Köşe bucak Fener balat

Köklü tarihini sokaklarını arşınlarken iliklerinize kadar hissedeceğiniz, birbirinden ayrı düşünülemeyen iki komşu mahalledeyiz.

Neredeyiz biz?
Haliç’in kıyısında, Eminönü’nden Fatih’e doğru giderken camdan içerisini gördüğümüzde birazcık tadilat yapılsa ne de güzel olur dediğimiz sıra sıra cumbalı evlerin bulunduğu, 1988’de UNESCO kültür mirası listesine girmiş Fener ve Balat’tayız.

Birisi #nofilter mı dedi?
Buram buram nostalji kokan sokaklarda salınırken iki adımda bir durup gördüklerinizi fotoğraflamak isteyeceksiniz. Wes Anderson filmlerine yakışır renklerdeki cumbalı evleri Instagram’da bol like garantili, #nofilter hashtag’li paylaşımlarınızın yıldızı olacak.

Şu tepedeki kırmızı bina Fener Rum Patrikhanesi değil mi?
Hayır değil. Mimari olarak İstanbul’un Hogwarts’ı olmaya aday olan bina, Hogwarts gibi bir okul. Kırmızı kiremitleri yüzünden ‘Kırmızı Okul’ olarak da adlandırılıyor. İstanbul’da sayıları günden güne azalan beş Rum okulundan biri olan Fener Rum Lisesi burası.

Fener Rum Patrikhanesi’nin ana giriş kapısı neden ve ne zamandan beri kapalı?
Patrikhane’nin tam ortada bulunan ana giriş kapısı, önünde Mora İsyanı’na karışmakla suçlanan Patrik Gregorius’un idam edildiği 1821 yılından bu yana kapalı ve siyaha boyanmış.

Tarih yerine biraz da sanatın peşine düşsek...
Civardaki tarihi birçok yapının aksine restore edilmiş olan, deniz kenarında iki binadan oluşan Camhane’nin dikkatinizi çekmemesi neredeyse imkânsız. İsminden de anlaşılabileceği üzere cam sanatçılarının işlerine ve sergilerine ev sahipliği yapıyor. Sinema, tiyatro, fotoğraf gibi sanat dallarına meraklılarının kalbini çoktan fethetmiş sanat kolektifi Karanlık İşler Atölyesi’nin (Hızır Çavuş Mescidi Sokak 40) Haziran ayındaki Atölye Tanıtım Günleri de Balat geziniz için bahane olabilir.

İtalya’da mıyız?
Fotoğraflar çekerek sokakları arşınlarken mideniz size ufak uyarılar vermeye başladıysa, Balat’ın yeni sakinlerinden, İtalya’daki trattoria’ları aratmayan bir iç mekân tasarımına sahip Forno’nun (Fener Kireçhane Sokak 13) pizza ve pideleri tam size göre.

Restoranlar ve kafeler

Agora Meyhanesi 1890
Restoranlar

Agora Meyhanesi 1890

Müzeyyen Senar ve Zeki Müren gibi billur seslerden duyduğumuz muhayyer kürdi makamındaki muazzam bir şarkı vesilesiyle duydu çoğumuz Agora Meyhanesi’nin ismini. İsmet Nedim Saatçi’nin, eşinin şiir defterinden kendisi için bestelemesini istediği şiirle hayat bulmuş bu eser. İç titreten sözlerin şairiyse İzmirli Onur Şenli. Şiir, Balat’ın meşhur Agora Meyhanesi namına yazılmış gibi gelse de rivayete göre Şenli bu dizeleri aşkının acısından uzaklaşmak için gidip kendini alkole verdiği İzmir’in Agora meyhaneleri semtinde yazmış. Öyle ya da böyle; Balat’ın Agora Meyhane’siyle özdeşleşmiş bir kez bu sözler. İşte şimdi bu efsane ismin kapısını aralama şansına biz de sahibiz.     Agora Meyhanesi’nin yeni hali, mekânın 100 yılı aşkın geçmişine sadık kalınarak ama bir yandan da dev nostalji rüzgarlarına kapılmadan tasarlanmış. Geceleri masadaki mumların aydınlattığı mekânda “Acaba ne yesek?” diye soracak olursanız 12 mezeden oluşan tadımlık ‘çatal sofrası’ iyi bir başlangıç. En ilgi çekici mezelerse yoğun baharatıyla damağınızı on ikiden vuran dana yanak söğüş, tuzu kıvamında olan balık pastırması ve  skordalia. Lahana turşusu, ceviz, kişniş ve sarımsaktan oluşan Akulçapa, yine meze tutkunlarının tatması gerekenlerden. Sıcaklardan içi fıstık, sebze ve kıymayla doldurulan mumbar,  fasulye turşusu kavurmasıyla servis edilen soğanlı ve  kişnişli ‘danalı kuzulu’ gibi örnekler var. Agora mutfağının en önemli  özelliğinden biri de  baharatlar. En sıradan yemeği bile baharat

