0 Beğen
Kaydet

Seviyorsam Sebebi Var / Damon Albarn

Çoğu liseli gibi ben de “vu hu” sözlerinden başkasını çözemediğim ‘Song 2’ parçasının ağına takılarak Damon Albarn’ın kaptanlık ettiği Blur’ü keşfettim.

Çoğu liseli gibi ben de “vu hu” sözlerinden başkasını çözemediğim ‘Song 2’ parçasının ağına takılarak Damon Albarn’ın kaptanlık ettiği Blur’ü keşfettim. Grubun ‘Parklife’ albümünün İngiliz müzik tarihinin mihenk taşlarından olduğuna itiraz edenin alnını karışlarım. 20. yaşını deviren Britpop furyasının en iyi özetidir ‘Parklife’. Grunge müzik bir nesli depresyona davet ederken antitezi olan Britpop’ın ikonlarından Albarn, festivallerde tepinmek isteyen gençliğin sesiydi kanımca.

Buram buram ergenlik kokan akımın bir ikonu yaşlandıkça sıradanlaşır, çekiciliğini kaybeder. Neyse ki Albarn asi imajına rağmen her zaman çalışkan bir müzik öğrencisi oldu. 2014’te The Guardian’a verdiği röportajda turnede olmadığı sürece her gün sabah 9 akşam 5 çalıştığını söylüyordu. Çalışmalarının meyvesi ortada: Gorillaz, Rocket Juice & The Moon ve The Good, the Bad and the Queen grupları, Africa Express projesi ve 2014’te çıkardığı solo albümü ‘Everyday Robots’. Zevklerim değiştikçe Albarn’ın el attığı işler de benimle beraber olgunlaşıyor. Gorillaz dinleyerek hip-hop’ın güzelliklerini keşfettim, Tony Allen ile iş birlikleri sayesinde Afrika’dan ithal perküsyonun büyüleyiciliğine kapıldım. Bugünlerde ne dinlemek istediğime karar veremediğimde kendimi sık sık onun adını aratırken buluyorum, ne de olsa onun da parmağı olan albümlerden birine takılıp kalmamam imkânsız.

İngiltere’yle özdeşleşen bir isim olarak başka kültürlerin ritimlerine kulaklarını tıkamayan Albarn’ı bu açıdan da takdir ediyorum. Çabaları karşılıksız da kalmıyor, Afrika Express projesiyle Mali müziğine yaptığı katkılar sayesinde kendisine Mali’de ‘fahri kral’ unvanı bile takdim edildi. Suriye Ulusal Arap Müziği Orkestrası’yla beraber İstanbul Caz Festivali’nde gerçekleştireceği performans da Africa Express projesinin bir parçası. Gorillaz’ın ‘White Flag’ parçasının açılışındaki göbek attıran ritimler de bu orkestranın eseriydi. Yani karşımızda Albarn’la aynı sahneyi paylaşmaya alışık bir topluluk var. Albarn orkestrayı korosu, yaylıları ve akıl alıcı perküsyonlarıyla neşe yayan bir topluluk olarak tanımlıyor. Bu neşe Albarn’a da yansıyor, sahneyi onlarla paylaşırken ağzı hep kulaklarında. Müziğe duyduğu aşk yüzünden okunan, zamansız, kültürlerarası bir sanatçı Damon Albarn; onu kanlı canlı sahnede görme fırsatını hayatta kaçırmam.

Seviyorsam sebebi var

Patti Smith

Çıplak ayak dans eden birinden bahsediyor kadın. Sesinde cinsiyetle sınırlandırılamayacak tınılar var. Sözleri şiir. Rock’n roll olanın özgür, sahipsiz ve benzersiz olduğunu ispat edercesine tepiniyor sahnede. Omuzlarına yapışan saçlarının uçlarından kelimeler ve sesler damlıyor. Gerçeküstü bir filmde olmak ve ekranın arkasına geçip onunla tanışmak istiyorum ancak Edremit’te televizyon karşısında oturmaya devam ediyorum.

Daha fazla

PJ Harvey

12 yıl önce üniversite için İngiltere’ye doğru yola çıktığımda bu kasvetli ülkeyle ilgili çok büyük beklentilerim yoktu. 

Daha fazla

Damon Albarn

Çoğu liseli gibi ben de “vu hu” sözlerinden başkasını çözemediğim ‘Song 2’ parçasının ağına takılarak Damon Albarn’ın kaptanlık ettiği Blur’ü keşfettim.

Daha fazla
Advertising

Sigur Rós

“Bir araya gelip çalmaya başladığımızda pek konuşmayız, bir şeyler doğru gelene, bir atmosfer yakalayana kadar çalarız; sonra ortaya çıkan şeye şekil veririz ta ki bütünlüklü bir şeye ulaştığımızı hissedene kadar,” 

Daha fazla

Die Antwoord

Bir sıtma hastası kadar zayıf bir adam düşünelim; birkaç dişi eksik, bir ikisi altın kaplama, beyaz atletli, gömleğinin düğmelerini iliklemiyor, hatta çoğu zaman gömlek bile giymiyor. 

Daha fazla

Yorumlar

0 comments