0 Beğen
Kaydet

Köşe bucak Topağacı

Nişantaşı’nın meşhur Atiye Sokağı’nın pabucu dama mı atıldı? Yeni moda Topağacı’nda takılmak mı? Adı meyve olarak top veren ağaçlardan mı geliyor? Bu soruların cevaplarını değil, Topağacı hakkında bilmeniz gerekenleri arıyorsanız doğru sayfadasınız…

Topağacı ve civarının nasıl bir geçmişi var?
İsmini Osmanlı padişahlarının diktirdiği beş adet nişan taşından alan Nişantaşı semtinin sınırları, nişan taşlarının iki tanesinin de üzerinde yazdığı gibi Eser-i Avatıf-ı Mecidiye Mahalle-i Cedide-i Teşvikiye’nin yani Abdülmecid’in karşılıksız iyilikseverliğinin eseri olan yeni Teşvikiye Mahallesi’nin kurulması ile hem genişler hem de belirsizleşir. 1960’lardan sonra semtin nüfusunun artmasıyla Topağacı sınırları pek de belli olmayan bir yerleşim yerine dönüşür. Son zamanlarda kendisinden bahsedilmeyen yılların acısını çıkarırmışçasına Topağacı mahallesinin adını Nişantaşı’ndan bile sık duyar olduk.

Topağacı’nda yeni açılan yerler hangileri?
Topağacı ziyaretinizde size eşlik eden bir hayvan dostunuz varsa sizi semtin en yenilerinden Black Shot Cafe’ye (Ihlamur Yolu Sokak 21) alalım. Hayvan dostu kahvecide siparişinize köpeğiniz için lezzetli bir mama ekleyebilirsiniz. Derdiniz bir şeyler yudumlamaksa kokteylleriyle Efendi, (Hacı Emin Efendi Sokak 28) İngiliz pub'ı havası almak için ise Dear Mom Pub & Beergarden (Av.Süreyya Ağaoğlu Sokak 33) tavsiyemiz. Ayaküstü bir şeyler atıştırmak için Sixty Beans’e (Ihlamur Yolu Sokak 23A) uğrayın ve üçgen şeklindeki karabuğday hamurunun üzerine somon, keçi peyniri, pesto sos, carpaccio gibi malzemelerin serpildiği galetleri deneyin.

Doymadık, başka nerede ne yenir?
Doğaya Dönüş
’te (Ahmet Fetgari Sokak 18A) kendinize sağlıklı bir ziyafet çekerek midenizi tabiatla buluşturabilirsiniz. “Fırında pişsin ama İtalyan olsun,” diyenlerin adresiyse, kararsızları daha kararsız, kararlıları da en az birkaç dakikalık kararsızlığa sürükleyecek 27 çeşit pizzasıyla, 400°C(Av. Süreyya Ağaoğlu Sokak 13A).

Alışveriş tavsiyesi var mı?
Pinterest’teki panolara bakıp bakıp iç geçirmek yerine, mobilya mı sanat eseri mi karar vermekte zorlanacağınız tasarım ürünlerinin bulunduğu Ham:m Design’a (Akkavak Sokak 10) mutlaka uğrayın. Eğer kendinizi gerçekten çok şımartmaya ihtiyacınız varsa Les Néréides’in (Ihlamur Yolu Sokak 13) sonbahar temalı mücevherlerine, Manu Atelier’nin (Şakayık Sokak 22) renk renk süet çantalarına, Tukutukum’un (Orhan Ersek Sokak 30) eğlenceli ipek eşarplarına gönlünüzü kaptırmak da serbest.

Popüler mekânlar

Gravité
Restoranlar

Gravité

Adım başı bir kahveci.” sloganıyla motive etmedi kimseyi İstanbul Belediyesi. Ya da bir para babasının fişeklemesiyle yükselmedi üçüncü dalga kahve kültürü. Saygı gösterdiği malzemeler kadar doğal yayıldı şehrin sokaklarına. Kahveci açmak moda olmuşken işin trend tarafına yoğunlaşmaktansa kahve üzerine kafa patlatan insanlarla karşılaşmak, bu akımın geleceği için rahatlatıyor bizi. Teşvikiye’de kapılarını açan Gravité de işte böyle insanların kurduğu bir yer. Amerikan Hastanesi yakınlarında, bir Nişantaşı turunda elinizi al-götür kahveleriyle doldurmaya aday yeni kahveciniz Gravité. Sert köşeli, karanlık ve sade tasarımı Burç Hatunoğlu’nun mahareti, mekânın genişliği ve ara sokak sakinliği sayesinde laptop’ınızı ya da kitabınızı kapıp gelmeniz için ideal bir nokta.   Gravité vesilesiyle lügatımızı genişletelim: Multi-roaster özelliğine sahip bir kahveci Gravité. Meali kahvelerini farklı ve iyi kavuruculardan temin ediyor olmaları. Ziyaretimiz sırasında Petra’nın kahvelerini ağırlıklı olarak kullanıp aynı zamanda kendi blend’lerini de hazırlıyorlardı. Kahve barının başında ise Time Out İstanbul %100 Lezzet 14. Yeme İçme Ödülleri’nde En İyi Barista dalında aday olan Emre Eralp var. Kendisini Bebek’teki Cup of Joy’dan hatırlıyor olabilirsiniz, orada edindiği deneyimleri artık Gravité’de konuşturuyor. “Kahve konusunda özel bir tavsiyemiz yok, zaten özel olan sizin tercihlerinize göre belirlenmeli.” diyor. Sütlü kahveleri tercih ediyorsanız üç vakte kadar bir cortado (8,50

