büyük kahramanlarım kadınlar! Erkekleri de seviyorum elbette ama kadınların hayatımdaki rolleri çok daha büyük. İki kızım var. Birbirimize “Dünyayı kim yönetiyor?” diye soruyoruz bazen ve sonra hep birlikte “Kızlar!” diye haykırıyoruz. Olive’e hamile olduğumu öğrendiğimde, “Hadi bakalım, şimdi kendi annemle ilgili çözemediğim sorunlarımın üzerine eğilmem gerekecek,” diye düşünmüştüm. İkinci bebeğimin de kız olduğu haberini aldığımda ise tüm taşlar yerine oturdu. “Benim nu dünyadaki amacım kız çocuğu büyütmek,” dedim.

İnsanlar en çok hangi filmlerin hakkında seninle konuşmayı seviyor?

Kişiden kişiye değişiyor. Kimilerinin ilk söylediği kelime “Firestarter / Tepki,” oluyor; kimi de  “Sen ‘Blended / Karışık Aile’deki kız mısın?” diye soruyor. İnsanların yaşlarına göre ne diyeceklerini tahmin edebiliyorum bazen ama beni şaşırttıkları da oluyor. En sık bahsi geçen filmlerim ise ‘50 First Dates / 50 İlk Öpücük’, ‘Never Been Kissed /  Gerçek Öpücük’ ve ‘Charlie’s Angels / Charlie’nin Melekleri’. 

Çekimler bittikten sonra canlandırdığın karakterleri özler misin?

Bazen ‘Charlie’s Angels’daki Dylan’ı özlüyorum. Ne de olsa en havalı şeyleri yapan oydu! Kadınlara yazılmış bir aşk mektubu bence ‘Charlie’s Angels’. ‘Never Been Kissed’deki Josie’ye ise çok benziyorum. O karakterden hiç kopamadım. Sersem ve hassas bir tipim; havalı da sayılmam. Önemli olan kendinizi olduğunuz gibi kabul edebilmek ve içinizdeki o tuhaf yaratığı sevmeyi öğrenmek.

‘Santa Clarita Diet’ Netflix’te. 

Netflix dünyasından

Advertising

Yorumlar

0 comments