0 Beğen
Kaydet

Köşe bucak Batı Ataşehir

İstikamet Ataşehir’in batısında yer alan elit kuzeni.

Ülker Sports Arena

Nedir bu semtin özelliği?
Batı Ataşehir izole bir yer. Ataşehir’den Batı Ataşehir’e giden minibüs ve otobüs sayısı yakın zamana dek oldukça azdı. Toplu taşıma imkânlarının artmasıyla Batı Ataşehir muhtemelen daha fazla İstanbulluyu ağırlamaya başlayacak.

Trafiği nasıl?
Tam teşekküllü bir spor arenası ve konser salonu olan Ülker Sports Arena sayesinde etkinlik günlerinde trafik kilitleniyor. İş çıkışı ve işe gidiş saatlerinde de Batı Ataşehir’e yolunuzu düşürmeden önce bir kez daha düşünmenizde fayda var. İyi haber: 2019’dan sonra Batı Ataşehir’e metro ve havaray hatlarının gelmesi planlanıyor.

Batı Ataşehir’i özetleyen kelimeler hangileri?
Konut projeleri, siteler, AVM’ler desek yeridir. Siteler konusunda da nedense yaşam alanlarından çok uzay üslerine benzeyen Starland, Suncity, Moontown, Andromeda, Stargate gibi isimler tercih ediliyor. Ama belediyenin de hakkını yemeyelim, Bülent Ecevit Parkı gibi bakımlı yeşil alanlar da bulunuyor.

Batı Ataşehir’e neden gidelim?
Eşi benzeri İstanbul’da bulunmayan bazı yerler barındırıyor Batı Ataşehir. Deniz Private Cinecity Trio’nun açık hava sinemasında havuz başında film izleyebilir ya da Sunay Akın’ın kurduğu Düştepe Oyun Müzesi’nde çocukları farklı kültürlerin oyun ve oyuncaklarıyla tanıştırabilirsiniz. Yeme-içme konusunda ise Özgür Şef’in formülleriyle hazırlanan lime lime leziz etlerin servis edildiği Baldır; geniş şarküteri ve yemek alanlarıyla kaliteli etmabedi Grill Polonez öne çıkanlardan.

Restoranlar ve kafeler

Özgür Şef Steak House
Restoranlar

Özgür Şef Steak House

Araçsız ulaşım için otobüs seçenekleri var ancak Ataşehir’de yaşamıyorsanız yolunuzun üzerine düşmesi biraz zor bir konumda, o yüzden canınız bu yumuşacık ve leziz etlerden çektiğinde sabırsızlanacağınızı düşündüğümüzden tarifi iyi almanızı tavsiye ediyoruz. Otopark sıkıntısı da yok. Ayrıca yakın civarda oturanlar için önemli bilgi, paket servisleri var. Sandalyelerdeki yapay postlar ve duvardaki kemik-boynuz maskları ilk dikkatimizi çeken objeler. En haşmetlisi de barın üzerindeki gerçek su mandası boynuzu. Dükkanın ortasındaki uzun masada 30’a yakın workshop öğrencisi Özgür Şef’in deneyimlerini dinlemek ve birazdan birlikte pişirecekleri etlerin tadına bakmak için sabırsızlıkla bekliyor. Yoğun istek üzerine başlayan bu workshoplara katılmak için önceden yerinizi ayırtmanız ve detaylı bilgi almak için telefonla ya da dükkâna gelerek bilgi almanız gerekiyor. Bu arada öğreniyoruz ki Hindistan’dan özel olarak getirilen tuz bloklarında pişirme tekniği uyguluyorlar menüden seçtiğiniz etlere, yumuşacık ve lezzetli olmaları için, Özgür Şef zaten ‘lokum’ diyor onlara. Ayrıca sous vide tekniği ile fırında 24 saat boyunca pişirme de yapılıyor, bir gün önceden haber verirseniz. Bu teknik de yine etin suyunun içinde barındırmasını, kurumamasını ve yumuşak kalmasını sağlıyor. Menüdeki mini hamburgerler bağımlılık yaratabilecek kadar güzel, köfteler hiçbir baharat baskın olmayacak şekilde dengelenerek hazırlanmış, sosis ve sucuklar tamamen kendi üretimleri ve tüm etler Balıkesir’den alını