Gallia
Restoranlar

Gallia

René Goscinny ve Albert Uderzo’nun kalemlerinden çıkma ‘Asterix’i okumuş olanlar Gallia ismine aşinadır ve kabul edelim ki bu küçük yere ister istemez sempati duyarlar. Nasıl duymasınlar ki; koskoca Roma İmparatorluğu’na kafa tutmayı başaran -sihirli iksir faktörünü de göz önünde bulundurmak lazım- ufacık bir yöre bahsettiğimiz. Şimdi bu yarı gerçek, yarı kurgu destansı hikâyeyi ‘Asterix’ serilerinden çıkarıp Nişantaşı’na kadar getiren genç bir şef ve onun yine en az kendisi kadar genç olan mekânı Gallia var. Gallia’nın ve sahibi Fuat Halaç’ın iddiası gayet net: Çevresindeki büyük ve isim yapmış restoranların hepsinden daha iyi olabilmek. Bunu başarabilmek için gerekli her şeye de sahip.     Somon tartlar Fuat Halaç kimilerinin hayallerini süsleyen; Emeril Lagasse, Graham Elliot ve Mehmet Gürs gibi isimlerin CV’lerinde adı geçen Johnson & Wales University’den mezun, o yüzden beklentinizi ne kadar yüksek tutarsanız o kadar iyi. Gallia biraz füzyon mutfağı heveslisi, amacı sürpriz tabaklarda sürpriz kültürleri ve lezzetleri birleştirerek beklenmedik tatları yakalamak ve bunları paylaşmak. Tabii bu sırada lezzetten hiçbir şartla ödün vermemek. Neden bahsettiğimizi anlamak için ağız sulandıran Gallia menüsünün hemen başlarında yer alan soğan çorbalı wonton’a (22 TL) bir bakın. Tek başına harikalar yaratan soğan çorbasını nasıl daha iyi kurgulayabiliriz diye düşünüp püre haline getirmişler ve onu kremalı peynir sosla birlikte kocaman bir mantının içine enjekte etmi

Bröd
Restoranlar

Bröd

Canan Karatay’ın açtığı savaş böyle ekmeklere karşı olamaz. Siz de bu kadar leziz ekmeklerin günah olmadığına inanmak istiyorsanız ve haberiniz yoksa müjdeyi verelim, Bröd’ün ekmekleri gibi ekşi mayalı ekmekler sanayi tipi olanlara göre çok daha az kalorili ve aynı zamanda daha doyurucu. MSA ve İngiltere’deki The Bertinet Kitchen’da eğitim almış olan Erman Girgin’in açtığı, ekmek ve sandviç üzerine yoğunlaşan bir fırın Bröd.     Taze ekmeklerini tane tane satmalarının yanı sıra tost ve sandviç şeklinde de sunuyorlar. Izgara tavuk, humus ve kırmızı soğanlı (19 TL) gibi sandviç çeşitleri ciabatta ekmeğinde geliyor. Bu ekmek gayet güzel olsa da sandviçinizi kabuğu çıtır içi yumuşak ekşi mayalı ekmek dilimleriyle rica etmeniz tavsiye. Ya da Erzincan tulumu, köz biber ve fesleğen yağlı tostları (13 TL) gibi bu ekmeklerin kullanıldığı tost çeşitlerini deneyin. Ekmek arası seçenekler ekşi mayanın doyuruculuğu sayesinde bir öğle yemeği için gayet yeterli. Yulaflı yaban mersinli kurabiye (4,50 TL), çikolatalı tart (12 TL) gibi tatlı seçeneklerinin de hamur işini iyi bilen birinin elinden çıktığı besbelli. Nişantaşı civarında yaşayanlar veya çalışanlar Bröd gibi bir fırın yakınlarında açıldığı, ekmeklerini taze taze eve götürebildikleri için çok şanslı. Bir adet ekmeğe 9 TL vermeyi abes bulabilirsiniz, ama nefis ve sağlıklı ekmekler tüketim alışkanlıklarınızı değiştirebilir (dört kişilik bir evde bir öğünü domates, peynir ve yarım Bröd ekmeğiyle çok mutlu bir şekilde a