Coffee Department
Restoranlar

Coffee Department

Bahar aylarından beri Balat’ın kahve kokusuyla dolmasının sorumlusu Coffee Department’ın ta kendisi. Tek menşeli kahveleri tercih eden Coffee Department abonelik paketleriyle âşık olduğunuz kahve çekirdeklerini evinize kadar da getiriyor. 

Gozo
Restoranlar

Gozo

Gozo Tapas Restaurant & Bar, adı üstünde tapas üzerine uzmanlaşmış bir mekân. Bu ufak tefek mezelere karşı koymak zor. Gozo, çemberi İspanyol gelenekleriyle daraltmayıp menüsüne hem ülkemizden hem de diğer mutfaklardan mezeler de ekliyor. Bu harmana da ‘contemporary’ yani ‘güncel tapas’ diyorlar. Mezenin mezesi, Gozo’nun kulak pası düşmanı müzik seçimleri. Caz ve bossa nova ile ısınan ortam aynı tarzların elektronika ile buluşan türevleriyle şaha kalkıyor. Gozo, öğle ve akşam yemeği ve sonrasında da bar olarak hizmet veriyor. Şişhane sakinlerine bir not; mekânın üst katındaki 20 kişilik büyük bir masada özel organizasyonlar yapabilirsiniz.

Fener balat yakınındaki tüm restoranlar ve kafeler için tıklayın

Önerilen konular

Balat’a taşınmaya var mısınız?
Emlak

Balat’a taşınmaya var mısınız?

İstanbullunun arayışı, yeniliğe açlığı bitmez. Bu açlığın bir sonucu olarak son dönemin yükselişteki semtlerinden biri Balat oldu. Sadece Balat’ta açılan yeni mekânların sayısındaki artış değil, gayrimenkul şirketlerinin yaptığı araştırmalar da Balat’a rağbetin son dönemde arttığını kanıtlıyor. Balat’ı avantajlı kılan noktalardan biri de hengâmeden uzak ve yeşil bir yaşamı mümkün kılması. Bir İstanbullu daha ne ister? Balat’ın rengârenk sokaklarında keşfedeceğiniz çok şey var diyor ve sözü semti yakından tanıyan üç isme bırakıyoruz. 

Yona Grunberg röportajı
Emlak

Yona Grunberg röportajı

Balat son yılların yükselişteki semtlerinden biri. Siz bu popülariteyi neye bağlıyorsunuz?Tabii ki yalnız kendi adıma konuşabilirim ama sanırım diğer insanlar da ayni hislere sahipler çünkü dükkânıma gelenler de hep ayni özlemleri dile getiriyorlar. Balata gelmeden önce ben büyüdüğüm İstanbul’u çok özler bir şekilde koşuşturup duruyordum. Şehrin uğultusu ve karmaşası bana da sürekli acele etmeliyim hissini veriyordu. Her gün biraz daha dünya üzerinde herhangi bir büyük şehirde olabilirim hissine kapılmaya başladım. Komşusu pencereden sarkan, sokaklarında oynadığımız bildiğim tanıdığım İstanbul’u özlüyordum. Ve daha önce gelmememe rağmen bir arkadaşımın sayesinde Balat’ta buldum kendimi. Daha ilk andan yıllardır özlediğim mahalle ruhunu hissettim, neredeyse toprağı öpecektim! Buradaki sessizlik, yandaki esnafta dükkânımın anahtarının olması, acele etmeden tadını çıkartarak yasamak ve daha bir suru sıcaklık bana Balat’ın hediyesi oldu. Neredeyse geçmişimdeki sade dingin İstanbul’dayım gibi ama karşıda, iki adım ötemde, yeni İstanbul’un çağa uygun desteği var! Balat’ta mekân açmaya nasıl karar verdiniz? Balat’ın yükselişe geçişi bu kararınızda etkili oldu mu?İki yıl önce burayı görür görmez hayalimdeki dükkânı burada açmaya karar verdim. Balat’ın yükselişinin farkında değildim. Zaten o da sonradan oldu galiba. Tek nedenim İstanbul’daki hayatimin büyük bir parçasını burada geçmek istediğime karar vermemdir. Daha dükkânı açmadan bakkal amcayla çay içmeye başladım ben. Balat sizc