Beluga
Restoranlar

Beluga

Ataşehir son yıllarda artan konutlarla beraber yeme-içme ihtiyacına yetersiz kalan mekânlara gün geçtikçe bir yenisi ekleniyor. Adını siyah havyarın en değerli cinsinden alan Beluga Fish Gourmet, aileden balıkçı olan iş adamı Mişel İpekoğlu ve iki kızı tarafından işletiliyor. Her gün 40 çeşit taze balık ve mezenin çıkarıldığı mekân, balığın sadece deniz kenarında yenilmeyeceği fikrinin temsilcilerinden. Beluga Fish Gourmet’nin mutfağının anahtarı Hamdi Ay’ın ellerinde. Balıklarını pişirirken ızgara, tandır ve kiremit kullanan şef, balıkların boyutları konusunda oldukça hassas olduklarını ve ‘Slow Food’un sosyal sorumluluk kampanyalarını da desteklediklerini belirtiyor. Beluga’da balıklarınızı deniz canlılarının yer aldığı balık mostrasından kendiniz seçebiliyorsunuz. Tabii onları yüzerken görüpte sonra tabağınıza geldiklerinde içiniz biraz kötü de olabilir. Bir balıkçı olarak yemeklerin yanında sadece rakı değil fazlaca seçenekle şarapta yer alıyor. Balık sevmeyenleri de aç bırakmıyorlar. Dilerseniz et ve tavuk ürünleri ile balıkçı dostlarınıza eşlik edebiliyorsunuz.  Her öğlen saat 12.00’de misafirlerini ağırlamaya başlayan mekân, son misafirlerini uğurlayana dek açık kalıyor.

Grill Polonez Restoran ve Kasap
Restoranlar

Grill Polonez Restoran ve Kasap

Polonez’i bilirsiniz; marketlerdeki şarküteri ürünleriyle, İstinye’deki şarküterisiyle ya da en azından Bağdat Caddesi ve Ataşehir Palladium’daki Brasserie Polonez şubeleriyle karşılaşmışsınızdır. Et sevenler için temiz, güvenli bir seçim oldu şimdiye kadar bu markalarıyla. Brasserie şubelerinin artık büyük bir kardeşi de var, adı Grill Polonez. Batı Ataşehir’deki Palladium Tower’ın girişinde, 1300 metrekarelik dev bir alana açıldı kendisi. 350 kişilik restoran kapasitesi, yemek alanlarının yanında yeşil ve geniş bir bahçesi, girişinde de bir kasap bölümü olan bir et merkezi.   Bildiğiniz Polonez ürünlerinden çok daha fazlası var menüsünde, yanında Grill işareti gördüğünüz her yemek buradan başka bir yerde bulamayacağınız özel bir lezzet demek. Grill’e özel sucuk bunlardan biri, içinde hellim parçaları bulunan kalın ve baharatı yoğun bir et rulosu. Dilerseniz tane tane (6,50 TL) sipariş edip tadına bakabilirsiniz veya patates tava eşliğinde tabakta söyleyebilirsiniz (29,50 TL). Sayfaları bitmek bilmeyen menünün başka bir albenilisi de dört saatlik hazırlık süreci gerektiği için önceden sipariş vermeniz gereken dana kaburga (1-4 kişilik, kişi başı 35 TL). Canınız soğanlı ve soslu bir et çekerse şaşlığı bir düşünün deriz (39 TL); kırmızı soğan, krema ve soya sosu ile marine edilmiş, lokum gibi yumuşacık. Yiyeceğiniz etler pişmeden önce reyonlara bir göz atarsanız etlerin yağlılık oranına ne kadar önem verdiklerini fark edersiniz. Bütün yağı bir kenara toplanmış et

Fauna
Restoranlar

Fauna

Moda’daki yerinin kapanmasının ve kısa bir Bozcaada çıkarmasının ardından geniş tavanlı, ferah bir dükkâna kurulmuş Fauna. Yeri var gibi gözükse de İbrahim Tuna servis edebileceğinden fazla kişiye masa ayırmayı gereksiz bulmuş. Mekânın çoğunu açık bir mutfak kaplıyor, siz de yemeğinizi beklerken Tuna’nın hazırlama sürecini izleyebiliyorsunuz.   Elinizde tuttuğunuz derginin de kanıtladığı üzere inanılmaz bir hız var yeme içme sektöründe. Fauna bu trafiğe karışmadan devam ediyor yoluna. Karmaşaya karşı durduğundan değil, “Çok değişik şeyler yapmıyoruz.” diyor İbrahim Tuna. “Biraz eski kafalı bir yer burası, modern değil. Aynı sayılabilecek tabakları yapıyoruz.” diyor. Aslına bakarsanız haklı, elindeki malzemelere göre biraz değişiklik gösterse de gösterişsiz ve aynı çizgide ilerleyen bir menüsü var. Üzerine zeytin, fesleğen, sarımsak, parmesan yağdırılmış kiraz domatesli makarnası veya tulum peynirli cevizli ravioli gibi tabakları menünün kilit noktaları. Anne tarifi maylobi isimli beyaz çikolata ve vanilya taneli muhallebisini es geçmemek lazım, her yemeğin sonunda siparişi hak eden hafif bir tat.     ‘Bahar gelsin bakla, enginar çıksın’dan fazla bir beklentileri yok mutfakları adına. Ama hazırlanan her tabak Tuna’nın zevkleri ve kıstaslarından elenerek menüye düşmüş. Toz parmesan yerine taze olması ve bulamaca dönmemesi için son dakikada parmesan rendeliyor makarnalarına. Undan çok daha iyi sonuç aldığını düşündüğü için sadece irmik ile hazırlıyor makarna h

Ataşehir yakınındaki tüm restoranlar ve kafeler için tıklayın

Yorumlar

0 comments