Kullanıcılar diyor ki
  • 5 5 yıldız üzerinden
Pizzeria 14
Restoranlar

Pizzeria 14

Mekânın ortağı Erdem Bey Nişantaşı’nda oturuyor ve uzun zamandır yakınlarda hem lezzetli hem de ucuza pizza yiyebileceği bir yer olmadığından yakınıyormuş. Burayı açmak fikri böyle çıkmış. ‘Nohut oda bakla sofa’ diyebileceğimiz mekân 12 kişilik kapasiteye sahip. Duvarlarda Roma ve Venedik fotoğrafları asılı. Bir yandan İtalyan lezzetini tadarken bir yandan o fotoğraflara dalıp gidiyorsunuz. Pizzaların en önemli özelliği ince hamurlu olmaları ve hepsinin standart boy oluşu. Odun fırınından çıkan pizzalardan bir tane yiyenin canı ikincisini de çekiyor. Yakınlarda okul olduğu için içki menüsü çıkarmamışlar. Menüde zaman zaman değişiklik yapılıyormuş, örneğin en son müşteriler acılı pizza istedikleri için hemen acılı pizza eklenmiş listeye. Peynirsiz pizzaları ‘Pizza Marinara’ menünün en dikkat çeken, hem de en çok sipariş edilen pizzalarından. Sadece domates sosu, fesleğen ve kekikten oluşuyor. Deniz ürünlerini tercih edenler için ‘Deniz mahsüllü’ pizzasında yengeç, somon füme, ton balığı, kapari ve kırmızı soğan var. Somon füme, kapari ve rokalı ‘somon füme pizza’ da şimdiden beğenilenler arasına girmiş. ‘etobur pizza’, ‘pastırmalı pizza’ ve ‘prosciutto’lu pizza’, tercihini etten yana kullananlar için ideal. Şimdilik 17 çeşitten oluşan pizza menülerinden birini seçtikten sonra, mutlaka çikolatalı sufle sipariş edin. Özellikle19.00’dan sonra kalabalıklaşan Pizzeria 14’ün evlere servisi de mevcut.

Kozmonot
Restoranlar

Kozmonot

Havaların soğumasıyla Nişantaşı ahalisi Topağacı’na doğru göç etmeye başladı, bu hareketi tetikleyen mekânlar arasında aslan payı kuşkusuz Kozmonot’un. Soğuk savaş yıllarındaki Sovyet uzay araştırmalarından esinlenilerek tasarlanmış bir gastro-pub Kozmonot.   Esin derken bir-iki ufak dokunuş beklemeyin, baştan aşağı bir Sovyet uzay üssü. Girişte hemen karşınıza çıkan Yuri Gagarin’le Neil Armstrong’un öpüştüğü (hem de ağızdan!) mural çalışması, astronot kaskları, uzaya çıkmak için bir görev ediniyormuşsunuz gibi elinize tutuşturulan dosya şeklindeki menü; bunların hepsi gezip eğlenebileceğiniz ufak bir müzeye dönüştürmüş Kozmonot’u. Tasarımının mekânın kalbinde yatması şaşırtıcı değil, tasarım şirketi Design Parallax’ın ortakları Zümre Humbaracıbaşı ve Göksu Şener, Kozmonot’un sahipleri. Büyükada’daki Akasya’da şeflik yapmış olan Mert Karuk’un başında durduğu mutfaktan gravyer peynirli dana sosis veya domuz sosis (23 TL), 200 gr’lık burger köftesi ve barbekü sosla yapılan Kozmonot Cheeseburger (30 TL) gibi tabaklar çıkıyor. Paylaşımlık tabaklar da mevcut ama ortaya atıştıracak bir şeyler söylemek isterseniz tavsiyemiz beyaz trüflü, parmesanlı ve frenk soğanlı patates kızartması (13 TL) olur. Parentez’den tanıyabileceğiniz Orkun Taşçı yönetimindeki barında Sputnik, Buzz Aldrin gibi yine fezaya göndermeler yapan isimlere sahip kokteyller yapılıyor.   Uzay teması mekânın tuvaletinde bile devam ediyor, işinizi görürken etrafınızdaki ekranlardan uydu görüntülerini i

400°C Pizza
Restoranlar

400°C Pizza

400°C Pizza, adını pizza fırınının ulaşabileceği maksimum sıcaklıktan alıyor. Toğacacı’nın yeni yeni hareketlendiği dönemde kurulan 400°C Pizza, bugün mahallenin en sevilen mekanlarından. Mekan ufak olsa da İskandinav tarzı sade bir tasarım iç açıyor. 400°C Pizza’da 30’a yakın pizza çeşidi var. Pizza hamuru alabildiğine ince ve çıtır çıtır. Malzemeler taze, soslar ev yapımı. Malzeme sayısını kısıtlı tutarak, hamurun ve peynirin tadını çıkarabileceğiniz rafine pizzalar hazırlıyorlar. Adını mekandan alan Pizza 400°C, pizzasını bol etli sevenler için. Bonfile dilimleriyle hazırlanıyor. Sebzeciler, ızgara sebzeli Pizza Verdure’yi deneyebilirler. Domuz bacon ve taze soğanla hazırlanan Pizza Crispy, mekanın gözde pizzalarından. Tatlı faslında bitter çikolata, badem likörü, romla hazırlanan Chocolate Shot ve tiramisu var.

Topağacı yakınındaki tüm restoranlar ve kafeler için tıklayın

Yorumlar

0 comments