Ahmet Kayhan röportajı
Emlak

Ahmet Kayhan röportajı

Balat’ın son dönemdeki yükselişi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu popülerleşmenin sebebi sizce nedir?Lokasyon, lokasyon, lokasyon! Balat, hem tarihi hem de lokasyonu itibariyle İstanbul’un en özel bölgelerinden biri. Geçmişte de mimari tarzı ve altyapısıyla farklı bir üsluba sahip olmuş, ancak Cumhuriyet ve sonrasında popülerliğini bir nebze kaybetmiş. Son dönemde gösterilen ilgiyle beraber itibarının artmasının yanı sıra lokasyonu, fiyatların görece düşüklüğü, mimari doku, sokaklarında yürüdüğünüzde eski şehrin kokusunu hissetmeniz Balat’ı popüler kılmaya devam ediyor. Balat son dönemde emlak sektörü içinde nasıl bir konumda?Özellikle eski binaları satın alarak, restore ederek, koruma ve ileriye dönük daha romantik yatırım tercihi olan insanlar için çok avantajlı bir bölgeye dönüştü. Tüm bu gelişmelerle birlikte Balat’ın ekonomik değer yarattığını da rahatlıkla söyleyebiliriz. Balat’ın emlak konusunda geleceğini nasıl görüyorsunuz?İstanbul’u gayrimenkul özelinde nasıl görüyorsak Balat’ı da aynı şekilde yükselen bir grafikte, son derece pozitif olarak görüyoruz. Nüfusu genç ve emlak sahipliği düşük olan bir ülkede bu kadar şehir merkezinde ve sorumlu kentselleşmenin güzel bir örneği olabilecek bir bölgeyi ihmal etmek çok mümkün değil. Balat, aynı zamanda kira getirisi anlamında da çok iyi dönüşler sağlıyor. Balat’a daha çok hangi gelir grubundan, hangi mesleklerden insanlar rağbet ediyor?Zingat Bölge Raporumuzda Balat ile ilgili bilgilere baktığımızda Balat’a dair demografik

Çiğdem Şahin röportajı
Emlak

Çiğdem Şahin röportajı

Balat’ın yerlisi misiniz? Kaç senedir Balat’ta yaşıyorsunuz?Balat’ın yerlisi derken, eğer burada doğup büyümemi kast ediyorsanız, hayır yerlisi değilim. 2009 yılından beri, yedi yıldır Fener-Balat’ta yaşıyorum. İstanbul Üniversitesi, İktisat Fakültesi’nde öğretim üyesiyim. Okulumun buraya çok yakın olması, denizi, tarihi-mimari dokusu, mahalle kültürünün hâlâ yaşıyor olması, tüm bunlar beni Fener-Balat’a çeken özellikler. Bununla birlikte burayı bir Balatlı kadar neden benimsediğimi sorarsanız, bunun sebebi burada doğup büyümem olmasa da, buranın halkıyla ve asli unsurları ile kurduğum yakın ilişki ve güçlü bağlardır. Fener-Balat hayatımda gerçekten özel bir yer tutuyor.  Bunda belediyenin ve sermayenin yıkım niyetlerine karşı burayı korumak için halkla verdiğimiz omuz omuza mücadelenin etkisi çok büyük. Balat son dönemde rağbet gören bir semt haline geldi. Kafeler, galeriler, mağazalar açılıyor, İstanbullular hafta sonlarını Balat’ta geçiriyor. Bu konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?Bütün bu süreci yaşadığımız sistem ve günümüz ekonomi modelinin doğal bir sonucu olarak karşılıyorum. Bu süreç sadece Fener-Balat’a özgü değil, İstanbul’un, Türkiye’nin, hatta dünyanın birçok kentinde eş zamanlı gerçekleşen bir olgu. Önemli olan diğer gerçekleşen süreçlerden farklı olarak burada neler olduğu. Bu sürecin Türkiye’de nasıl, diğer ülkelerde nasıl yaşandığı. Buraya özgü olan durum da, karşı karşıya olduğumuz günümüz neo-liberalizminin kentlere yönelik uyguladığı ‘soylulaştırma’ ve ‘yeri